Wolfgang Amadeus Mozart: Ölümsüz Bir Dahi

· Mayıs 29, 2019
Başka dahilerden farklı olarak, Wolfgang Amadeus Mozart ne bir asi, ne de bir dönüştüren şahsiyet idi. Aksine o hayatını müzik tutkusuna ve yaratma sevincine mutlulukla adayan bir adamdı.

Wolfgang Amadeus Mozart sadece 35 yıl yaşamasına rağmen, 600’den fazla tamamlanmış ve yaklaşık 132 bitmemiş müzik eseri bıraktı. Henüz çocukluğunda ünlü biri olmasına karşın, yaşadığı son yıllar sefalet, unutulmuşluk ve ilgisizlikle doluydu. O klasik müziğin son dönemlerini ve romantizmin başlangıcını temsil eden bir müzik dehasıydı.

Leopold Mozart ve Anna Maria Pertl’in yedi tane çocuğu oldu. Ancak, bunlardan sadece ikisi yaşadı: Maria Anna ve Wolfgang Amadeus. Babası bütün hayatını müziğe adadı. Şarkı söyleme, org ve Benedictine Üniversitesinde müzik besteleri üzerine okudu. Sonra da bir kemancı oldu ve kraliyet çocuklarına şarkı söylemeyi ve keman çalmayı öğretmeye başladı.

Herkesin Nannerl adını taktığı Maria Anna, Wolfgang Amadeus’tan beş yaş daha büyüktü. O da mükemmel bir piyanist idi. Ancak erkek kardeşinin başarılarından dolayı, müzikle ilgili kendi arzularından vazgeçmek zorunda kaldı. Çünkü ailesi her ikisini de destekleyecek mali kaynaktan yoksundu.

“Müzik notalarda değil, aralarındaki sessizliktedir.”

– Wolfgang Amadeus Mozart

Wolfgang Amadeus Mozart

Müstesna bir çocukluk

Onun olağanüstü hikayesi Wolfgang Amadeus henüz 4 yaşındayken başladı. Kız kardeşi Nannerl günlük piano dersini çalışırken, onun kucağında oturuyordu. Aniden küçük çocuk piyanoya yaklaştı ve kız kardeşinin birkaç saniye önce çaldığı melodiyi tekrar çaldı. Nannerl gördüğü bu olay karşısında şaşkına döndü ve derhal babasına haber verdi.

O andan itibaren Leopold oğlunu müzik öğrenmesi için desteklemeye, teşvik etmeye başladı. Ve kendisini onun özel öğretmeni olarak adadı. Wolfgang örnek alınacak bir öğrenci oldu. Oğlan müziği çok seviyordu ve müzik çalışması için ekstra bir baskıya gerek yoktu. O yazı yazmayı öğrenmeden önce müzik notalarını ve yazılı bir müzik eserini okumayı öğrendi. Altı yaşında ilk bestesini, piyano ve keman sonatını yaptı. Babası sevinçten kendinden geçiyordu.

Leopold oğlu için gösterimler hazırladı. İlk gösterimi aynı zamanda hükümet başkanı olan Salzburg başpiskoposuna oldu. Bundan sonra, Avrupa turuna çıktılar ve dinleyen herkesi büyülediler. Babaları çocukları çok ünlü olsun istiyordu. Parayı hiç umursamadı, bu yüzden insanlar onların performanslarını hep az bir meblağ karşılığında, ucuz mücevherlerle ödediler.

“Israrla istediğim ve başka hiç bu kadar istemediğim şey şu ki; bütün dünyaya korkmadığını göstermelisin. Sessiz ol, eğer konuşmayı seçersen konuş ve gerekirse öyle bir konuş ki insanlar söylediklerini hep hatırlasın.”

– Wolfgang Amadeus Mozart

Wolfgang Amadeus Mozart ve muhteşem kariyeri

Çocuklukta yaptığı yolculuklar ve ağır çalışma temposu Wolfgang Amadeus Mozart’ın sağlığını olumsuz etkiledi. Ancak o gerçekten çalışmayı seviyordu. Bazıları onun bir keresinde konserlerinden birinde tökezleyip neredeyse düştüğünü ve bir kızın onun ayağa kalkmasına yardım ettiğini söylerler. Bu iyiliğe bir gönül borcu olarak, Wolfgang yaşları olgun olduğunda onunla evleneceğine söz verdi. Sonra bu kız Fransa Kraliçesi Marie Antoinette oldu.

Mozart 19 yaşına geldiğinde yaklaşık 200 beste yapmıştı. Kendisini bir besteci olarak kabul ettirmeye sebep olan İtalya turuna çıktı. Bundan sonra babası onun Salzburg’tan ayrılmasını istemedi ve bu yüzden Wolfgang’ın annesi gittiği turlarda ona eşlik etmeye başladı.

Mozart’ın duygusal hayatı gelişigüzel ve düzensizdi. Birçok kadınla duygusal ilişki yaşadı. Bu kadınlar da onun gibi müzisyendi. 1782’de Constance Weber ile evlendi. Fakat Constance onun ömür boyu hayat arkadaşı olmadı. Altı çocukları oldu ve bunlardan sadece ikisi yaşadı.

“Ne üstün bir zeka derecesi, ne hayal gücü, ne de her ikisi birlikte bir dahiyi meydana getirmez.”

– Wolfgang Amadeus Mozart

Wolfgang Amadeus Mozart

Hüzünlü bir son

Mozart Avrupa genelinde çok ünlü olmasına rağmen, hep maddi sıkıntılar yaşadı. Ne karısı, ne de kendisi para biriktiremedi. Bu yüzden, Figaro’nun Düğünü, Don Giovanni ya da Küçük Bir Gece Müziği gibi başarılı bestelere rağmen onların daima ekonomik sıkıntıları oldu.

Söylentiye göre, Sihirli Flüt operasını bitirmesine yakın gizemli bir adam ondan bir cenaze marşı bestelemesini istedi ve parasını da ödedi. Wolfgang Amadeus Mozart kendini bu işi verdi ve meşhur Requiem eserini besteledi. Bu andan sonra çok hastalandı. Romatizma ağrıları onun piyano bile çalmasına izin vermemeye başladı.

4 Aralık 1791’de, hastalığından dolayı kendi başına yapamadığı için ve Requiem adlı eseri çalmaları için bazı piyanist arkadaşlarını yardıma çağırdı. Bazıları der ki; Lacrimosa çalmaya başladığında ağlamaya başladı. Arkadaşları yanından ayrıldıktan sonra sabaha karşı ruhunu teslim etti. Cenazesinin olduğu gün, insanların onu gömüp, yasını tutmalarını engelleyen müthiş bir fırtına çıktı.

“İnsanlar sanatımın bana çok kolay bir biçimde geldiğini düşünerek büyük hata ediyorlar. Hiç kimse besteciliğe benim kadar zamanını ve düşüncelerini adamamıştır.”

– Wolfgang Amadeus Mozart

  • Rodríguez, A. D. (2013). Mozart. Sociología de un genio, de Norbert Elias. Revista Colombiana de Sociología, 36(2), 237-240.