Ultracrepidarian: Bilmediği Konular Hakkında Fikir Veren Kimse

Ultracrepidians, neredeyse hakkında hiçbir bilgisi olmadan her şeyi söyleyen insanlardır. Bizi düzeltmekten çekinmeyen, her koşulda ve her sohbetin ortasında öne çıkmak için bizi aşağılayan kişilerdir.
Ultracrepidarian: Bilmediği Konular Hakkında Fikir Veren Kimse

Son Güncelleme: 24 Şubat, 2021

Ultracrepidarian (bilmezuydurur), nesilleri biteceğine her geçen gün daha fazla insan bu özelliklere benzer olarak ortaya çıkmaktadır. Hiçbir şey bilmediği halde her şeyi bildiğini düşünen ve fikir insanlardır. Asla susmazlar, sürekli bizi düzeltirler, hemen hemen her konuda söyleyecek bir şeyleri vardır. Neredeyse her gün dünyayı düzeltmek isterler ve bir alandaki gerçek uzmanları küçümserler.

Dilimizin ne kadar zengin olduğunu ve bu tarz insanları tanımlamak için bu tarz terimlere sahip olduğumuzu görmek bizim için çok ilginç bir deneyimdir. Ultracrepidarianism kesinlikle telaffuz edilmesi kadar hatırlanması da zor olan bu kelimelerden biri gibi görünüyor. Ancak çok eski zamanlardan beri bizimle birlikte olduğunu ve dünyanın hemen hemen her yerinde kullanıldığını bilmek şaşırtıcı.

İngilizcede ultracrepidarianism, Fransızcada ultracrepidanisme, Boşnakçada ultrakrepidarianizam…Onlara diğer isimler arasında bu ismi vermemizin nedeni, bu kişilerin uzmanlık alanı ve bilgileri olamasa dahi, kendi kontrolleri dışında obsesif seviyede fikir ve öneri vermeye gerek duymalarıdır. Aslında, hepimizin herhangi bir konu hakkında fikir belirtmeye hakkı vardır.

Ancak, bunu alçakgönüllülükle ve her konuda bilgimiz olduğu imasını yansıtmadan yapmak, kendimiz hakkında çok şey anlatabilir. Bu nedenle, ultrakrepidianların davranışlarının psikoloji alanına büyük yankı uyandırdığını bilmek merak uyandırıcıdır. Aşağıda daha fazla veri görelim.

“Bilinmeyen şeyler hakkında her zaman birilerinin daha iyi bir fikri vardır.”

– Gottfried Wilhelm Leibniz

Ultracrepidarian

Bilmezuydururlar, nasıl insanlardır ve neden bu hale gelirler?

Çin’in uzay aracı Chang’e-4 tarafından sağlanan Ay’ın uzak tarafının görüntüleri hakkında fikir verirseniz, bilmezuydururlar size Carl Sagan’ın yorumlarını kendi yorumuymuş gibi satmaya çalışacaktır. Eğer siyasi bir konu hakkında fikriniz varsa, kürsülerine giderler ve size bir Winston Churchill konuşması yapmayı arzularlar. Futbol, ​​ekonomi ya da kuantum fiziği hakkında konuşacak olursanız size her zaman ne kadar bildiklerini göstermek isterler.

  • Bilmezuydururların her şeye cevapları vardır. Susmazlar. Sınırlarının farkında değillerdir ve en kötüsü de başkalarının sınırlarına saygı duymazlar. Ayrıca ne pahasına olursa olsun öne çıkmaya çalışan kişilerdir ve bunun için başkalarını aşağılamaktan çekinmezler.
  • Şimdi kendimize bu kelimenin kökeninin ne olduğunu sorarsak, MÖ 352 yıllarında Colofón’da yaşayan zarif bir ressam olan Apelles’e geri gitmemiz gerekir.
  • Hikaye bir keresinde Büyük İskender’in en sevdiği ressamın eserlerinden biriyle uğraşırken, bir ayakkabıcı atölyesine girerek ayakkabıcıya bir iş bırakmasını konu alır. Tabloları ve duvar resimlerini görünce birçok detayı eleştirmeye başladı.
  • Bu yorum karşısında Colofónlu Apelles şunları söyler: “Ne supra crepidam sutor iudicaret” (ayakkabıcının ayakkabılardan başka fikri yoktur). Klasik “çizmeyi aşma” ifadesi de buradan gelmektedir.

