Kaosun Ortasında Sükunet

Mayıs 20, 2020
Kaosun ortasında, sükunet. Belirsizlik ve panik ile gelen korku ve uğultunun içinde, sükunet. Sadece odaklanmış ve rahat bir zihinsel yaklaşımla psikolojik gücümüzü kullanabiliriz. Şimdi uyanma ve onlardan faydalanma zamanı.

Kaosun ortasında yaşamak kolay değildir. Saldırı altında olduğunuzda ve etrafınızda fırtınalar kopup rüzgar kulağınıza korku ve belirsizlik mesajları fısıldarken sükunet bulmak ve dengenizi korumak kolay değildir.

Panik yaratan durumlar oluştuğunda bunu hızla öngörmek ve duruma duygusal, kararlı ve hızlı bir şekilde tepki vermek için tasarlandık. Ancak, tüm bu senaryoların ortasında ideal olan şey sakin kalmaktır.

Psikolojik ve sosyolojik açıdan, 2020 yılını tanımlayacak kelimenin şüphesiz “korku” olacağını zaten biliyoruz. Güncel olaylar zaten mantıksızdan daha bütüncül olana kadar değişiklik gösteren davranış ve tutumlar sayesinde bu terimin her yönünü gözler önüne seriyor. Bütüncül tepki gösterenler, korkuyu kabul eden ancak sorunu çözmeye çalışmak için proaktif eylemler yaparak yüzleşmeyi seçenlerdir.

Psikiyatrist Karl Augustus Menninger, korkuların eğitilebileceğine ve bunun da hayatta ilerlemeyi beraberinde getireceğine dikkat çekti. Bunu söylemek kolaydır, ancak uygulamaya koymak muhtemelen bir insanın yapabileceği en karmaşık ve travmatik şeydir.

Kaos kapınıza dayanır ve sükunetinizi ortadan kaldırır. Zihniniz delirir ve daha da kötüsü, bu davranışlarınız başkalarına da bulaşıyor. Bunun sonucunda korku giderek büyür ve kontrol edilemez hale gelir.

Bu durumlarda, sükunet tohumları ekmeniz ve çimlenmelerine izin vermeniz gerekir. Tüm bunları yapmak için kendinizi eğitebilirsiniz, çünkü sonuçta, korkunun yanı sıra endişe ve mantıksız davranışlar da, zapt etmeyi öğrenebileceğimiz virüslerden başka bir şey değillerdir.

gün batımında uçan kuşlar ve sükunet içindeki kadın izdüşümü

Kaosun ortasında sükunete dayalı bir zihinsel yaklaşım uygulamalıyız

Hepimiz kötü haberlerin bizi mecazi anlamda hasta ettiği bir noktaya geldik. Televizyonunuzda, radyonuzda ve sosyal ağlarınızda bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Rahatsız edici bilgiler, endişe verici gerçekler ve olumsuz mesajlar olumlu olanların önüne çıkıyor.

Ayrıca, olumsuz haberler her zaman umutlu bir haberden önce paylaşılır. Paylaşılan her şeyi, ihtiyatlılık filtresini uygulamadan ve bazen bu bilgilerin doğru olup olmadığını değerlendirmeden alırsınız.

Olan bitenden haberdar olma hakkımız olduğu doğru. Bilgi güçtür ve yaşanan her şey konusunda fikir sahibi olmalıyız. Bununla birlikte, koşullar ve bilginin sizi ezmeye başladığı ve kendinizi güçsüz hissettirdiği bir noktaya gelme ihtimaliniz de vardır. Yarın ne olabileceğini bilmemek, kuşkusuz bizi en çok korkutan ve sınırlayan şeydir.

Yakın çevremizdeki şeyleri kontrol etmeye alışkın olan yaratıklarız, ya da en azından bu şekilde olduğuna inanmayı severiz. Ancak, aniden kaosun ortasında olduğunuzu ve daha dün değerini bilmeden varlığını kabul ettiğiniz şeylerin bugün ya belirsiz ya da artık orada olmadığını fark etmek sizi incitir ve rahatsız eder.

Bu şartlar altında ne yapabilirsiniz?

Sükunet bir tavırdır ve her şeyi kontrol edemeyeceğinizi kabul ettiğinizde oluşur

Belirsizlik bağlamında kaygı artar. Buna ek olarak göz önüne almamız gereken başka bir faktör daha vardır: çevremiz. Aldığımız bilgiler, bize duygularını ve korkularını aktaran çevremizdeki insanlar… Tüm bunlar, belirsizlik hissinin kendisi kadar acı verirler.

Örneğin, işinizi kaybedip kaybetmeyeceğinizi bilmemek, aslında kaybettiğinizi bilmekten çok daha kötüdür. Belirsizlik durumunda beyniniz farklı bir şekilde hareket edecektir. Bu nedenle, belirsizliği tolere etmeyi öğrenmeniz gerekir.

Belirli şeyler üzerinde kontrole sahip olmasanız bile, bunlara vereceğiniz tepkilerin seçimi üzerinde kontrole sahip olduğunuzu anlamalısınız. İşin püf noktası budur.

Sakin davranmak en iyi tavırdır. Bu, elinizden gelenin en iyisini yaparak, en mantıklı, makul ve dengeli bir şekilde yanıt verebileceğiniz zihinsel yaklaşımdır.

yapraklar arasındaki kafa silüeti ve kelebeklerle dolu bir beyin

Zihninizi boşaltın: Yıkıcı düşünceleri ortadan kaldırın

Kaosun ortasında, felaket düşünceleri size hiç yardımcı olmazlar; aksine sizi dibe çekerler. Zorlukların, şüphelerin veya sorunların ortasında, zihniniz her adımda sizi engelleyen bir düşman değil, müttefikiniz olmalıdır.

Bu nedenle, zihninizi boşaltmayı öğrenmeniz çok önemlidir. Sizi engelleyen ve bir çözüm bulmanıza yardımcı olmak yerine korku yaratan her düşünce, içinde bulunduğunuz duruma bir sorun daha ekler.

Onların farkında olun ve olumsuz iç diyaloğunuzu ortadan kaldırın. Sükunet, karanlıkta size yol gösterebilecek bir fener gibi olmalıdır.

Kaosun ortasında… Kim olmayı seçiyorsunuz?

Zor zamanlarda ve kaosun ortasında size yardımcı olabilecek bir şey kendinize şu soruyu sormaktır: Kim olmak istiyorsunuz? Kahraman olmak mı, yoksa kurban mı olmak istiyorsunuz? Yardımcı olan kişi mi, yoksa durumu daha da kötüleştiren kişi mi olmak istiyorsunuz? Ve gurur duyacağınız biri mi, yoksa hareketsiz kalıp panik yapmayı seçen biri mi olmak istiyorsunuz?

Arkanızda bırakacağınız patikayı seçip yolunuza karar verecek olan kişi sizsiniz. Hepimizin elimizden gelenin en iyisini yapmak zorunda olduğumuz bu günlerin nasıl sonuçlanacağına karar verecek kişi sizsiniz.

Kriz senaryolarında, sükunet size daha sakin ve başarılı sonuçlara doğru rehberlik edebilecek bir yoldaştır. Sükunetinizi elinizde tuttuğunuzda olayları daha net göreceksiniz ve onlara nasıl tepki vereceğinizi ve nasıl daha proaktif ve sorumluluk sahibi olacağınızı bileceksiniz.

Değişim ve belirsizliklerle dolu olan bu günler, sükunet hissinizi aktive etme zamanıdır. Haydi huzurlu, akıllı ve dingin bir şekilde birlik içinde hareket edelim.