Kendimizi Sevmezsek Ne Olur?

20 Aralık, 2016
 

Kendinizi sevmeniz gerektiğini kaç kez duydunuz? Gerçek şu ki, kendinizi severseniz başkalarını da sevebilirsiniz. En azından böyle derler. Siz ne düşünüyorsunuz?

Kendinizi sevmek bu kadar muhteşemse, niçin hep tersini yapmayı seçiyorsunuz? Kim kendini sevmemeyi seçer ki? Bu yazıda bu iki sorunun cevabını vereceğiz.

Kendimi sevmemeyi seçtim

Belki de hiç başınıza gelmedi, fakat çoğu zaman olumsuz bir durum ya da an yaşadığımızda, yapmamız gerekenin tersi yönde hareket etme eğilimi gösteririz. Niçin bunu yaparız? Acı vermekten ve çekmekten keyif mi alırız?

Basitçe söylemek gerekirse, bu bizi inciten şeyle yüzleşmenin mazoşistçe bir şeklidir ve onu kontrol altına alma çabamızdır.

Kalpteki iğneler

“Kendini sevmek, ömür boyu sürecek bir romantizmin başlangıcıdır.”

Oscar Wilde

Kendinizi sevmemeyi seçmenizin sebebi belki de başkalarının sizin için düşünmesinin daha kolay olmasıdır. Kendinizin değil, başkalarının önemli olduğunu düşünürsünüz. Bunun sebebi nedir biliyor musunuz?

1. Mazeretler

Sevilmemek için bin bir sebebiniz var: Bunu hak etmiyorsunuz, önemli değilsiniz, daima problemsiniz, vs. Bu ve diğer mazeretler sizi kendinizi sevmekten alıkoyar ve başkalarının da sizi sevmesine engel olur. Bu sizi yavaş yavaş derin bir mutsuzluk içine batırır.

 

2. Risk almamak

İlk bakışta risk almamanın olumlu bir şey olduğunu düşünebiliriz, fakat tam tersidir! Reddedilme riskinden kurtulmak için arkadaş edinme ya da romantik partnerler bulma riskini almamak olacak iş değildir! Risk almak hayatın bir parçasıdır, çünkü ya işe yararsa? Ya mutlu olursanız?

3. İleri gitmemek

Saplanıp kalmak, herşeyin değişeceği korkusuyla yerinde durmak, çoğumuzun yaşadığı bir korkudur. Rahat alanınızın dışına çıkın! Güvende hissediyorsunuz, fakat aslında hiçbir yere gitmiyorsunuz! İlerleyebilmek için daha fazlasını bulmak zorundayız. Eğer bulacak bir şey yoksa, hayatımız anlamını kaybetmeye başlar ve kim böyle mutlu yaşayabilir ki?

4. Kurbanı oynamak

Kendinizi sevmemenin yanı sıra, insanların sizin için üzülmesi, başka deyişle size acımaları hoşunuza gider. Kendinizi bir kurban olarak düşünmek size daha iyi hissettiriyor mu?

Hissetmeye çalıştığınız bütün o acının ardında gizli bir hayal kırıklığı ya da önemli bir korku vardır. Başkalarının incitici sözlerinde teselli bulmak ve bundan beslenmek yerine, değişin! Başka yollar da var, bu yüzden kendi içinize kapanmayın ve ilerlemeye devam edin!

5. Kendiniz için üzülmek

Bilerek kendinizi sevmemeyi seçtikten sonra, bir de kendiniz için üzülüyorsunuz! Bu bir kaçış yolu gibi duruyor, fakat bu daha ne kadar devam edebilir? Değişim, farklı olma fikri sizi korkutuyor.

Korkuyla başka bir şekilde yüzleşmeye başlamanız gerekiyor. Saklanmaktan vazgeçmeye çalışın! Bir kaçış yolu aramayın: Dönün ve kaçtığınız her neyse onunla yüzleşin. Şimdi tam zamanı.

 
Yalnız kız

6. Şikayet etmek

Sürekli her şeyden şikayet edip yakınan birine dönüşüyorsunuz. Bu ilginç bir durum, çünkü şikayet ettiğiniz bu şeyleri çözme adına hiçbir şey yapmıyorsunuz. İronik geliyor, sizce de öyle değil mi? Neyi bekliyorsunuz?

7. Mükemmel olmaya çalışmak

Geçmişe gidip bütün yetişkinlerin olmanı istediği o mükemmel kişi olmak istiyorsunuz. Fakat mükemmellik diye bir şey yoktur; sürekli hata yaparız, bu yüzden mükemmel olma çabası boşunadır. Olgunlaşmak bir yana daha çocuksu oluyorsunuz. Gerçekten istediğiniz bu mu?

8. Kendi hayatını yaşamamak

Kendi hayatınızı siz yaşamayacaksanız kim yaşayacak? Kendinizi mutlu olmaya layık görmediğinizden, hayatınızın dizginlerini elinize alamıyorsunuz. Hayatınızı nasıl yaşayacağınızı, onu nasıl yöneteceğinizi bilemiyorsunuz. Neyi bekliyorsunuz? Hayatınızı yaşamaya şimdi başlayın.

9. Başkalarına öncelik vermek

Daima başkalarının sizden daha önemli olduğunu düşünüyorsunuz. Bu hayatınızı başkalarına ait bir şey haline getiriyor. Ya kendi hayatınızı yaşamaya ne olacak? Nasıl bir şey olacağını hiç mi merak etmiyorsunuz?

Bu yazıyı okuduktan sonra, kendinizi sevmediğinizi fark ediyorsanız, buna bir son verin. Sorunu çözün! Bu durumun iyi tek bir tarafı yok, sadece hayal kırıklığı, üzüntü ve büyük bir mutsuzluk. Hayatınız yalnızca size aittir. Onu yakalayın ve en dolu şekilde yaşayın, çünkü yalnızca tek  bir şansınız var. Kararınız ne olacak?