Yeni Teknolojiler Beynin Çalışmasını Etkiliyor mu?

Nisan 13, 2019

Yeni teknolojilerin beynin çalışmasına hiç etki etmediğini düşünmek saçma olurdu. Hatta, bilgisayarlar ve adı üstünde “akıllı telefonlar” beynin çeşitli işlevlerinin uzantılarıdır. Bu cihazlar, bizim üstün olan becerilerimizi daha kolay yaşamamızı sağlamak için tasarlanmıştır.

Benzer şekilde, yeni teknolojilerle karşılaşmamız, birçok aktiviteyi yaparken düşündüğümüz şeyleri de değiştirmiştir. Tıpkı Homo sapienlerin ellerini kullanmayı öğrenmesinin beyinlerinde değişime yol açması gibi, bugün biz de bazı işleri yapma şeklimize göre değişmekteyiz.

Şimdiye kadar, beyinde radikal değişimler olduğuna dair bir çalışma yapılmamıştır. Bu olanlar, sadece küçük değişimlerdir. Peki ya bu bizi nereye götürecek? Bunu henüz biz de bilmiyoruz. Bildiğimiz şey ise, bazı becerilerimizi kaybederken bazı yeni beceriler kazandığımız.

“Teknoloji hiçbir şey değildir. Asıl önemli olan insanlara inanmanız, onların iyi ve akıllı olduğunu görmeniz ve eğer onlara gerekli araçları verirseniz harikalar yaratacaklarını bilmenizdir.”

– Steve Jobs

dişliler olan beyin

Ezberlemekten aratmaya: yeni teknolojilerin etkisi

Yeni teknolojiler hayatımıza girmeden önce hafızamızı çok daha fazla kullanıyorduk, çünkü eskiden bir şeyleri sonradan bulmak için not alsak dahi, bilgiye şu an olduğu kadar hızlı erişimimiz yoktu. Kendimize notlar, telefon rehberleri ve hatta bazı bilgileri daha kolay hatırlayabilmek için özel ipuçları hazırlıyorduk.

Yeni teknolojilerin ortaya çıkmasıyla birlikte hafıza önemini kaybetmeye başladı. Çünkü dolaşan çevrimiçi bilginin miktarı gerçekten çok fazla ve yorucu. Hiçbir hafıza, bu kadar bilgiyi sürekli bir şekilde muhafaza edemez. Yani, hafızamız da değişti. İnsanlar artık hatırlayacağı verileri seçiyor. Aynı şekilde, geçmişte sahip olduğumuz hafızaya sahip değiliz ya da artık hafızamıza eskisi gibi güvenemiyoruz.

Bunun sonucunda, ihtiyacımız olan bilgiyi aramak için daha fazla beceri geliştiriyoruz. Yeni teknolojilerle ilk karşılaşmamız kafa karışıklığına sebep oldu. Birçok insan cevabını istediği sorular için nereye bakacağını başta bilemedi. Bu şimdi geçmişte kalan bir durum. Şimdi, veri araştırma için daha fazla beceriye sahibiz ve bu verinin geçerli olup olmadığını da daha kısa sürede anlayabiliyoruz.

Video oyunları ve çevresel vizyon

Video oyunlarının takıntılı davranışlara yol açtığı, beynimize çok az katkısı olduğu ve hatta insanları hasta ettiği yönünde birçok tartışma vardır. Ayrıca, video oyunu oynayanların gerçeklik hissini kaybettiği ve kendilerini dünyadan izole ettikleri de düşünülmektedir.

Her ne kadar bu durumlar aşırıya kaçıldığında doğru olabilse de video oyunlarının zihnimizi test etmek için ilginç kaynaklar olduğu da doğrudur. Örneğin, bu oyunlar sayesinde, çevresel vizyonumuzun duyarlılığını geliştirebiliriz. Bu durum, özellikle savaş oyunları için geçerlidir.

Görsel sistemin gözümüzü bir şeye dikerek odaklanmamızı sağlayan ve onu tüm detaylarıyla incelememizi sağlayan bir merkez odağı vardır. Aynı zamanda, çevredeki bazı detayları alan ve çeper denilen bir bölge daha vardır. Savaş oyunlarında, düşmanlar çok çeşitli açılardan üzerimize gelebileceği için daha geniş bir alana odaklanmak zorunda kalırız.

oyun konsolu

Mobil cihazlar ve sosyal ağlar

Cep telefonlarının kullanım oranı son on yılda katlanarak arttı. Bu cihazları vücudunun bir parçası gibi kullanmayan insanların sayısı çok azdır. Bu cihazlar ve sosyal ağlar sayesinde birçok mesaj, veri ve her türlü bilgi alışverişi yapılmaktadır.

Bu kavram üzerinde çalışan bazı araştırmacılar, cep telefonu kullanan insanlarda beynin eli kontrol eden bölümünde değişiklik olduğunu öne sürmektedir. Son zamanlarda yeni telefonlarda baş parmağın kullanımının artmasıyla birlikte beynin bunu kontrol eden bölgesi büyük oranda gelişmiştir.

sosyal medya

Sosyal ağlar konusunda ise hala birçok konu gizemini korumaktadır. Hiç kimse artık başkalarıyla iletişime geçme ve davranış şekillerimizin değiştiğini inkar edemez. Bu tabi ki, beyinde bazı işlevlerin değişimini de beraberinde getirmiştir. Bununla beraber, şimdiye kadar bu değişimler henüz saptanmamıştır. İnsanlarla iletişime geçme ve sosyalleşme alışkanlıklarımız değişiyor ve biz bu değişimlerin sonuçlarını hayal bile edemiyoruz.

Şüphesiz ki, yeni teknolojiler yaşama şeklimizi çok büyük oranda değiştirdi. Uygarlıktaki tüm diğer değişimler gibi, bu da geri alınamaz gibi gözüküyor. Tabi ki, yeni gelen ya da eksilen şeyler olacaktır. Yeni teknolojiler, insan beyninde yeni bir başlangıcı temsil ediyor. Şimdi biz de bunu keşfetmeli ve potansiyelini tamamen kullanmaya çalışmalıyız.