Tesadüfler Birbirini Kovalıyorsa Doğru Yoldasınız Demektir

18 Mart, 2019

Doğru yolda olduğunuzda bunu hissedersiniz. Tesadüfler geleceğinize doğru dizilmeye başlar ve kalbiniz memnuniyet duygusuyla dolar. Çabalarınızın karşılığında sonunda istediğiniz sonuçları elde etmeye başladığınız için coşkulu hissedersiniz.

Günün sonunda beyniniz istediği şeye odaklandığında, işler şans eseri yürümez. Kararlılık göstererek sonuca ulaşılır.

Herkes benzer bir hissi deneyimlemiştir. Siz neredeyse nasıl olduğunu bile anlamadan küçük küçük olaylar olmaya başlar. Bu olaylar birbirleriyle ilişkili olabilirler. Her şekilde sizin planlarınıza uyarlar.

California Üniversitesinde matematikçi olarak çalışan Persi Diaconis ve Frederick Mosteller 1989 yılında yaptıkları bir çalışmada tesadüflere çok önem vermememiz gerektiğinden bahsetmişlerdi.

Tesadüflerin yalnızca gerçekleşme ihtimali düşük nadir olaylar olduğunu söylemişlerdi. Bu iki isme göre tesadüfler neredeyse hiçbir zaman bir şeyleri tahmin öngörmemize yardımcı olmuyorlar.

“İnsan ne kadar plan yaparsa şansın onu bulması o kadar kolaylaşacaktır.”

– Friedrich Durrenmatt

Yalnızca önemsiz bir tesadüf mü?

1980’li yılların sonunda bugüne insanların tesadüfler ile ilgili fikirleri çok değişti. Virginia Üniversitesinden psikiyatrist Bernard Beitman, şans eseri gerçekleşen bu olayların bizim kaderimizin izini sürdüğünden bahsettiği “Connecting With Coincidence” (Tesadüfle Bağlantı Kurmak) isimli ilginç bir kitap yazdı.

18. yüzyılın ünlü İngiliz gök bilimci Edmond Halley bir şey fark etti. Başka gök bilimciler, tuttukları kayıtlarda Dünya’nın yörüngesinde belli kuyruklu yıldızların göründüğünden bahsediyorlardı. Gök bilimciler bu kuyruklu yıldızları “önemsiz tesadüfler” olarak sınıflandırmışlardı ancak aslında durum hiç de öyle değildi.

Halley bu kuyruklu yıldızların her 75 yılda bir görünen yalnız bir kuyruklu yıldıza verilen tepkiler olduğunu tahmin etme girişiminde bulundu. 1758 yılının Noel arifesinde, yaptığı hesaplara göre kendisi bizzat bahsettiği yalnız kuyruklu yıldızı gözlemledi.

Bazen üst üste gelen tesadüfler bizi bir şeye götüren ipuçları olabilirler. Açık fikirli, özgüvenli ve kararlı olursak bunun farkına varabiliriz.

yıldızlı gökyüzü gece

Kararlılık, harekete geçmek ve tesadüfler

Bir yola çıktığınızda önceden belirlenmiş bir amacınız vardır. Bir sınav için çalışmak, bir proje için kaynak bulmak, sorunlu ilişkilerde dengeyi kurmaya çalışmak veya kişisel bir sorunun üstesinden gelmek… Tüm bunları başarmak için aynı amacı gerçekleştirmek üzere bir dizi doğru adım atmalısınız.

Hayat döngümüzün farklı noktalarında her birimiz o planın izini sürmek için çaba göstermek zorundayız. Hepimiz mutlu ve istikrarlı olmak istiyoruz. Bu kendimizi kanıtlama sürecimizin ve kişisel gelişimimizin bir parçası. Hayatın bu kısmında yok edemeyeceğimiz ve etmememiz gereken şey ise tesadüfler.

Dr. Josh Tenenbaum, Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) görev yapan bir bilim adamı ve bilişsel psikolog.

O, bu olaylarda bir mantık bulunmasa da, rastgele gerçekleşen şeyler olsalar da, tesadüflerin hem manidar olduklarını hem de hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduklarını söylüyor.

Tesadüfler, beyin ve kişisel gelişimimiz

Dr. Tenenbaum’a göre tesadüfler beynimizdeki pek çok çıkarımı harekete geçiriyorlar. Hatta beynimiz anormal bir uyarıcıyla sıradan uyarıcı arasındaki farkı fark etmek üzere programlanmış durumda. O yeni şeyi anlamak ve yeni şeyler öğrenmeyi teşvik etmek için bağlantılar kurmaya çalışıyor.

