Hafıza ve Travma: Bağlantı Nedir?

Şubat 24, 2020
Bu yazımızda, hafıza ve travma arasındaki bağlantı ve yoğun bir duygusal bozulmanın zihnimizi nasıl etkileyebileceği ile ilgili konuşacağız. Travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) merceğinden bakıldığında travmatik hatıralar ile normal hatıralar arasındaki farkı açıklayacağız.

Travma veya yoğun duygusal deneyimlerin bir kişinin hatıralarını sınıflandırma, depolama ve tekrar anımsama süreçlerini nasıl etkileyebileceğini bulmaya odaklanmış birçok çalışma bulunmaktadır. Hafıza ve travma arasında bir bağlantı var mıdır? Travmatik hatıralar üzerinizde normal hatıralardan daha büyük bir iz bırakabilir mi?

Bazı insanlar travmatik deneyimleri normal deneyimlerimizden daha farklı bir şekilde işlediğimizi söyler. Bu fark tekrar anımsanması daha zor olan değiştirilmiş anılara sebep olur. Ancak diğer insanlar da stresin hatıraların kalitesini değiştirmediğini ve bunları benzer bir şekilde işlediğimizi söyler.

İnsanlar bu duruşlarını laboratuvar çalışmalarına dayandırmıştır. Gerçek şudur ki, travmaları kontrollü ve güvenli bir ortamda tekrar yaratmak zordur. Bunu çalışmak için elimizde bulunan en iyi yol travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşayan insanları analiz etmektir. Ana fikir, onların deneyimlerinin hafıza ve travma arasındaki bağlantıyı çalışmak için iyi bir başlangıç noktası oluşudur.

Dışarıda yağmur yağarken camın önünde oturan bir kadın.

TSSB ve Hafıza ve Travma İle Bağlantısına Dair Bazı İstatistikler

TSSB’nin en temel tanımı, insanların travmatik, yıkıcı ya da acı verici bir deneyime verdiği düzensiz bir yanıt olarak yapılabilir. Ancak yine de, bunu “normal değil” olarak adlandırmak bir hatadır. Eninde sonunda, bunlar normal insanların başlarına daha önce hiç gelmemiş şeylere verdiği tepkilerdir.

Bu anılar ile yüzleşememe durumu insanların orijinal olay ile ilintili olan bazı müdahaleci semptomlar yaşamasına yol açar.

Bu semptomlar tekrarlanan endişeli hatıralar, rüyalar, kabuslar, çözülme (anlık bir bilinç kaybı gibi durumlar), psikolojik huzursuzluk, bu deneyim ile en küçük bir bağlantısı olan herhangi bir şeyden kaçınma ve yoğun psikolojik tepkiler gibi şeyleri içerir.

TSSB’nin en yaygın görülen sebepleri arasında doğal afetler (sel, deprem, tsunami vb.), kazalar ve hastalıklar bulunur. Ancak, bu hastalığın ortaya çıkması riskini %70 ila %80 civarına çıkaran bir şey vardır: insan gaddarlığı. Bunların içerisinde saldırılar, terörizm, cinsel istismar, tecavüz ve konsantrasyon kampları gibi şeyler bulunabilir.

TSSB’nin Tanısal Kriterleri: Hafıza Kaybı

TSSB’nin DSM-5’te bulunan tanısal kriterlerinden biri travmatik olay ile ilgili belirli şeyleri hatırlayamama durumudur. Bu aynı zamanda dissosiyatif amnezi olarak da adlandırılabilir. Anılar hiç orada değilmiş gibi görünebilse de aslında oradadırlar ve bir bireyin davranışlarını değiştirebilirler.

Örneğin, eğer küçük bir kız birinin ona bir tuvalette cinsel taciz uyguladığını hatırlamıyorsa, hala umumi tuvaletlerden kaçınabilir ve hatta kendi evinde tuvalete giderken bile rahatsız hissedebilir.

TSSB’nin Ana Semptomları: Geçmişe Dönüş

TSSB’nin en büyük, en limitleyici semptomları kaçınma davranışları, duyguları bastırmak, hiperaktivasyon, olayları tekrar tekrar yaşama ve müdahaleci anılar gibi şeyleri içerir.

Bahsettiğimiz son semptomlar kişinin hayatındaki travmatik bir olayı öyle ya da böyle, bir şekilde tekrar yaşamasını içerir. Bu kabuslarla, müdahaleci anılarla ve geçmişe dönüşlerle gerçekleşebilir.

Bu şeylerin olması kişinin hafızasında boşluklara sahip olmadığı anlamına gelmez. Kişi hala başına gelen şeyin belirli kısımlarını hatırlayabilir. Ancak belirli detaylar veya sahneler kısa bir anlığına açık bir şekilde akıllarına gelebilir. Buradaki büyük problem bu geçmişe dönüşlerin kişi için kontrol edilemez ve kaçınılamaz olmasıdır.

Geçmişe Dönüşler Hatıra Değildir

Geçmişe dönüşlerin müdahaleci anıların olduğu gibi bir anı türü olmadığını anlamak önemlidir. Bir kişi bir geçmişe dönüş yaşadığında zaman algısını kaybeder. Ona göre, bu, bu deneyimi tekrar yaşıyormuş gibi hissettirir.

Bu durum nötr uyaranlar dolayısıyla gerçekleşir, bunlar pozitif ya da negatif şekilde deneyimlenmeyen uyaranlardır. Bu belirsiz uyaranlar kişiyi genellikle bir geçmişe dönüşe sokar.

