Beynin Daha Önce Bilinmeyen 97 Alanı

Ocak 8, 2020
İnsan Konnektom Projesi beynin daha önce bilinmeyen 97 alanını tespit etmiştir. Açıktır ki, beyin ile ilgili öğrenmemiz gereken çok daha fazla şey var.

Beyin büyüleyici bir araştırma konusu olmaya devam etmektedir. Biz daha fazla şey öğrenmeye devam ettikçe ortaya daha fazla soru ve sürpriz çıkmaya devam eder. Örneğin, Washington Üniversitesindeki bazı araştırmacılar beynin daha önce bilinmeyen 97 alanını gösteren yeni bir beyin haritası yapmışlardır.

Beynin grafik temsiline beyin haritası adı verilir. Bilim insanları beynin farklı alanlarını ve bu alanların aktivitelerini göstermek için farklı nörolojik görüntüleme teknikleri kullanmaktadır. Beyin haritaları tanı koymak için kullanıldıklarında beyin sağlıklı mı, yoksa bazı anomalilere mi sahip, bunu gösterebilir.

Washington Üniversitesindeki araştırmacılar farklı tipte bir beyin haritası yapmak amacıyla St. Louis Missouri, Oxford, Londra, Minneapolis ve Nijmegen’den bilim insanlarıyla bir araya gelmişlerdir. Bu araştırmacıların hedefi serebral korteksteki tüm alanları tanımlayabilmek için en yeni teknolojileri kullanmaktı. Bunun bir sonucu olarak da beynin daha önce bilinmeyen alanlarını keşfettiler.

“İnsanlar sık sık beyne ilgi duymaya nasıl başladığımı sorarlar; benim retorik cevabım ise şu: ‘Biri nasıl beyinle ilgilenMEyebilir ki? ‘İnsan doğası’ ve bilinç adı verdiğimiz her şey beyinden doğar.”

– Vilayanur S. Ramachandran

Bir beyin çizimi.

Araştırma Metotları

Beynin bu daha önce bilinmeyen alanlarını tanımlayabilmek için bilim insanları 210 gönüllü buldular. Bütün gönüllüler gençti ve tamamıyla sağlıklıydı. Hedef, sağlıklı beyinler üzerine çalışmaktı.

Araştırmacılar mevcut olan en yeni teknolojileri kullandılar, bunların içerisinde beynin farklı yerlerindeki özellikleri ve kontrastları tanımlayabilme yeterliliği olan yazılımlar da vardı. En basit şekliyle anlatmamız gerekirse her alanın dijital ayak izlerini tespit ettiler.

Bu çalışma aynı zamanda ölüm sonrası araştırmalardan elde edilen verileri de içeriyordu. Bilim insanları bu beyinlerin bazı kısımlarını bulgularını güçlendirmek, onaylamak ya da kesinleştirmek için güçlü mikroskoplar altında incelediler. Beynin daha önce bilinmeyen 97 alanını gösteren tam çalışmayı Nature Communications dergisi yayınladı.

Nöroloji ve Beynin Daha Önce Bilinmeyen Alanları

Nöroloji sadece bir asırdan biraz daha fazla süredir var olan kısmen yeni bir alandır. Başlangıçtan beri nörologlar serebral korteksin farklı bölge veya “modüllere” bölünmüş olduğunu ve her bölgenin farklı ve özelleşmiş bir işlevi olduğunu savunmuştur. Bu bölgeleri haritalamak ilk etapta aşırı derecede zordu çünkü teknoloji kesin değildi.

Beyni haritalayan ilk insan Alman bilim insanı Korbinian Brodmann’dır ve bunu 1909’da yapmıştır. Kendisinin çalışmaları beynin 51 farklı bölgesi olduğunu göstermiştir. Brodmann’ın haritası bugün hala geçerlidir ve büyük ölçüde değişmeden kalmıştır.

Brodmann’dan sonra gelen nörologlar Brodmann’ın araştırmasını beyin hasarı vakalarından alınan verilerle tamamlamışlardır. Yaralanmalar, felçler veya tümörler bilim insanlarının bunların motor fonksiyonlar, görsel fonksiyonlar ve benzeri fonksiyonları etkileyip etkilemediğini test etmesini mümkün kıldı. Bundan sonra ise, şimdiye kadar olan süreçte beyin haritalaması ile başka bir önemli ilerleme gerçekleşmemişti.

Bu yeni beyin haritalaması türünden sorumlu olan bilim insanları Matthew Glasser ve David Van Essen’dır. Bu bilim insanları haritalarını üç kriteri göz önünde bulundurarak tasarlamışlardır: işlev, yerel mikro-mimari ve bağlantısallık. Bu kriterler beynin çeşitli bölgeleri arasındaki farkları belirlemiştir.

Mavi bir ışıkla aydınlatılmış bir beyin.

Bu Proje Beyin İle İlgili Hangi Yeni Bilgileri Gün Işığına Çıkardı?

Öncelikle, bilim adamları serebral korteksin her yarım küresinin 180 kortikal bölge içerdiğini doğrulayabildiler. Bunlar arasında beynin daha önce bilinmeyen 97 bölgesi de vardı. Bu yeni harita, bilim insanlarının bu bölgeleri dikkat çekici bir netlikte görmelerini sağlamıştır. Bu neredeyse siyasi bir sınır haritasına bakmak gibi bir deneyimdir.

Çalışmaya İnsan Konnektom Projesi adı verilmiştir. Amerika Birleşik Devletlerindeki Ulusal Sağlık Enstitüleri çalışmayı finanse etmektedir. Araştırmacılar bulgularını yorumlamayı henüz bitirmemiş oldukları için projenin bitmesine daha çok vardır. Ayrıca, bilim insanları beynin daha önce bilinmeyen bu alanlarının işlevleri hakkında hipotezler geliştirmeye yeni yeni başlamışlardır.

Bölgelerden biri, 55b denilen bölge, araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Çünkü bu bölge kişi bir hikaye dinlediğinde aktive olan bir bölgedir. Özellikle alışılmadık olan bir başka bölge de POS2’dir. Bilim adamları bu bölgenin çalışma modelinin diğer bölgelerin çalışmasından çok daha farklı olduğunu gözlemlemiştir ve son derece özelleşmiş işlevleri kontrol ediyor olabileceğine inanmaktadırlar.

Doğrusunu söylemek gerekirse, İnsan Konnektom Projesi bu konunun yüzeyini sadece biraz kazıyabilmiştir. Keşfedilecek daha çok fazla şey vardır. İnsanların en yüksek entelektüel işlevinden sorumlu olan prefrontal korteks daha çok az araştırılmıştır. Umarız ki bu ilk adım daha uzun yıllar sürecek araştırmalara kapı açacaktır. Acaba bundan sonra beyin hakkında ne tür sürprizler keşfedeceğiz?

  • Casino, G. (2012). Conectoma Humano, el gran proyecto de la neurociencia. Alfa, (17), 16-19.