Başkasının Başarısından Kendinize Pay Çıkarmayın

· Kasım 15, 2017

Başkalarının başarısından kendisine pay çıkaran insanlarla karşılaşmışsınızdır.  Böyle insanlar, başkalarının başarısını kendisininmiş gibi gösterip bu durumu bilmeyenlerin taktirini kazanmaya çalışırlar. Kimsenin bu sırrı anlayamayacağını düşünür ve bu kör bağlılıktan istifade etmeye çalışırlar.

Ancak onlar yalan söyleyip insanları kandırdıkça, vicdanları bir adım öne geçir daima gerçeği hatırlatıyor. Buna örnek olacak pek çok durum yaşanıyor; bazıları unutulup gitmişken bazıları kalıyor. En yaygın olanlardan biri ise intihaldir. Doktora tezleri, resimler, şarkılar, internet içerikleri ya da edebi eserler: hepsinde intihal görülebilir.

“İntihal bir başkasının işini, fikrini veya sözlerini, gerçekte bunların sahibi olan kişiye atıfta bulunmadan kendine aitmiş gibi kullanmaktır.”

– Real Academia Espagnola

İntihalin ardında, onaylanma ihtiyacı yatıyor

Bazı insanlar ne kadar değerli ve önemli olduklarını karşı tarafa kabul ettirmek için kişilikleri hakkında bile yalana başvurabiliyorlar. Sağlam, sürdürülebilir yalanlar söyleyip sahip olmak istedikleri türden bir hayatın içinde yaşamaya başlıyor veya kendileri daha önemli biriymiş gibi göstermek için başarılarını abartarak anlatıyorlar. Bazıları için onaylanma ve beğenilme açlıkları tatmin edilinceye kadar bu oyunda her şey mubah. Aldatma geçmişlerine bakarsanız (buna kendi kendini aldatmak da dahil), muhtemelen dışarıdan gelecek onaylamaya ne kadar fazla ihtiyaç duyduklarını göreceksiniz. Onaylanma arzuları o kadar yoğunlaşır ki, gerçekte sahip oldukları asla yeterli gelmediğinden hep yalan söyleme ihtiyacı hissederler. Eğer bu girişimle sonucu belirleyecekse, başkasının başarısını sahiplenmek bile olsa bu riski göze almaya hazırdırlar.yalan söylemek

Bu girişimlerin ve niyetlerin tümü sahtekarlıkla beslenir. Çünkü insanlar onları aslında kendi yarattıkları şeyler için alkışlamazlar. Bir başkasının yarattığını beğenir ve onu alkışlarlar. Bu ise sahtekarlık yapan insanla sonsuza kalacak acı bir geçektir. Öyle ki bu gerçek her gün bilinçlerine baskı yaparak yalanların bu gerçeği örtmesine engel olur.

Gerçek benliğinize ulaşmak için kendi başarılarınızı yaratın

Neden kendi başarılarınıza odaklanmıyorsunuz? Neden kendi başarınızı yaratmak varken başka insanların başarısına ortak olmaya çalışıyorsunuz? Kendi emeğiniz için alacağınız dürüst ve içten bir alkıştan daha güzel bir hediye olabilir mi? Her zaman ortaya çıkardığın şeye bakıp kendinizle gurur duyabilirsiniz böylece.

Chilliada’nın söylediği gibi, “orijinal olanın kökten geldiğini unutmayın”. Bu çok doğru bir söz. Tarih boyunca tüm yaratılanlar, sanat bir önceki örneklerinden ilham almış, ilham alınan o kök benzersizliğini korumuştur. Elbette herkes başka birinden ilham alıp etkilenebilir ancak bir başkasından ilham almak ve utanmadan başkasının işini kopyalamak arasında çok büyük bir fark vardır.

Kendini aldatmak (dolayısıyla başkalarını da aldatmak) kendi özünden uzaklaşmak anlamına geliyor. Bu, kendiniz olmayan birine dönüşmek istemektir. Orijinal bir şey yaratma fikrini reddetmektir. Kolay olanı seçmek anlamına gelirken, vicdanınızı cezalandırmak için de bir sebep yaratılmış olur.

Sahtekarlık yapmak özgün olmanın tersidir

Bu hata, özgün olmaktan uzak anlık tatmin çok uzun sürmez. Sayılı günü vardır. En sonunda söylenen bütün yalanlar başıboş kalır. Gerçeği artık gizleyemez olur ve eninde sonunda ortaya çıkıp yalan söyleyen kişiyi zor durumda bırakır; yine de bu kişi başka yalanlarla hatasını telafi etme yoluna gider.

Kendi başarılarınıza odaklanırsanız daha özgün işler ortaya koyabilirsiniz.  İyisiyle kötüsüyle, kendiniz olmaya daha da yaklaşırsınız. Çünkü yarattığınız şey tümüyle sizin ürününüzdür ve en benzersiz yanınızdan doğmuştur. Gerçeği yaratmak sizi özgür kılar. Gizlemenin ve aldatmanın zincirlerinden kurtulmuş; sizin olmayan bir şeyi korumaya çalışmanın yükünü üzerinizden atmış olursunuz. Dahası, kendinizle gurur duymak için muhteşem bir neden yaratmış olursunuz.

Freddie Mercury’nin basit ama  anlamlı sözlerine kulak verelim:

“Sonunda kazanan, doğal ve gerçekten özgün olandır bence.”

Ancak her şeyden önemlisi, özgün olmak öncelikle kendini aşmaktır. Kendi gerçek özünüze sahip çıkmaktan daha büyük bir zafer olamaz!