Örneğin, bir terörist saldırısı yaşamış olan bir kişi birinin boynundaki mavi atkıyı gördüğünde bir geçmişe dönüş yaşayabilir. Belki de saldırının gerçekleştiği alışveriş merkezinin duvarları mavi olduğundandır. Diğer bir deyişle, geçmişe dönüşler acı verici bir anıdan daha fazlasıdır, beraberlerinde travmatik deneyimin yine gerçekleşiyor olduğuna dair bir his de getirirler.

Amnezi ve Hipermnezi

Aynı zamanda, TSSB’nin kişinin hafızası üzerinde bazı somut etkileri de vardır. Kişi amnezi yaşayabilir (hafıza eksikliği), ki bu da hafızanın düzensiz olması veya parçalanmasını, ya da tam veya kısmi unutkanlığı içerebilir.

Ancak TSSB hipermneziye de yol açabilir (aşırıbellem), ki bu da müdahaleci anıları, geçmişe dönüşleri ve kabusları içerebilir. Hafızayı etkileyen bu şeylerin ikisi de aynı anda var olabilir. Bu kişinin unuttuğu şeylere, deneyimlediği şeylere ve travmanın doğasına bağlıdır.

Kişinin Belleğinin Hangi Kısmı Travma Dolayısıyla Değişir?

Travma spesifik olarak kişinin otobiyografik belleği ile ilintili gibi görünmektedir. Otobiyografik bellek açık belleğimizin bir parçasıdır ve bize hayatımızda olan şeyleri ve etrafımızdaki dünyada gerçekleşenleri hatırlamamız konusunda yardımcı olur. Bu bellek şekli hayatın akışına dair mantık bazlı bir anlayış geliştirmenize olanak sağlar.

Ancak travmaya dair hatıralarınız normal otobiyografik hatıralarınız kadar tutarlı olmadığından dolayı araştırmacılar problemin burada yattığını düşünür. Travmaya dair belleğiniz kırılmış, parçalanmıştır. Hatta hayatınızdan ayrıymış gibi bile hissettirebilir. Size yabancıymış gibi hissettirdiği için bu anıyı müdahaleci olarak deneyimlersiniz.

Pencerenin önünde elini alnına koymuş bir şekilde oturan bir adam.

Travmatik Anılar İle Normal Anılar Arasında Bir Fark Var Mıdır?

Bu sorunun cevabı evettir. Bu farkı gördüğümüz açılardan biri yüksek stres durumları yaşadığınızda hafızanızın bir parçası olan bazı özel mekanizmalar vardır.

Travmatik Anılar

Travmatik anıların en önemli özelliklerinden bazıları şunlardır:

  • Komplike geri alma. Bu anının parçaları bilincinizin kenarlarında depolanırlar ve duygusal geçmişe dönüşlere yol açabilirler.
  • Zamanın geçişi anı geri alma üzerinde pozitif bir etkiye sahip olabilir. Daha fazla zaman geçtikçe anıyı tekrar hatırlama ihtimaliniz yükselir.
  • Bu anılar bir kere geri alındıklarında canlı ve uzun süre hatırlanan anılara dönüşürler. Bir kere hatırladığınızda anılar bir daha değişmeyecektir.
  • Travma daha uzun sürdüyse anıyı hatırlama ihtimaliniz daha düşüktür. Örneğin, eğer bir kadın yıllar boyunca istismar edildiyse bu kadının bu travmanın anılarını hatırlama ihtimali bir kere istismar edilen bir kadının bu travmanın anılarını hatırlama ihtimalinden daha düşüktür.
  • Anılar otomatik ve kontrol edilemeyen bir şekilde, bir katalistin (nötr, ancak artık şartlı hale gelmiş bir uyaran) bir sonucu olarak ortaya çıkarlar.

Normal Anılar

Normal anılar söz konusu olduğunda her şey tam tersmiş gibi görünür:

  • Bu anıları hatırlamak kolaydır ve tutarlı bir yaşam anlatısının bir parçasıdırlar.
  • Zamanın geçişi anıları geri alma üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Üzerinden ne kadar fazla zaman geçerse anıları hatırlamak o kadar zor hale gelir.
  • Bu anıların canlılığı ve ömrü değişkendir. Şekillendirilebilirdirler ve zaman ile birlikte fazlasıyla değişebilirler.
  • Bu anıya zaman içerisinde ne kadar fazla ulaşırsanız anıyı hatırlayabilme olasılığınız o kadar artacaktır.
  • Bu anılar bilinçli bir şekilde, gönüllü olarak ortaya çıkarlar. Diğer bir deyişle, bu anıların kontrolü size aittir.

Burada konuştuğumuz her şeye dayanarak yoğun ve stresli bir duygusal deneyimin bilgileri sınıflandırma, depolama ve geri alma şeklinizi anlık bir şekilde etkileyebileceği anlaşılmaktadır.

Pierre Janet’ten (1904) bir alıntı yapmak gerekirse: korkunç deneyimleri sıradan inanç, varsayım ve anlamlandırma sistemlerinize dahil etmek imkansızdır. Bu, bu deneyimleri farklı şekillerde depolayacağınız ve bu deneyimlerin sizin bilinçli zihninizin dışında kalacağı ve kontrolünüz altında olmayacağı anlamına gelir.