Anksiyete Bozukluğu Olan Bir Kişiye Yardımcı Olmak

· Kasım 17, 2018

Anksiyete bozukluğu problemi yaşayan bir insana yardımcı olmak incelik, empati ve zeka gerektiren bir durumdur. “Gel biraz sakinleş, olur böyle şeyler” ya da “Bu hiç kafaya takılacak bir şey değil, yapman gereken tek şey olaylara farklı bir açıdan bakmak” gibi cümlelerin herhangi bir faydası olmayacağını bilmek gerekir. Bu durumu yaşayan bir insan, net bir biçimde düşünmenin zor olduğu birtakım fiziksel ve duygusal hislerle çevrelenmiş durumdadır.

Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızda, bu konuda oldukça net olmamız gerekir. Stres ya da anksiyete bozukluğu sorunlarından söz ediyorsak, kolay bir çözümün olmadığını da bilmemiz önemlidir. İki dakika içerisinde hemen etkisini görebileceğimiz mucizevi yöntemler ya da stratejilerin olmadığının farkında olmalıyız.

Konuyla ilgili daha önceden bilgisi olmayanlar için biraz açıklama yapmak gerekirse; bu psikolojik gerçekliği yaşayan insan beyni normalden daha farklı bir biçimde çalışır. Beynin tüm fonksiyonları, neropinefrin ve kortizol adı verilen ve düşüncelerimizi sürekli olarak gölgeleyip hep aynı yanıtları vermemize neden olan iki hormonun etkisi altında kalmaktadır. Sürekli olarak verdiğimiz bu yanıtlar, uzak durmak ve kaçmaktır.

Anksiyete bozukluğu olan bir kişiye yardım etmek istiyorsak, ilk yapmamız gereken şey empati kurmak olmalıdır. İkinci olarak da sabırlı olmak gerekmektedir.

Beyinde bulunan amigdala ve hippokampus bölümleri kontrolü tamamen ele geçirir ve bu esnada sadece iki şey hissederiz. Bunlardan ilki korku, ikincisi ise her tarafımızın tehditlerle çevrili olduğu algısıdır. 

Bunlar yetmezmiş gibi, diğer taraftan da vücudumuz sayısız etkilere maruz kalmaktadır: taşikardi (kalpte ritm bozukluğu), terleme, karın bölgesinde ağrı, kasların gerilmesi vb… Tüm bu bilgilere sahipken, anksiyete bozukluğu olan bir kişiye sadece “sakin ol” diyerek nasıl yardımcı olabiliriz ki?

Niyetimiz ne kadar iyi, yaklaşımımız ne kadar olumlu olursa olsun… Bazı zamanlarda, bu tip cümleler kurduğumuzda elde edeceğimiz sonuç, sevdiklerimiz ile aramıza giren daha yüksek duvarlar ve daha büyük mesafeler anlamına gelir. Bu yüzden, anksiyete bozukluğu olan bir kişiye nasıl yardımcı olabileceğimizi gösteren stratejileri birlikte gözden geçirelim.

endişeli kadın

1. Karşınızdaki Kişinin Gerçeklikleri Hakkında Bilgi Sahibi Olun

Anksiyete bozukluğu sorunu bulunan insanlarla birlikte yaşamak oldukça zordur. Bu insanların ruh halleri sürekli değişir, motivasyonları kaybolur, verdikleri mesajlar ve olaylara yaklaşım biçimleri son derece negatif bir hale dönüşebilir. Bu olumsuzluklara aşırı derecede hassas olmalarını da eklemek gerekir. En az seviyede çaba gösterirler, yanlış anlaşılmalar son derece fazla olur, konsantrasyonları çok düşük seviyelerde seyreder, fazlaca unutkanlık hali görülür ve hatta kötü ruh haline sahip olurlar. Bu saydıklarımız, anksiyete bozukluğu sorunu yaşayan kişilerde görülen başlıca özellikler arasında bulunmaktadır.

