Dinin Varoluş Sebebi Nedir?

· Haziran 24, 2018

Bugünlerde, batı kültürüne bakıldığında, dinin kişisel bir şey olarak algılandığı görülüyor. Din, herkesin kendisine sakladığı bir şey. Buna da laiklik denir. İnsanlar kapalı kapılar ardında olmak kaydıyla dindar olabilirler.

Ancak bazı ülkelerde din hala o kadar büyük yer kaplamaya devam ediyor ki bu durum sadece teoride böyle. Laiklik nedeniyle azınlığın yaptığı dini ibadetler yasak. Ama çoğunluğun benimsediği dinlere, kolektif hareketle temsil edilmeleri söz konusu olduğunda kaide gözüyle bakılıyor.

Ancak dini ibadetleri engelleyen sosyal ve yasal kurallardan bağımsız olarak, her birey kendi dinini farklı bir şekilde yaşıyor. İnsanların bu deneyimi dörde ayrılabilir.

Din ve dindarlık karşı karşıya

Dinsel yönelimden bahsetmeden önce din ve dindarlık arasında ayrım yapmak çok önemli. Dinler zamansız ve evrenseldir (zamanla veya mekanla değişmiyorlar). Dindarlık, inananların dinlerini yaşama şeklidir. Dindarlık her tipe ve her bireye göre değişen sübjektif bir deneyim. Yaşama biçimleri ve dini temsil etme şekilleri değişiyor.

İnsanların dini yaşama biçimlerinin (dindarlık veya dini yönelim) ille de dinin kurallarıyla örtüşmesi gerekmiyor. Sosyal psikolojide farklı düzenlemeler içindeki tüm din biçimleri arasında, dört tip dini yönelim öne çıkıyor. Bunlar, dışsal, içsel, arayış ve aşırı tutuculuk olarak sıralanıyorlar.

yaşlı ve kolyeli Hindu adam

Dışsal ve içsel dini motivasyon

Dinle ilgili ilk iki kategoriyi oluşturuyorlar. İnsanları, kişisel ve sosyal kazanımlar (örn. gruba kabullenilme) elde etmek için dini vasıta olarak kullananlar ve onu kendi içinde bir araç olarak (örn. gözlerden uzak dua etmek) yorumlayanlar olarak ikiye ayırıyorlar. Dışsal yönelimi olan insanlar dini kullanırken, içsel yönelimi olan insanlar dini kendi hayatlarını motive etmek için kullanıyorlar.

Din, onlar için ana hayat motivasyonu, merkezde ve kararlarını alırken kesin olarak kullandıkları bir kriter, içsel bir yönelim içindeler. Öte yandan, dışsal yönelimi olanlar dini faydacı ve araçsal bir şekilde kullanıyorlar. Din onların kendi ilgi alanları için bir vasıta (güvenlik, sosyal statü, eğlence, kendini haklı çıkarma, kişisel bir hayat tarzı için destek v.b.) Her alanda olduğu gibi, pek çok kişi bu iki farklı yönelimi de kendi içinde bir arada barındırıyor.

Kabe etrafında namaz kılan insanlar

Arayışa yönelmek

İçsel ve dışsal yönelimin bir de alt-yönelimi var – arayış yönelimi. Varlığı bütünsel bir bakış açısıyla değerlendirerek önemli sorular soruyor. Böyle bir yönelim içinde olan insanlar dini şüpheleri pozitif bir şey gibi görüyor ve dini konular hakkında açık görüşlüler.

Arayış yönelimi, çelişkiler ve trajedilerle ilgili aklımızdaki varoluşsal sorular çerçevesinde açık ve dinamik bir diyaloğu teşvik edip cesaretlendiriyor. Arayış yönelimi kavramsal açıdan açık, eleştirel ve esnek. Ayrıca kuşkularla ve kişisel kimliği aramakla tanımlanan bir tutum.

çocuk Budist keşişler

Dini tutuculuk

Dini tutuculuk, insanlık ve Tanrı’yla (veya tanrılarla) ilgili esas hakikati şekillendiren bir dizi dini öğreti olduğuna inanmak anlamına geliyor. Bu hakikat kötü güçlere karşı koyuyor ve onlarla mücadele ediyor. Bu yönelimin takipçileri belli başlı değişmez geçmiş ibadetleri yapıyorlar.

Dini tutuculuğa yönelen insanlar Tanrı’yla özel bir ilişkileri olduğunu söylüyorlar. Başka herkesin hatalı olduğuna, kendi gruplarının ise her zaman haklı olduğuna inanmaya meyilliler. Bu da onların ön yargılara kapılmasına ve bu yargılarını sürdürmelerine yol açıyor. Onları başka gruplardan uzaklaştırıyor ve böylece başka grupları tanıma imkanı bulamıyorlar. Deneyimleri yalnızca kendi kalıplaşmış tiplerini tekrar tekrar onaylamalarına izin veriyor. Dini tutuculuk yönelimi içindekiler aynı zamanda dışsal yönelim içinde olmaya da meyilliler.

Tutuculuk kategorisinde olan başka bir tutucu dini organizasyon daha var – metin tutuculuğu. Bu yönelimde olan insanlar hakikatlerin kutsal metinlerde olduğuna inanıyorlar. Bu kişiler genellikle dini ayinlere katılıyorlar ve dini harfi harfine mecazdan uzak bir şekilde yorumluyorlar.

haç etrafında toplanmış insanlar

Dindarlık

Dini takip etmenin pek çok yolu var. Her grup ve her birey birbirlerinden farklı. Dinin türü ve içeriği her bireyin dinini farklı şekilde etkilese de insanlar farklı şekillerde uyum sağlıyorlar. Hiçbir din diğerinden iyi veya kötü değil. Hatta tutucu dini yönelimler bile diğerlerinden iyi veya kötü değiller.

Sorun, dini başkalarının üzerinde bir zorbalık aracı olarak kullanmaya çalıştığımızda ortaya çıkıyor. Dindarlığın farklı bir türüne adapte olmak kolay değil ve zaman istiyor. Arada saygı olduğunda, barış içinde birlikte var olunabilir. Aynı şekilde devletler, ne dini takip etmenin yalnızca tek bir şeklini insanlara empoze etmeye kalkışmalılar ne de sonuçlarını düşünmeden dini desteklemeliler.