Depresyonun Fiziksel Belirtileri: Vücudunuz Konuştuğunda

Ocak 26, 2019
Depresyonun fiziksel belirtileri psikolojik belirtilerle birlikte kendini göstermektedir. İnsanlar büyük çoğunlukla öncelikli olarak dikkatlerini baş ağrısı, sırt ağrısı, uykusuzluk ya da aşırı yorgunluk gibi problemlere vermektedirler.

Depresyonun fiziksel göstergeleri, beynimizin bizleri bazı şeylerin pek yolunda gitmediği konusunda uyarmasının bir yoludur. Bu karmaşık rahatsızlık sadece ruh halimizi ve düşüncelerimizi değiştirmekle kalmaz. Genellikle vücudumuz üzerinde yol açtığı etkiler yaygın bir biçimde acı, aşırı yorgunluk, enflamasyon, uyku problemleri vb. sorunlara neden olmaktadır. Bu yüzden depresyon kadar başka çok az rahatsızlığın insanı bu denli etkilediği söylenebilir.

Mental hastalıklar gerçekten hayatımızın bir parçası durumundadır. Bu tür rahatsızlıklar aslında fiziksel hastalıklarımızın da birçoğunun gerçek çıkış nedenidir. Ancak “sırtım ağrıyor, başımda ağrı var ya da karnım ağrıyor” demek ve hatta bazen de “hayat acı ve ağrılarla dolu” deyip geçiştirmek, çoğu zaman çok daha kolay gelmektedir. Çünkü eğer kesin olarak bildiğimiz bir şey varsa o da gerçeklerin çoğunlukla çok acı verici olduklarıdır.

Yaşadığımız başarısızlıklar, kayıplarımız, hayal kırıklıklarımız, ne yapacağımızı bilememek ya da nasıl davranacağımız hakkında karar verememek her zaman acıyı da beraberinde getirmektedir. Bunun da ötesinde, herhangi bir nedeni ya da belirli bir çıkış noktası olmadan derin bir duygusal acı hissine kapılmak oldukça yaygın olarak yaşanan bir durumdur. Bu bağlamda, nasıl açıklayacağımız hakkında hiçbir fikrimizin olmadığı ya da belirli bir tetikleyicisi bulunmayan, içimizi tamamen kaplayan inatçı bir sıkıntı karşımıza çıkabilecek önemli sorunlar arasında bulunmaktadır. Tahmin edebileceğiniz gibi depresyonun, aynı parmak izleri gibi binlerce şekli ve kendine özgü sayısız nedeni bulunmaktadır. İki farklı durum hiçbir zaman birbiri ile aynı özellikleri taşımaz.

Örnek olarak, anksiyete ile depresyonun iç içe olduğu bir karşım gerçekten de oldukça yorucu bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumu yaşayan hastalar genellikle aynı anda hem korku yaşadıklarını, hem de inanılmaz derecede yorgun hissettiklerini belirtmektedirler. Bu tür hastalar, aynı anda hem yalnız kalmak istediklerini hem de yalnızlık korkusu yaşadıklarını söylemektedirler. Ayrıca bir yandan kaçmak isteği hissederken aynı zamanda hareket edemediklerini de belirtmektedirler.

Depresyon ya da diğer herhangi bir rahatsızlıkla yaşamak zorunda olmak hiç kimse için kolay bir durum değildir. Ancak bunun yanında, bu tür sorunların anatomisini derinlemesine incelemek, karşı karşıya kaldığımız durumu daha iyi anlayabilmek için oldukça gerekli bir ihtiyaçtır.

“Eğer depresyonda bulunan bir kişiyi tanıyorsanız, ona kesinlikle neden bu durumda olduğunu sormayın. Çünkü depresyonun herhangi bir açıklaması bulunmamaktadır. Bunun bir cevabı yoktur. Herhangi bir yanlış yaptığınız söylenemez. Bu yüzden de kendinizi diğer insanlara karşı doğrulamak zorunda değilsiniz. Çünkü depresyon tıpkı bir hava durumuna benzer.”

– Stephen Fry

Kafasında karga olan adam

Depresyonun Fiziksel Belirtileri (Vücut Ağrıları)

Depresyon insanın canını acıtır. Bu durumu çok çeşitli şekillerde tanımlayabiliriz: felce uğratan bir hal, olumsuz ve hatta zarar veren düşünceler, keder, korku, üzüntü, ilgisizlik, cesaretsizlik… Ancak, bir kişiden depresyon nedeniyle her şeyden öte acı ve ağrı hissettiğini ve aslında (duygusal acıya ek olarak) fiziksel acıların da gerçek olduğunu  işitmek pek sık rastlanan bir durum değildir.

Texas Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2004 yılında yapılan çalışma ve benzerleri bizlere hep aynı bilgiyi vermektedir. Depresyonun fiziksel belirtileri oldukça yaygındır. Aslında tüm bu belirtiler ağrıyla ya da birtakım organik değişimlerle kanıtlanmaktadır.

Bu çalışmanın sorumlusu olan Dr. Madhukar H. Trivedi’nin ortaya koyduğu üzere, hastaların bir çoğu baş ağrısı, sırt ağrısı, uyku sorunları ya da sindirim problemleri gibi şikayetleri için en temel tedavi yöntemlerine başvururlar. Ancak aslında yaşadıkları tüm bu rahatsızlıkların depresyon belirtileri olduğunun farkında değillerdir. Şimdi hep birlikte, en fazla karşılaşılan depresyon belirtilerini inceleyelim.