Bilmezuydurur ve Dunning-Kruger etkisi

Bilmezuydurur genel olarak çok temel bir ilkeye göre karakterize edilirler: Ne kadar az bilirlerse, bir şey hakkında o kadar çok şey bildiklerini düşünürler. Bu ilişki, psikolojide Dunning-Kruger etkisi olarak bilinen şeye karşılık gelir.

  • Dunning-Kruger etkisi, daha düşük bilişsel ve entelektüel yetkinliklere sahip kişilerin (ortalama olarak bu özelliktedirler ancak bu durum her zaman geçerli değildir) kendi yeteneklerini abartma eğiliminde olduğu çok yaygın bir bilişsel çarpıtmadır.
  • Sosyal psikolojiden ve Berlin Üniversitesi’nden psikologlar Marian Krak ve Andreas Ortman tarafından yürütülen araştırmalar gibi çalışmalar aracılığıyla aşağıdakilere işaret ederler. İlk olarak bilmezuydurur iktidara bile gelebilirler.
  • Toplumumuzda yeteri kadar beceriye sahip olmadıkları halde bulundukları pozisyonları işgal eden insanlar vardır. Bununla birlikte, dışa dönük ve kararlı bir tavırla birleşen bu şişirilmiş özgüven, başkalarının daha uygun olamayacağı konumlara bile ulaşmalarına izin verebilir.
çok bilmişler

Bilmezuydururlar fikir vermeye bayılırlar, onları küçümsemeyin: sonuçları çok zararlı olabilir

Bazen bilmezuydururların davranışı bir anı olarak bizde kalabilir. Örneğin, 1990 yılında Pittsburgh’da bir banka soyan McArthur Wheeler’ın hikayesi çok meşhurdur. Yetkililer onu tutukladığında çok şaşırmıştı: kendisini nasıl görebildiklerini anlamadı.

Yüzüne ve vücuduna görünmez olması için limon suyu sürdüğünü iddia etmiştir. Genç Wheeler’ın psikolojik bir rahatsızlıktan etkilenmiş olduğu açıktır ancak limon suyu ile görünmezlik arasındaki ilişkiyi savunması uzmanların dikkatini çekmiştir.

Bu özel durumların dışında hakkında net olmamız gereken bir şey vardır. Bilmezuydurur bize çok fazla zarar verme yeteneğine sahiptiler. Yeteneklerimizi boykot etme, yorumlarımızın her birini küçümseme ve reddetme konusunda takıntılı bir babaya, kız kardeşe, patrona veya bir komşuya sahip olmak, bizde büyük bir psikolojik yorgunluk yaratabilir.

Doğru olan şeyin provokasyonlarına kanmamak olduğunu biliyoruz. Eğer onları günlük hayatımızda tutmak zorunda kalıyorsak, bizde bıraktıkları etkiyi azaltmak için daha sert önlemler almamız gerekir. Bir konuyu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor. Bilmezuydurur kişilerin asıl amacı karşı tarafı küçümsemek ve zarar vermektir. Bu onların bir stratejisidir. Bunun üzerine biraz kafamızı yoralım.

İlgini çekebilir ...
Küçümseme Psikolojik Hasara Sebep Olur
Aklınızı KeşfedinRead it in Aklınızı Keşfedin
Küçümseme Psikolojik Hasara Sebep Olur

Küçümseme acıtır ve moral bozar. Psikolojik bütünlüğe zarar verdiği gibi ilişkileri bozabilir ya da bir çocuğun gelişimine kalıcı bir iz bırakabilir.



  • Kruger, J., & Dunning, D. (1999). Unskilled and unaware of it: How difficulties in recognizing one’s own incompetence lead to inflated self-assessments. Journal of Personality and Social Psychology77(6), 1121–1134. https://doi.org/10.1037/0022-3514.77.6.1121
  • Krajc, M., y Ortmann, A. (2008). ¿Los no cualificados realmente son inconscientes? Una explicación alternativa. Journal of Economic Psychology , 29 (5), 724–738. https://doi.org/10.1016/j.joep.2007.12.006