ADHD’yi Açıklayan Barkley Modeli

Ocak 29, 2020
ADHD nedir? Nasıl ve neden ortaya çıkar? Bu yazımızda, size ADHD’yi Barkley modeliyle açıklayacağız.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (Attention Deficit Hyperactivity Disorder, ‘ADHD’) çocuklukta başlayan bir hastalıktır. Bu hastalığın kökeni ve gelişimi hakkında birçok açıklama sunulmuştur. Fakat hiçbiri ADHD’yi açıklama konusunda Barkley Modeli kadar ses getirmemiştir.

Bu hastalığın karakteristik özellikleri arasında, sürekli tekrar eden dikkat bozukluğu, aşırıya kaçan aktivite ve ani dürtüleri kontrol etmekte gösterilen zorluk ön plana çıkarlar. Çocuk psikopatolojisi dâhilinde en çok incelenen hastalıktır. Bunun sonucu olarak, bu konu üzerine yazılmış binlerce makale bulunabilir.

Başlangıçta bu makaleler konuya tıbbi olarak yaklaşırlardı. Sonrasındaysa, davranışsal, nörobilişsel, genetik ve sosyal yaklaşımlar ortaya çıktı. Bu durum da, bu hu hastalık hakkındaki anlayışımızı katbekat arttırdı. Geçen yüz yılın ilk yarısında en çok kullanılan yaklaşım, tamamen tıbbiydi. Profesyoneller ADHD’nin nörolojik bir problemden kaynaklı olduğunu düşünüyorlardı. Bir başka deyişle, beyinde gerçekleşen bir hasarın, beyin içinde bazı değişimlere neden olmasından kaynaklandığı düşünülüyordu.

Hastalığın ana semptomları; çok kısa bir dikkat aralığı, konsantre olamama, düşünmeden hareket etme ve haz verici şeyleri erteleyememe olarak kendini gösterir. Bu semptomların hepsi okulla alakalı durumlarda ortaya çıkar.

tahta önünde defterinin arkasına saklanan çocuk

Tıbbi modelden davranışsal modele geçiş

Tıbbi açıklamanın kanıt yoksunluğu, daha işe yarar ve kullanılabilir bir ADHD tanımı arayışına itti. Bu nedenle uzmanlar ADHD’yi davranışsal bir bozukluk olarak teşhis etmeye başladılar. Bu yaklaşıma göre, aşırı hareketlilik, hastalığın en göz önünde olan özelliği kabul edildi.

Fakat 1972’de, bazı bilim adamları hiperaktif çocukların temel sorununun aşırı hareketlilik olmadığı iddiasını ortaya attılar. Onlara göre, hiperaktif çocuklarda görülen temel sorun dikkatini verememek ve düşünmeden hareket etmek olarak dile getirildi. ADHD problemi çeken çocukların deneyimledikleri sorunların büyük bir kısmının nedeni irade güçlerinin zayıflıklarıdır.

ADHD hakkında güncel görüş

ADHD hakkındaki güncel görüşü Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabında (DSM-5) bulunur. Ayrıca WHO’nun Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırmasında da aradığımız perspektifi bulabiliriz.

Hastalığın temel karakteristiği süreklilik gösteren dikkatini verememe ve/veya hiperaktiflikle birleşmiş düşünmeden hareket etmedir.

Ortaya çıkan semptomlar çocuklarda adaptasyonu zorlaştırdığı gibi bazı belli davranışsal sıkıntıları da beraberinde getirir. Çocuğun kavramsal, kişisel ve sosyal gelişimini negatif etkiler. Bunlara ek olarak, bu semptomlar çocuğun öğrenim hayatı ve günlük işlevselliği önünde bir engel olurlar.

Barkley Modeli

ADHD’nin kökeni hakkındaki araştırmalar bundan önce hep teoriden uzak, keşifçi ve açıklamaya yönelik olmuştur. Konuyla ilgili bazı gelişmeler olmasına rağmen, taşlar hiçbir zaman tam yerine oturtulamamış ve hastalığın altında yatan temel taşlar hiçbir zaman kesin olarak ortaya konulamamıştır.

Barkleyi modeli (inhibisyon modeli) hiperaktif çocukların en temel sorunun davranışsal inhibisyon eksikliğinden kaynaklandığını ortaya koyar. Bu eksiklik, nizamlı çalışabilmek için davranışsal inhibisyona ihtiyaç duyan nöropsikolojik işlevleri olumsuz etkiler.

Barkley modelinin dört işlevi

Barkley modelinin dört işlevi, çalışan hafıza; tesirin, motivasyonun ve uyarılmanın otokontrolü; konuşmanın içselleştirilmesi ve yeniden yapılanmadır (davranışsal analiz ve sentez). Sırasıyla, bu idari işlevler, sonuç odaklı davranışları etkileyerek motor sistemine müdahalede bulunurlar.

Bu işlevler aynı zamanda duyusal, algısal, dilsel, belleksel ve duygusal nöropsikolojik sistemleri de etkilerler. Çalışan hafıza (işleyen hafıza), bir işle uğraşırken, hatta tetikleyici etmen kaybolmuş olsa bile, konuyla ilgili bilgi akışının sürdürülmesini sağlar.

Tesirin, motivasyonun ve uyarılmanın otokontrolündeki eksiklik, ADHD hastası çocuğun spesifik bir olay karşısındaki duygusal tepkilerini kontrol edememesine neden olur. Bunun bir sonucu olarak, bu çocuklar duygularını herkesin olduğu, kamu alanlarında ortaya çıkarırlar. Barkley modeli bize bunu öğretir.

Bu çocuklarda rastlanan bir başka eksiklik de konuşmanın içselleştirilmesidir. İç sesleri olgunluğa erişemeyen bu çocuklar, belli kurallarla yönetilen ortamlara ayak uydurmakta zorluk çekerken, ahlaki gelişimlerinde de kayda değer bir gecikme gözükür.

öğrencisiyle ilgilenen öğretmen

Daha az olgunlaşmış ve yaratıcılıktan uzak oyun davranışları

Yeniden yapılanma, davranış analizi ve sentezi konularındaki eksikleri, hiperaktif çocukların durumları ve davranışları analiz etmesine engel olur. Aynı şekilde, sorun çözme yetkinliklerinin de gelişimini engeller. Oyun oynarkenki hal ve tavırları olgunlaşmamış, simgesellikten uzak ve daha az yaratıcıdır. Uzmanların keşiflerine göre, bu çocukların sözel akıcılık testlerinde performanslarını düşüktür ve sorunlar karşısında verdikleri çözüm önerileri de akranlarına kıyasla yeterli değildir.

Barkley modeline göre, bu durum kendini sözel olmayan, yeni ve kompleks motor sistem dizilimleri gerektiren görevleri yaparken de kendini gösterir. Bu dört idari işlev, motor sistemi de etkilerler.

ADHD’yi açıklamaya çalışan onlarca daha nice modeller oldu. Zaman içinde terminolojisinde değişiklikler olsa da, odaklanılan spesifik semptom her seferinde değişse de, ADHD’nin ana semptomları neredeyse hiçbir zaman değişmediler.

  • Barkley, R. A. (1997). Behavioral inhibition, sustained attention, and executive functions: constructing a unifying theory of ADHD. Psychological Bulletin, 121(1), 65–94.
  • Gawrilow, C. (2011). Self-Regulation in Children with ADHD: How If—Then Plans Improve Executive Functions and Delay of Gratification in Children with ADHD. The ADHD Report. https://doi.org/10.1521/adhd.2011.19.6.4