Eğer hislerinin bizi içine sürüklemesine izin verirsek, hiçbir kazanç sağlayamayacağımızı bilmemiz şarttır. Yukarıda saymış olduğumuz belirtilerden herhangi biri ile karşılaşmamız durumunda hemen teslim olup savunmaya geçersek, anksiyetenin daha da yoğunlaşmasına yol açar ve boğucu bir ortamın oluşmasına neden oluruz. Bu yüzden, ilk yapılması gereken şey durumun ne olduğunu anlamak olmalıdır.

Eşimiz, babamız, kardeşimiz ya da çok sevdiğimiz bir arkadaşımız bu sorunu yaşıyor olabilir. Yani çok yakınımızdaki bu insanlar anksiyete bozukluğu sorunu ile karşı karşıya kalmış olabilirler. Böyle bir durumda, daha hassas davranmalı ve konuyu farklı açılardan anlamaya çalışmalıyız.

  • Google’a girip anksiyetenin en olduğuna ilişkin bir araştırma yapabiliriz. Ancak bulduğumuz bilgiler her zaman için yakınımızda bulunan kişinin yaşadıkları ile uyumlu olmayabilir.
  • Öncelikle, anksiyete bozukluğunun farklı birçok türünün olduğunu bilerek işe başlamalıyız: panik rahatsızlıklar, genel anksiyete, fobiler, obsesif kompulsif bozukluk vb…
  • Başlangıçta profesyonel destek almak tavsiye edilen bir durumdur. Ancak doğru teşhis konulduğunda bu kişiye ne olduğunu derinlemesine anlama şansına sahip oluruz.

2. İletişiminize Dikkat Edin

En başta bu konunun öneminden bahsetmiştik. Anksiyete sorunu yaşayan insanlara karşı şu tip sıradan cümleler sarf etmekten hiç çekinmeyen insanlar vardır: düşünce şeklini değiştir, biraz neşelen, hiç değişmiyorsun, hep aynısın, senden çok daha kötü durumda birini tanıyorum…

Bu tür cümleler kurmak, anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerin kendilerine olan güvenlerini yerle bir eden bir bomba bırakmak gibidir. Çünkü bu tür sorunla yüzleşmek durumunda kalan bir insan, diğerlerinin kendinden ne kadar kötü durumda oldukları ile ilgilenmeyecektir. Dünyadaki açlık ya da yaşanan savaşlar onun pek de umurunda olmayacaktır. Sadece kendi boğucu gerçekliğini görebilecek durumdadır.

Bu nedenle, anksiyete bozukluğu olan kişilerle iletişim tarzımız şu şekilde olmalıdır:

  • Karşılıksız bir destek verin ⇔ Ne zaman bana ihtiyacın olursa burada seninle olacağım. Seni destekliyor ve seni seviyorum. Her zaman senin yanında olacağım.
  • Anksiyete bozukluğu olan kişileri yargılamamalıyız. Çünkü bu insanlar bu duruma gelmeyi ya da bu durumun sürüp gitmesini kendileri istememişlerdir.
  • Durumu normalleştirin. Çünkü anksiyete bozukluğu yaşamak utanç verici bir durum değildir. Bu sadece karşı karşıya kalınabilecek, tedavi edilebilecek ve kontrol altına alınabilecek bir tür hastalıktır. Bu yüzden, bu konu hakkında konuşmaktan kaçınmaya çalışmamalıyız.
Sorunları hakkında konuşan bir çift

3. Sabırlı Olun, Baskı Yapmayın, Hızlı Sonuçlar Almayı Beklemeyin

Anksiyete bozukluğu olan bir kişiye yardım etmek istediğimizde, konu ile ilgili kitaplar almak ve İnternet’te araştırmak yapmak konusunda hiç tereddüt etmeyiz. Böylece, iyi niyetli bir şekilde ilgili kişiye çeşitli tavsiyelerde bulunma konusunda da tereddüt etmeyiz. Nefes alıp verme teknikleri, farkındalık, spor yapmak, yoga vb. yöntemler sunduğumuz öneriler arasında bulunur.

