Anosognozi: Kişinin Yetersizliklerini Fark Edememesi

· Temmuz 6, 2017

1895 senesinde Von Monakov bir kaza sonrası kısmi körlük yaşayan bir hastasından söz etmişti. Bu hastanın ilginç yanı, eksikliğinin farkında olmamasıydı. Fakat bu durum 1914 senesinde  Babinski’nin Paris Nöroloji Topluluğu’na sunduğu iki hastanın durumuyla açıklık kazandı. Hastalar, vücutlarının sol kısmında yarı felç geçirmişti ve motor becerilerindeki kusurların farkında değillerdi. Buna karşılık, anosodiyaforya yani hastalığın tamamen göz ardı edilmesi durumu ortaya kondu.

Anosognozinin tanımı

Prigatano’ya göre Anosognozi beyin işlevsizliğine sahip bir hastanın nörolojik ve/veya nöropsikolojik işlevinin kötüleşmesinin farkında olmadığı klinik bir fenomendir. Doktor ve hasta yakınları ise hastadaki sorunun farkındadır. Bu farkında olmama durumu, hastanın aşırı uyarılması, genel bir bilişsel hasar görmesi ya da kendini inkar mekanizması göstermesiyle açıklanamaz. Yaralanmanın sebebi, durum sırasında anosognozi gösterme ihtimaline karşı kayıtsızdır. Dolayısıyla, bu durum, farkındalıkta yer alan beyin bölgelerini anotomik bir şekilde etkiler. Bunun sonucunda kusurları tanıma ve kusurların şiddetini kestirebilme yetisi hasar görür. Kendimize dair farkındalığımız şeklinde anladığımız ‘özümüz’, bir kenara atılır ve bizim parçamız olarak yaralanma hakkındaki bilgi işlenemez. Sanki bu durum yok gibidir. 

Teşhis kriterleri ve komorbite

Teşhis için özel kriterler olmasa da  Consortium in Clinical Neuropsychology (2010) tarafından hastalığın teşhis ve tasnifine yardım etmek için aşağıdaki kriterler yayınlandı:

  1. Fziksel, nöro-bilişsel ve/veya psikolojik kusur ya da bir hastalıktan muzdarip olmanın bilincinde olmama.
  2. Kusurun inkar şeklinde şu şekilde görülen değişimler: “Neden buradayım, bilmiyorum,” “Neyim var bilmiyorum,” “Bu egzersizleri hiç doğru düzgün göstermediler, o yüzden yapamıyorum,” “Hasta olduğumu söyleyen başkaları.”  
  3. Değerlendirme araçları ile kusurların kanıtı.
  4. Sıkıntının akraba ya da tanıdıklar tarafından fark edilmesi.
  5. Günlük yaşam aktivitelerinin negatif etkilenmesi.
  6. Sıkıntı, kafa karışıklığı ya da bilincin farklı durumları bağlamında yaşanmaz.

Bu sıkıntı başka hastalıklarla eş zamanlıdır:

Nörolojik: nörovasküler hastalıklar, Alzheimer orta düzeyde bilişsel hasar, tümörler, fronto-temporal demans, travmatik beyin hasarı, kortikal körlük, epilepsi, ve posterior kortikal atrofi.

Psikiyatrik: şizofreni ve kişilik bozuklukları. Semptomatik bir açıdan bakıldığında anogsonozi; hemineglect, prosopagnozi, amnezi, Korsakoff sendromu, Anton sendromu, hemigleia, dysexecutive sendrom, constructive apraxia, aphasia Wernike vs. ile ortaya çıkabilir.

Tedavi ve sonuçları

Şu an için etkili bir tedavi yok. Pek çok dışavurumu olan bir hastalık olduğundan bazu yazarlar bunu bir hastalık, bazıları ise sendrom ya da semptom olarak tanımlıyor. Yine de tanımına dair belli bir uzlaşma vardır. Anosognozi,birden çok nörolojik hastalıkta ortaya çıkabilir ve her kusur için farklı gibi gözükmektedir. Bundan muzdarip insanlar için günlük hayattaki pratik anlamlarını göz önüne aldığımızda, bu hastalığı erken tanımlamak öndemidir. Bundan muzdarip insanlar:

  • Tedaviye devam etmede güçlükler yaşar.
  • Hastalığın evrimi ve rehabilitasyon konusunda tahmin yürütemez.
  • Farkında olmadıkları için düşme ve yaralanma riskiyle karşılaşırlar.
  • Bilgiyle karşılaşma sonucu ruh hâlinde değişim yaşar: sinir bozukluğu, öfke,depresyon.
  • Farmalojik ve tıbbi tedavileri yönetemez.
  • Durum ve hastalıklarının sosyal bakımdan anlayamaz.
  • Sosyal ve çevre desteğinden mahrum kalırlar.
Resim: Patrick Hoesly