Çiftler Arasında Olumsuz Etkileşim

Mart 13, 2021
Bazen ne kadar uğraşırsanız uğraşın partnerinizle tartışmalarınız bir türlü bitmez. Bu noktada insanların birbirleri ile olan iletişiminin dinamiklerini bilmek size fayda sağlayacak ve bu tür olumsuz etkileşimleri sonlandırmanıza yardımcı olacaktır.

Sahip olduğumuz her türlü duygusal bağda, güncel deyimiyle mutlaka “hem iyi hem de kötü günler” yaşarız. Bu bağlamda, özellikle çiftler arasında bu tür dinamikler olumsuz etkileşim de dahil olmak üzere daha belirgindir. Çünkü çiftler birbirleri ile en fazla vakit geçiren ve yakın ilişki içinde olan insanlardır.

Bazen ilişkilerimizin durumunun şans eseri ya da rastlantı sonucu oluştuğunu düşünürüz. Ancak aslında ilişkinin gidişatı tamamen bizim davranışlarımız ve hareketlerimize bağlı olarak gelişir. Bu nedenle aşağıda, parterinizle aranızdaki negatif etkileşimlerin yarattığı durgunluğun üstesinden nasıl gelebileceğinizi inceliyoruz.

Sizin de başınıza pek çok kez gelmiştir. Ne kadar çabalarsanız çabalayın bazen partnerinizle tartışmaya girmekten bir türlü kaçamazsınız. Niyetiniz ve amacınız böyle bir durumdan kaçmaya çalışmak olsa bile, ufak bir hareket ya da bir kelime yanlış anlaşılır ve göz açıp kapayıncaya kadar tartışma başlamıştır bile.

Endişeye kapılmadan ya da ilişkiyi sonlandırmayı düşünmeden önce insanların birbirleri arasındaki iletişimin nasıl gerçekleştiğini ve buna nasıl müdahale edebileceğinizi bilmek çok önemlidir.

tartışan çift

Çiftler Arasında Olumsuz Etkileşim ve Nedenleri

Biriyle birlikte yaşadığımızda, o insanla en iyi anlarımız kadar en kötü anlarımızı da paylaşırız. Bu insan bizim stresli durumlarımıza, fiziksel ve mental yorgunluklarımıza, kızgınlığımıza ve kötü ruh halimize şahit olur.

Bir ilişkinin dengeli olması gerekir. Ancak ortak bir hayat paylaşırken bazı zamanlarda karşımızdaki kişinin %20 katkı sağlarken bizim %80 katkıda bulunmamız gereken anların olabileceğini bilmemiz gerekir. Elbette kimi zaman da bunun tam tersi olacaktır.

Yani olumsuz bir cevapla, bir yorumla ya da talihsiz bir davranışla karşı karşıya kaldığımızda kendimize güvenli olmak ve bizi rahatsız eden şeyi karşımızdaki kişiye açık ve saygılı bir biçimde ifade ermek çok önemlidir. Ancak çoğu kez bu şekilde davranamayız. Tam tersine partnerimize karşı gücenir ve umursamaz davranır, ayıplar ya da sessiz kalmayı tercih ederiz. Ya da bunların aksine aynı şekilde kırıcı bir biçimde aşırı reaksiyon gösteririz.

Eğer bu durum zamanında ve tadında bırakılırsa büyük bir sorun çıkarmaz. Fakat ortaya çıkan problemler genel olarak bu tür olumsuz iletişim biçimlerinin sürdürülmesinden kaynaklanmaktadır.

İletişim Tarzı Sürme Eğilimindedir

İki kişi arasındaki iletişim sürekli bir geribildirim içerir. Etrafımızda bulunan insanlarla konuştuğumuzda sıfırdan başlamayız. Yani onlarla kurduğumuz iletişim, daha önce onlar hakkında zihnimizde oluşan algı temeline dayanır. Eski etkileşimlerin yarattığı imaj onlara karşı ya daha olumlu ya da olumsuz bir biçimde davranmamamıza eğilimli hale gelmemize yol açar.

Aynı durum çiftler için de geçerlidir. Bazı ilişkilerde çiftler çok nadir bir biçimde tartışırken bazılarında ise hiç bitmeyen kavgalar ve tartışmalar yaşanır. Bunun nedeni belirli iletişim biçimlerinin yerleşmiş ve sürekli bir biçimde devam ediyor olmasıdır.

Partneriniz sizi kızdıran bir cümle sarf eder ya da bir şey yapar. Siz de buna agresif, incitici ya da duygusuz bir biçimde karşılık verirsiniz. Buna karşın karşınızdaki insan kırılır ve yine uygun olmayan bir biçimde karşılık verir. Sonuçta ikiliden hiçbiri diğerine eliniz uzatmaz ve birbirlerini suçlamaya devam ederler.

Diğer insanın rahatsızlık verici tüm cümlelerini ve hareketlerini net bir biçimde hatırlarız. Ancak partnerimizle aramızdaki bu olumsuz etkiletişim serisinin sürüp gitmesine kendimizin de nasıl katkı verdiğimizin farkına varmayız.

evli çift tartışıyor

Partnerinizle Aranızdaki Olumsuz Etkileşim: Nasıl Kırarsınız?

Bu tür durumları çözüme kavuşturmak gerçekten zordur. Çünkü suçlunun hep karşımızdaki kişi olduğunu düşünürüz. Bu nedenle de ilk adımı atması gerekenin de o kişi olduğuna inanırız. Eğer bu olumsuz dinamikleri her iki kişinin de beslediğinin farkına varsak hızlı ve basit bir biçimde çözüme ulaşmamız mümkün olacaktır. Yani bu eylemsizliği bir an önce kırabilir ve daha olumlu bir ortamın oluşmasına katkı sağlayabiliriz. Yapmamız gereken tek şey karşı tarafın davranışlarına göre tepki vermeyi bırakmak ve aramızdaki iletişimin gelişmesi için nasıl davranmak, ne tür sözcükler sarf etmek ya da nasıl bir etkileşime ihtiyaç duyduğumuza karar vermektir.

O nedenle ilk adımı siz atın ve gidişatın yönünü değiştirin. Partnerinizle olumsuz etkileşimler sürme eğilimi gösterir ancak olumlu olanlar da aynı şekilde devam eder. Bu yüzden ilişkiye olan katkınızı değiştirdiğiniz anda aranızdaki iletişim şekli de değişecektir. Bu noktada artık önemli olan kimi suçlayacağınız ya da neyi kimin yaptığı değildir. Çünkü bu sürece her ikinizin de katkı sağladığınızın bilincinde olursunuz. Ve bu olumlu etkiyi ilk yaratan kişi siz olabilirsiniz. Bu adımı atmak tamamen sizin elinizdedir.

Zaman içinde bu tür durumlarla karşı karşıya kaldığınızda daha sorunun hemen başlangıcında problemin farkına varırsınız. Yani olumsuz etkileşimin nasıl hızlı bir biçimde bir krize doğru ilerlediğini görür ve böyle bir aşamaya geçmemek için hemen gereken önlemleri alırsınız. İşte bunun için karşınızdaki insanın neler yaptığını düşündüğünüz gibi kendi yaptıklarınızı da gözden geçirmeniz çok önemlidir.

  • Aragón, R. S., & Díaz-Loving, R. (2003). Patrones y estilos de comunicación de la pareja: Diseño de un inventario. Anales de Psicología/Annals of Psychology19(2), 257-277.
  • Hurtarte, C. A., & Díaz-Loving, R. (2008). Comunicación y satisfacción: analizando la interacción de pareja. Psicología Iberoamericana16(1), 23-27.