Eğitimi Dönüştürebiliriz

23 Temmuz, 2020
Çocuklar bilgiyi yalnızca pasif bir şekilde almazlar. Bu noktada eğitim sistemindeki en büyük zorluklardan biriyle karşılaşıyoruz. Öğrencilerin alışkanlık haline getirdiği şekilde onları pasif bir konumdan çıkarmak zor olacaktır.
 

Çoğu eğitim merkezi ders modellerini değiştirdi. Artık bu kurumlar da öğrencilerin sınıflarda teorik bilgiden daha fazlasını öğrenmesini istiyorlar. Burada çocuklara eleştirel düşünce becerisi kazandıran ve eğitim anlamında bir dönüşüm sağlayan yerlerden söz ediyoruz. Böyle yerler öğrencilerin sıkı argümanları ve deneylere dayalı doğrulanmış verileri esas alan fikirlere inanmalarının önemini ön plana çıkarır. Bu ilim irfan yuvaları, iş birlikçi metodoloji ve öğretme yöntemleriyle harmanlanan eğitimin eski yöntemden daha iyi olduğunu belirtiyorlar ve birlikte eğitimi dönüştürebiliriz diye düşünüyorlar.

Böylesi bir sistemde, öğretmenler bilgiyi aktarmaya çalışmazlar. Öğrencilerin akıllarını bilgiyle doldurmak yerine katılım sağlamaya çalışırlar. Diğer bir deyişle, eğitimciler öğrencileri yönlendirir ve tartışacakları konuları belirlerler. Öğrenciler de gerçekten ilgi duydukları alanları belli ederler. Çoğu durumda da bu ders kitapları ile sınırlı kalmaz.

Eğitimi dönüştürebiliriz

Kitapların Ötesinde Eğitim

Artık yalnızca ders kitaplarıyla sınırlı kalmıyor, insan gelişimini de ön planda tutuyoruz. Böylelikle öğrencilerin sınıfta başka kaynakların yanı sıra, telefon ve tablet gibi farklı araçları da kullanmaları sağlanıyor. Bu durumda da geleneksel eğitim yöntemlerinin dışına çıkılarak zaman ve mekan sınırlaması kırılmış oluyor. Bu yöntem pek çok bütünleşik sistemden çok daha farklı bir konumda. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu değişim de geleneksel yöntemleri savunanlarda bir korku ve şüphe yaratabiliyor.

 

Bu metodoloji geleneksel eğitim modellerinden daha çok çaba gerektiriyor. Bunun yanı sıra, ders kitapları esasında güvenli bir alan sunar. Ders kitaplarının dışında kaynaklar kullanılan yöntemlerde de daha fazla kaynak, daha fazla çaba, daha fazla zaman gerekir ve en önemlisi bunlar daha fazla belirsizliği beraberinde getirir.

Öğrenciler keşfeder ve öğretmenler onları yönlendirir. Öğrenme süreci, yavaş yavaş inşa edilen bir süreçtir ve öğrenciler farklı kaynaklardan edindikleri bilgilerle bir içerik oluştururlar. Bu süreçte de güvenilir ve güvenilmez bilgiyi birbirinden ayırırlar. Sınavlar da yalnızca öğrencilerin dersten geçmeleri ya da kalmaları için değil, onlara bir şeyler öğretmek için yapılır. Böylelikle öğrencilerin kişisel ve akademik gelişimi sağlanır.

Geleneksel Öğrenme Metotlarından Ayrılan Çeşitli Metodolojiler

  • Tersine sınıf. Bu metodoloji kapsamında sınıflar “tersine” döner. Öğretmenler öğrencilerin evde derslerine çalışıp sınıfta da grup aktivitelerinde bulunmalarını isterler. Öğrenciler öğretmenlerin kaynaklarına erişim sağlayabilirler. Bu kaynaklara blog ve videoları örnek verebiliriz. Öğrenciler öğrenmenin merkezi haline gelirler. Dinamik ve interaktif bir öğrenme sürecinin parçası olurlar. Öğretmenler de bir rehber görevi görürler.
  • Proje bazlı öğrenme. Bu metodolojinin temel amacı bir şeyleri yaparak öğretebilmektir. Bu çalışmanın sonucunda, gerçek bir sorunun çözüme ulaştırıldığı bir final projesi yapılması hedeflenir. Tabii böyle olsa da önemli olan sonuçta ulaşılan şey değil, bu yoldaki yolculuğun kendidir. Bu metot aracılığıyla, öğretmenler öğrencilerin edindikleri bilgileri farklı ve değişken durumlara uygulamalarını sağlayabilir. Böylelikle gerçek hayattaki sorunları daha donanımlı bir şekilde çözebilirler.
 