 Yorgunluk, Ağırlık Çökmesi ve Genel Bir Ağrı

Her şey ağır gelir, her şey canınızı yakar. Vücudunuz çok yavaş hareket etmeye başlar ve bu durum sanki bir dalış elbisesi içinde baskı altındaymışsınız gibi bir his verir. Şüphesiz bu durum, depresif bozukluk yaşayan insanların büyük bir bölümü tarafından tecrübe edilen özelliklerden biridir.

Bunlara ek olarak, Boston Hastanesi yöneticisi Dr. Steven Targum’un bir çalışmasında da belirttiği gibi, depresyonda bulunan insanlar iyi bir gece uykusunun getirdiği faydalardan bile yararlanamazlar. 12 saat uyusalar dahi hala kendilerini çok yorgun olarak hissederler.

 Sırt Ağrısı

Eğer depresyon bağlantılı yaygın rastlanan ağrılardan bahsediyorsak, o halde sırt ağrısına değinmeden geçmek mümkün değildir. Bu sorun insana baş ağrılarından bile daha fazla rahatsızlık vermektedir. Depresyon ile sırt ağrısı arasındaki ilişkiyi anlamak için Emory Üniversitesinde 2016 yılında yapılmış olan bir çalışmaya atıfta bulnamamız gerekecektir. Bu çalışmada elde edilen bulgular neticesinde şu sonuçlara ulaşılmıştır:

  • Beyin bir tür alarm, korku ya da acı algıladığında, inflamatuvar yollar ile beyinde bulunan nöron çevrimleri arasında bir bağ oluşmaktadır. 
  • Bu durumda bir reaksiyon meydana gelir. Bağışıklık sistemi zayıflar, genellikle omurilikte, sinirlerde ve omurgada bir inflamatuvar tepki oluşur.

Acıya Karşı Daha Yoğun Hassasiyet

Depresyonun fiziksel belirtilerinden bir diğeri acı eşiğimizle ilgilidir. Birden her şeyin bize acı verdiğini düşünmeye başlarız. Bu basit bir dokunuş, hafif bir vuruş, hava sıcaklığındaki değişimler ya da farklı giysi çeşitlerinden kaynaklanabilir. Tenimiz ve algılayıcılarımız daha hassas bir hale geldiklerinden dolayı daha fazla acı hissetmeye başlarız.

vücut

Sindirim Sorunları

Depresyon, insanların sıklıkla her türlü sindirim sorunu yaşamalarına neden olan bir rahatsızlıktır:

  • Kramplar
  • Yavaş sindirim
  • Aşırı hassas bir kolon
  • Karın ağrısı
  • Sürekli tokluk hissi…

Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada da belirtildiği gibi, beynimizle sindirim sistemimiz arasında çok yakın bir ilişki bulunduğunu unutmamamız gerekmektedir. Stres, anksiyete, korkularımız, acılarımız, ve yaşadığımız üzüntüler gibi faktörlerin, yemek borusundan kolona kadar bir dizi değişimlere yol açtığını göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır.

Göz Problemleri

Bu bilgi oldukça dikkat çekici ve ilginçtir. Depresyonun fiziksel belirtilerinden bir diğeri kontrast algısı ile ilgilidir. Bu küçük görme bozukluğunda, rahatsızlığı yaşayan kişi nesnelere odaklanma konusunda zorluklar yaşar. Nesneleri sadece bir miktar bulanık görmekle kalmaz, aynı zamanda siyah ve beyaz renkleri birbirinden ayırma konusunda da bir miktar zorluk çeker.

Harvard Üniversitesinde yapılan çalışma ve benzerleri, bir kişinin depresyonda olduğunda dünyanın ona daha renksiz ve siyah beyaz şeklinde göründüğüne işaret etmektedir. Bu tür durumlarda mavi ve gri tonların sanki her tarafı kaplamış olduğu gibi bir algı oluşmaktadır. Bu psikolojik durumu yaşayan insanların büyük bir kısmında böyle bir problemin ortaya çıkması gerçekten de çok çarpıcı bir durumdur.

Bal rengi bir göz

Sonuç olarak, yukarıda da değindiğimiz gibi depresyonun fiziksel belirtilerinin çok sayıda olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Ancak bunun yanında, hissedilen rahatsızlıkların tamamının mutlaka bir dizi duygusal ve bilişsel değişiklikler eşliğinde gerçekleştiğini de aklımızdan çıkarmamamız gerekmektedir. Bu sayede depresyonun klinik resmini şekillendirme şansına sahip olabiliriz.

Bu sorunun tipolojisi ve bizim bununla nasıl bir biçimde yüzleşmemiz gerektiği konusu, mutlaka bir profesyonel tarafından karar verilmesi gereken bir durumdur. Buna karşın, yaşadığımız depresyonun türü ne olursa olsun, mutlaka bir tedavi yönteminin bulunduğunu da aklımızdan çıkarmamalıyız. Bir iyileşme hissettiğiniz andan itibaren belirttiğimiz fiziksel belirtilerin bir çoğunun da ortadan kalktığını göreceksiniz. Zihnimiz sakinleştiğinde vücudumuz da duygusal sağlığımız ile uyumlu bir biçimde kendisini organize etme konusunda alarm sinyalleri vermeyi bırakacaktır.