  • Cambridge Üniversitesinde istatikçi olan görev yapan David Spiegelhalter yıllarını tesadüfler konusunda çalışarak harcadı. Profesöre göre tesadüfleri yalnızca elverişli bir istatistik analiz ile anlayabiliriz.
  • Bu yöntem aracılığıyla bir şeyin farkına varabiliriz: Başımıza gelen en çarpıcı tesadüfler sosyal ilişkilerimizle ilgili olanlar.
  • Bunun bir örneği gelecekte partnerimiz olacak biriyle farklı yerlerde tesadüfen karşılaşmamız olabilir. Bir diğer örneği, tam da bir değişiklik arayışında olduğumuz günlerde, sonunda bir parçası olacağımız yeni projelerden bahseden biriyle tesadüf eseri rastlaşmamız olabilir.
  • Bir diğer örnek de aynı hedefleri paylaştığımız kişilerle bağlantı kurmamız sayesinde kişisel projelerimizde ne denli ilerleme kaydettiğimizi algılamamızdır.

Öte yandan Profesör Spiegelhalter’in çalışmasının ilginç bir yönü de bir şeyi istemekle o şeyin olacağını beklemek arasında çok az korelasyon olmasıdır.

Yani yalnızca harekete geçtiğimizde ve kendimizi farklı durumların içine dahil ettiğimizde ancak o zaman o tesadüfleri yaratmaya başlayabiliriz. Olduğumuz yerde sayarsak hiçbir şey olmayacaktır.

“Bizi çevreleyen ve bizi harekete geçiren her şeye bir şekilde şansın müdahale ettiğiniz farkına varmalıyız.”

– Anatole France

ışık enerji eller

Doğru yolda olduğunda bunu bilirsin…

Sonuçta şunu anlıyoruz: Tesadüfler şans eseri meydana gelirler. Aynı zamanda kişisel ve psikolojik eğilimlerimizle ürettiğimiz o ani isteğin sonucudurlar. Tüm bunlar tesadüflerin üzerinde düşünmeye değer belli yönlerini anlamaya çalışmamız için bizi teşvik eder.

  • Doğru yolda olduğunuzda, sizin meydana getirdiğiniz şeyler ve rastgele gerçekleşen olaylar bir araya gelir ve birbirine karışır. Bunun bir örneği bilim adamları ve araştırmacılardır. Bu kişiler günlük analizlerinde ve deneylerinde sıradan, bilinen bilgileri sık sık kullanırlar ve böylece muhteşem keşiflere imza atarlar.
  • Ayrıca zihniniz çevrenizde olup biten her şeye açık olduğunda da doğru yoldasınız demektir. Bir kere farkına varmışsanız, yeni bir şeyler öğrenmek ve bulmak üzere arayış içinde olan meraklı bir zihniniz varsa hayattaki gerçek tesadüfleri görebileceksiniz. Onlar bizi gitmek istediğimiz yere götüren olaylardır.
  • Bir de hayatlarımızda olumsuz tesadüflerin gerçekleştiği zamanlar olduğunu da hesaba katmalıyız. Büyük bir etkinliğe katılmamız gereken gün hastalanmamız veya bir projenin sunumu esnasında teknik bir sorunla karşılaşmamız bu tür tesadüflere verebileceğimiz iki örnektir.
  • Bu talihsiz olaylar ne kadar tehlikeli gözükseler de normal şeyler olduklarını unutmamalıyız. Günlük hayatımızda başımıza kötü şeylerin gelebileceğini de bilmeliyiz.
  • Bir tesadüf pozitif, negatif veya nötr olabilir. Her şey söylendikten ve yapıldıktan sonra asıl önemli olan bizim o olayı nasıl karşılayacağımıza karar vermememizdir.
  • İşte kaderimizi belirleyen asıl şey, bunu yapma şeklimiz, tepkimiz, zihinsel anlamda odaklandığımız nokta ve olaydan sonra benimsediğimiz davranış biçimidir.
yürüyen ayaklar

Sonuç

Sonuçta Albert Einstein hayatın kendisi muhteşem bir tesadüftür der. Ancak hayatımızı en iyi şekilde yaşamasını bilmek için sıkı bir iradeye ve hızlı kavrama gücüne sahip olmalıyız. Bu mottoyu kişisel bakış açımıza uygulamalıyız. Her gün size doğru gelip etrafınızda dönen olasılıkların hepsini görmezden gelmeyin.