Hayırseverlik Sadece Zenginler İçin Değildir

· Aralık 4, 2018

Hayırseverlik, diğer insanlara iyilikleri için yardım etmek demektir. Başka bir deyişle, karşılığında bir şey istemez ya da gelecekte iyilik beklemezsiniz. Koşulsuz aşk gibidir ve kar amacı gütmeyen bir şeydir. Hayırseverliğin bir diğer adı filantropi’dir ve bu kelime Yunanca’dan gelir; “insanlık için sevgi” demektir. Bu noktadan da anlaşılacağı gibi fedakar duygular sadece parası olan insanlar için değil, aslında herkesin sahip olabileceği bir tutumdur.

Kar amacı gütmeyen ve benzeri kuruluşlara elçilik yapan birçok tanınmış figür mevcuttur. Temel sosyal haklardan mahrum çocukların sağlığı ve eğitimi için yapılan projeleri ve çalışmaları desteklerler. Ama hayırseverlik sadece zengin insanlara mahsus değildir. Paradan çok cömertlik, isteklilik, farkındalık ve şefkat meselesidir.

Empati ve bağış

Hayırseverlik, gönüllü olmak için duyulan dürüst bir arzudan gelir. Sosyal eylemler üstlenmeyi ya da başkalarının yaşam koşullarına gerçekten yarar sağlayacak bağışlarda bulunmayı içerir. Ama daha önce de söylediğimiz gibi, tüm bunlar daha sonrasında gelecek herhangi bir ödülün umuduyla yapılmaz.

Diğer insanlara yardım etmek düşündüğünüzden çok daha azını gerektirir. Daha adil ve eşit bir toplum yaratmak söz konusu olduğunda hepimiz bu amaca bir dereceye kadar katkıda bulunabiliriz. Örneğin, su tasarrufu, geri dönüşüm ve giysi, para ya da gıda bağışı gibi yapabileceğiniz basit şeyler vardır. Bütün bunlar toplumun en çok yardıma ihtiyaç duyan kısımları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Ne de olsa bir okyanusu su damlaları olmadan dolduramazsınız.

Hayırseverlerin psikolojik profili

yardım kolileri etrafında insanlar

Uzmanlar, bireyin birileriyle empati kurma ve onlara yardım etme ihtiyacını hissetme olasılığını artıran iki kişisel durum olduğunu söylüyor. Ve bu iki senaryoya göre, iki farklı hayırsever türü vardır.

  • Karmaşık bir duygusal durum. Başka bir deyişle, birey daha cömert olur, çünkü onu yardım etmeye motive eden psikolojik ya da zihinsel birtakım değişiklikler yaşamıştır. Bu tür değişimler genellikle düşük özgüvenden kaynaklanır. Yani bu hayırsever, iyi bir nedene el uzatarak kendisi hakkında daha iyi hissetmeye çalışır.
  • Benzerlikten ötürü empati. Başka bir deyişle, bu insanlar başkalarının duygularını hemen kavrar ve hissederler. Bunlar, başkalarının hikayelerinin kendi ruhlarına dokunmasına izin veren insanlardır. Başkalarının acısını kendi acılarıymış gibi hisseder, bu yüzden içinde bulundukları durumdan kurtulmalarına yardımcı olarak onlarla bağlantı kurmaya çalışırlar.

Bilgi vermek

Kendinize ihtiyacınız olanı veremiyorsanız eğer, sizin için başkalarına yardım etmek de çok kolay olmayacaktır. Bu yüzden gerçekten yardımcı olabilecek yetide olup olmadığınızı bilmeniz çok önemlidir. Bu, mesele üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmak için gerekli araçlara, becerilere ve zihinsel güce sahip olup olmadığınız anlamına gelir.

Hayırseverlik, özfarkındalığınız yoksa gerçekleşemez. Sosyal dengeyi iyileştirebileceğinizden emin değilseniz eğer, müdahale etmemeniz daha iyidir. Sonuçta, hedeflediğiniz şeyin tam tersini yapabilir ve durumu yavaşlatabilir ya da daha da kötüleştirebilirsiniz.

Niyetinizin iyi olması gerekir. Aynı zamanda bu sorunlarla başa çıkmak için doğru araçlara da sahip olmalısınız. Yeterince hazırlanmalı ve size yardım etmesi için bir grup uzmanla beraber olmanız gerekir.

Hayırseverlik ne değildir

elini uzatan insan

Birçok şirket, sosyal eylemlerini yanlışlıkla kurumsal hayırseverlik olarak tanımlar. Bununla birlikte, bu şirketler çoğunluğu ekonomik olan çıkarlara sahiptir, işte tam da bu yüzden eylemlerini tamamen özverili olarak sayamayız. Hayırseverlik aslında “üçüncü sektör” olarak adlandırılan şeyle ilgidir. Başka bir deyişle, özel veya devlete ait çıkarlar uğruna değil, gönüllü çabalar aracılığıyla gerçekleşir.

Ama bir de yanlış fedakarlık vardır. Birinin ön yargılı bir güç pozisyonundan, kendi çıkarı için yaptığı bir iyiliktir. Bu tarz bir iyiliğin temelinde üstünlüğün yozlaşmış fikri yatar.

“Senden daha fazla para ya da güce sahip olduğum için, sana hurdalarımı vereceğim. Ve bana teşekkür etmeyi unutma, çünkü onlar olmadan hiçbir şey olmazsın.” Bu noktaya dikkat etmelisiniz çünkü bu tarz bir eylemin hayırseverlikle bir ilgisi yoktur. Bu sadece kibirli, zalim ve acımasız bir tutumdur.

İlginç bir örnek, dünyanın en zengin adamı, Microsoft’un sahibi Bill Gates’i çevreleyen tartışmalardır. Birçok insan onun iyi niyetlerinden şüphe etmeye başladı. Tek amacının şirketin imajını geliştirmek olduğunu düşündüler.

Bütün bağışlar hayırsever demek değildir ve tüm hayırseverlik bağışla yapılamaz. Fark, bağış teselli  sağlamakla ilgiliyken, hayırseverliğin sosyal sorunları tek seferde ve sonsuza dek çözmeye çalışıyor olmasındadır.

“Bir insana bir balık verin ve bir gün için karnını doyurursunuz. Ona balık tutmayı öğretin ve bir ömür boyu onu beslersiniz.”

– Çin atasözü

Mizantropi: ilk adım?

birbirini tutan eller

Hayırseverliğin tersi mizantropi yani bir diğer adıyla insan sevmemektir. İnsanlık hakkındaki her şeye karşı hoşnut olmama eğilimidir. Mizantroplar sadece bazı insanlara karşı tiksinti hissetmez, bunu tüm insanlara karşı hissederler. Evrensel bir hoşnutsuzlukları vardır, herkesten nefret ederler.

Fakat birçok insan bunu hayırseverlik öncesi bir adım olarak görür. Bu fikir, eğer başkalarına yardım etmek istiyorsanız, insanlığın sorunlarımızı çözmedeki yetersizliğiyle birlikte dünyanın adaletsizliklerini tanımanız gerektiği inancından gelir. Başka bir deyişle, iyilik yapmaya çalışmayan ve yardım etmeye çalıştıklarında bile yanlış yapan insanlar olduğunun bilincinde olursunuz.

Bu yüzden başkalarının bencilliğinin ve açgözlülüğünün farkında olmanız gerekir. Ancak o zaman eşitsizlikle savaşabilir ve dünyayı değiştirebilirsiniz.