  • Ancak bu tavsiyelerde bulunduktan sonra, sonuçlarını hemen görmek için karşımızdaki kişinin bunları hemen uygulamasını bekleriz. Ama bu her zaman gerçekleşmez. Çünkü anksiyete bozukluğu ile yaşamak kimi zaman bir akşamı karanlık bir odada, yatakta ve sessiz bir biçimde geçirme isteğini de barındırmaktadır. Ve böyle bir şey, o kişinin etrafında bulunan insanların hayal kırıklığına uğramasına ve kızmasına yol açabilir.
  • Diğer taraftan konunun başka bir boyutunun da anlaşılması gerekmektedir. İyileşme süreci her zaman için sorunu yaşayan kişiye bağlıdır. Ayrıca bu süreç küçük adımlarla ve yavaş bir biçimde gerçekleşir.

Bu yüzden, bu tür durumlarda yapılması gereken en önemli şeylerin empati kurmak ve sabırlı olmak olduğunu unutmayın. Anksiyete sorunu yaşayan kişinin sunduğumuz tüm önerilere uymasını asla beklemeyin. En çok ihtiyaç duyduğu şeyin anlayışımız ve ona olan yakınlığımız olacağını aklınızdan çıkarmayın. Kesinlikle baskı uygulamayın.

4. Vereceğimiz Desteğin Olumlu Etkisi Olacaktır, Ancak Uzman Yardımı Mutlaka Gereklidir

Anksiyete bozukluğu olan bir kişiye yardım etmek istiyor ancak bunu nasıl yapabileceğimizi bilmiyor olabiliriz. Bu tür durumlara karşı etkili olabilecek yetenekte özel bir klinik eğitimimiz her zaman olmayabilir.

  • Anksiyete bozuklu olan kişiyi bir profesyonele danışması konusunda cesaretlendirmeliyiz.
  • Bir teşhise ve bunun sonucunda da tedavi stratejisine ihtiyaç duyarız.
  • Aynı zamanda bu tür durumlarda, anksiyete bozukluğu olan kişinin uzman tarafından verilecek önerileri takip etmesi gereklidir: terapiye gitmek, eğer gerekliyse ilaç kullanmak, doğru bir biçimde beslenmek vb… Bunu başarmak için baskı yapmadan süreci takip altında bulundurmalıyız. Bu şekilde en etkin sonuçları elde etmemiz mümkün olacaktır.
Duygusal destek

Sonuç olarak, sevdiğimiz insanlar için elbette her zaman en iyiyi ve en güzelini dileriz. Ancak konu mental sağlık sorunları olunca, hepimizin birer uzman olmadığımızı aklımızda tutmamız gerekmektedir. Bazı zamanlarda, sahip olduğumuz en derin sevgi duyguları ile hareket etsek dahi, ters ve olumsuz bir etki yaratıyor olabiliriz. Böyle bir durum ise en son isteyeceğimiz şeydir.

Anksiyete bozukluğu olan bir kişiye yardım etmek için öncelikle bu durumun normal olarak kabul edilmesini sağlamalı, sonrasında da bir uzman yardımına başvurmalıyız. Ancak bu biçimde daha güvenli ve doğru bir şekilde hareket edebilir ve o kişiyle bağlantı kurabiliriz. Söylediğimiz sözleri ve yaptığımız tavsiyeleri de ancak bu şekilde daha doğru ve zararsız hale getirebiliriz. Benzer şekilde, her ilerlemeyi, her başarıyı ve her zaferi onlarla paylaşmak, aynı zamanda onlara daha güçlü destek olmak anlamına gelmektedir. Bu sayede, gelişimin farkına varabilir ve her yeni davranışın, her yeni mental odaklanmanın etkin bir biçimde oluşmasına katkıda bulunabiliriz.