  • Oyunlaştırma. Bu metodolojide oyundan eğitime bir köprü kurulur. Öğrenciler eğlenceli bir şekilde motive edilebilir. Tüm oyunlarda olduğu gibi, oyun oynanırken belli hedefler ve çalışma yöntemleri belirlenir. Burada farklı seviyeler, meydan okumalar ve ödüllerle eğitimi dönüştürebiliriz. Böylelikle öğretilmesi gereken şeyler farklı şekillerde sağlanabilecektir.
  • Düşünme temelli öğrenme. Bu tarz bir öğrenme modelinde öğrenciler öğretmenlerin yönlendirmeleri aracılığıyla belirli düşünme süreçlerine dahil edilirler. Burada temel amaç, öğrencilerin konu ya da içeriklere eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşabilmesidir. Bu sayede, karar verme becerileri geliştirildiği gibi, yaratıcı fikirlerin geliştirilmesi ve konuların daha iyi anlaşılması için bilginin doğruluğu sorgulanır.

Farklı Seçeneklerle Eğitimi Dönüştürebiliriz

Eğitimi dönüştürebilmek için bu bahsettiklerimizin yanı sıra daha pek çok farklı metodolojiye de başvurabiliriz. Bu sayede yalnızca derslerden geçebilmek için ezbere dayalı sistemden uzak durulmuş olur. Bu durumun ötesine geçilip öğrencilerin sürecin merkezinde yer almaları sağlanır. Bundan ötürü, öğrencilerin öğrenme deneyimlerinde de daha büyük gelişmeler görülür.

Bu eğitim stratejileri yüzyıllardır gündemde. Durum böyle olmasına rağmen yeni teknolojiler sayesinde hâlâ bu stratejilerin geliştirilebilmesi için açık kapı kalabiliyor.

Alkış yaparak bir çalışma yürüten öğrenci grubu
 

Teknolojinin Önemi

Teknoloji günlük yaşamımızın bir parçası haline geldi. Yeni teknolojiler sayesinde öğrenme ve öğretme süreçlerinde yeni imkanlar elde edebiliyoruz. Bu durum bilgiyi gerçek dünyada gerçekleştirilebilecek uygulamalarla ve öğrencilerin ilgi ve motivasyon kaynaklarıyla birleştirebilecek bir ortam sağladı.

Okullar ve eğitim sistemi değişmez bir statüde değildir. Toplumsal değişmelere de direnç gösteremezler. Sınıflarda teknolojinin kullanımı öğrencilerin toplumdaki değişimlere sorunsuz uyum sağlamasına yardımcı olur.

Eğitimi Dönüştürebiliriz: Alternatif Metodolojilerin Eğitimin Dönüşümüne Katkısı

Uzmanlar henüz en mükemmel öğrenme şekline dair bir format geliştirebilmiş değil. Yeni metodolojiler ve eğitimdeki sosyal dönüşümlerin öğrencileri geleceğin bireyleri olarak görebilmeleri gerekir.

Bu metodolojiler öğrencilerin pasif ve alıcı konumunda olduğu modele kıyasla daha fazla çaba gerektiriyor. Değerlendirme için yalnızca sınavlar tercih edilmiyor. Öğrencilerin daha aktif ve motive bir şekilde eğitime katkı sağlaması gerekiyor.

 

Boto, A. (2008). Una clase sin libros. El País Semanal, págs. 16-19.

Castillo Parra, S. (2006). Aprendizaje Basado en Problemas.

Moya Martínez, A. M. (2009). Las nuevas tecnologías en la educación. Innovación y experiencias educativas, 1-9.