Agamy: İlişki Yaşamanın Yeni Bir Yolu

Nisan 15, 2019

Yeni tür ilişkiler şu anda sosyal alanı istila etmiş durumda. Çokaşklılık, açık ilişkiler ve ilişki anarşisi en yenilikçi kavramlardan sadece birkaçı. Bu bağlamda, bize düşünecek çok şey veren ve az önce bahsettiğimiz türleri aşan yeni bir terim ortaya çıktı. Bu terim “agamy”dir.

Bu kavram 2014 yılında icat edildi. Bu kavram; gamos (birlik, evlilik) fikrinden vazgeçti ve yeni bir sosyal ve ilişki modeline odaklandı. Bu fikri sevenler, ihtiyaç duymanın paylaşmayan ve kısırlaştırıcı hissi olmadan, özgür sevginin ötesine geçen bir şeyi savunuyorlar.

Agamy temelde ilişki modellerinin kurulmamasını savunur. Toplumumuzda hüküm süren sevgi modelinin ataerkil çıkarlara hizmet eden ideolojik bir alt sistem olduğunu belirtir. Bu da, sistemin bizi kontrol altında tutmak için bize bu duyguyu bir yabancılaşma biçimi olarak dayattığı anlamına geliyor. Hepimizin aynı şeyi istemesi bekleniyor. Sistem, bizi köleleştirip mutsuz etse bile, belirli tanımların mantıklı olduğunu düşünmemizi istiyor.

kalpten birçok ok çıkıyor

Agamy’i uygulayan birçok insan bunu gözünü açtıktan sonra yapar. Bazıları, ilişkinin artık başa çıkılamayacak dereceye gelen zehirlilik seviyesinden dolayı ilişkiyi bitirir. Kıskançlık, sahiplenme, kötüye kullanma ve boğucu bir bağımlılık, ilişkinin gerçek aşka dayanmadığına işaret eden tehlikeli işaretlerdir.

Öte yandan, tamamen özerk ve özgür olmaktan zevk alan insanlar vardır. Bazı bireylerin cinselliği istedikleri gibi deneyimlemeyi sevdikleri doğrudur. Eleştirmenler bunun alışıla gelen sevginin sürekliliğini tehlikeye attığını belirtiyor. Agamy’nin temel prensiplerini analiz etmek, bu sosyal modeli daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

Cinsellik yerine erotizmi tercih etmek

Agamy, cinselliği, ilişkilere özel (tek eşli veya çok eşli olsun), kutsal bir şey olarak görmez. Her insanın yaşaması gereken doğal ve sağlıklı bir şey olarak görür. Bununla birlikte, cinsellik, kendisini bir özgürlük ve öz sevgi biçimi olarak yüceltmelidir.

Agamy, cinsellik yerine erotizmi tercih eder, çünkü heteroseksüellikten öteye geçen yeni türden spesifik olmayan ilişkilerin yaratılmasını onaylar. Bununla birlikte, zorunluluk olması bir yana dursun yapmak istemediğimiz bir şeyi asla yapmamamız gerektiğini, unutmamak gerekir.

Sevgiyi ve beraberinde getirdiği baskıyı reddetmek

Bu açıdan romantik aşk ve romantik aşkın idealleşmesi bir yanılsamadır. Kıskançlık, sahiplenmek ve takıntının, rasyonel insanlarda yeri yoktur. Bu olumsuz duygular, refahımızı tehlikeye sokar ve azaltır. Agamy, uyumlu bir sosyalleşme karşılığında paylaşımsızlık duygusundan ayrılmayı kabul eder.

Bunun üzerine, baskıyı asla aşk kavramına bağlamamalıyız. Bunun sebebi, bilgeliğimizin ve doğal dürtülerimizin, siren çağrılarına ve bunlara karşılık gelen dramlara üstün gelmesidir.

yerde kafa kafaya verip yatan dört kişi ve agamy

Geleneksel bir aileye alternatifler

Bu model, aile fikrinin yeniden tanımlanmasını önermektedir. Agamy, aileyi; karşılıklı erotik ilişkilerin, birlikteliğin olduğu ve zevklerin birleştiği bir grup insanın onayı olarak görür. Ebeveynliğin sadece bir çocuk sahibi olmaktan daha fazlası olduğunu belirtmek de önemlidir. Sevgi, saygı ve özen, birinin ebeveynlik yeteneklerini değerlendirirken yargılaması gereken tek şey olmalıdır.

Bu felsefenin takipçileri sosyal geleneklerden uzaklaşır. Bunun yerine, gereksinimlerine göre bir aile kurmaya karar verirler.

Agamy çok eşlilikten farklı bir şeydir

Çok eşlilik, iki veya daha fazla partnere veya ilişkiye sahip olma fikrini savunur. Agamy, “partner” kavramına katılmaz çünkü bu kavramı boş ve gerçek dışı olarak düşünür. Bunun çok eşlilik, gündelik cinsel ilişki veya sporadik ilişkiler ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Aslında durum, bundan daha karmaşıktır.

Tanıdığımız insanlarla ilişkilerimiz zaman geçtikçe belirleyici olmaya başlar. Bu felsefe, çevremizdeki insanlarla bu bağları etiketlemeye veya tanımlamaya gerek kalmadan herhangi bir bağ kurmamızı sağlar.

Bu yazıya da bir göz atın: Tek Eşlilik: Gerçeklikten Daha Çok İdeal Olan Mı?

Agamy, yalnızca bir ideolojiden ya da bir yaşam tarzından ibaret değildir. Aslında, bize sürekli kendini tekrar eden bir konuyu gösterir: ilişki yaşamanın yolunu. Bu bakımdan, başkalarıyla her türlü temas, bir ilişkinin kurulması anlamına gelir. Bunu reddetmek onu yok etmez. Bununla birlikte, başkalarının kendilerini nasıl tanımladıklarına ve diğer insanlarla nasıl iletişime geçtiklerine de saygı göstermeliyiz.