Süper Annelerin Koruması Altındaki Çocuklar

Eylül 17, 2018

Anne: harika bir kelime. Birçok insana güzel gelen ancak birçok farklı anlam barındıran. Anne olmak bu anlamını anılarla, gerçeklerle ve elbette çocuklarla kazanır. Fakat bu rolü oynayan kişi için de sınırları olan bir kavramdır. Bu sınırları aşmak, hem anneyi hem de çocuğunu tehlikeye atarak, çocukları bağımlı ve kendine güveni olmayan bireyler haline getirebilir.

Bu makalenin yaptığınız yanlışları listeleyen diğer yazılar gibi olmasını istemiyoruz. Onun yerine, bir anne olarak rolünüzü dengeleyen eylemler ve tutumlardan bahsedeceğiz. Ancak bunu bencil olmadan ya da her şeyi kontrol etmeye çalışmadan yapmanız gerekir. Bu sayede çocuğunuza, kendini geliştirmesine yardımcı olan mücadelelerinin üstesinden kendi becerilerini kullanarak gelebilme fırsatını vermiş olacaksınız. Hem onların iyiliği hem de kendi iyiliğiniz için.

Sadece çocuklarım için en iyisini istiyorum

Bu söz birçok annenin kılavuzu olan başlıca ilkelerden biridir. Ancak ebeveynlerin isteklerine göre şekillendiği için muğlak kalır. Çocukların kendi istekleri ve ihtiyaçları olmasına imkan vermez. Bu anlamda, daha çok şu söze benzer: “Ben sadece çocuklarıma benim büyürken sahip olamadığım imkanları vermek istiyorum (her şeye sahip olmalı)”

çocuğuna sarılan anne

Her çocuk benzersizdir ve kendine has ihtiyaçları, beğenileri ve kişilikleri vardır. Ancak ebeveynleri, özellikle de anneleri onun yerine hayaller kurmaya ve isteklerini dayatmaya başladığında çocuğun sesini duyurması ve annenin de onu dinlemesi zorlaşır. Hangi sporu ya da okul sonrası aktiviteyi yapmak, hangi yemeği yemek, nasıl giyinmek istiyor ya da ne okumak ve hayatında ne yapmak istiyor.

Annenin görevi, çocuğunu büyütürken her daim ona yardımcı olmak ve yanında olmaktır. Onun isteklerini belirlemek değil. Bir anneye göre en iyi olan şey çocuğu için en iyisi olmayabilir. Bu durum çocuklar genç yaşta olduğu zamanda da geçerlidir. Çünkü çocuklar hem ekonomik anlamda hem de sevgi ve ilgi bakımından ebeveynlerine bağlı oldukları için ailesinin isteklerini kendi isteklerinden önce tutabilir.

Yönlendirmeden önce dinleyin

Çocuklar ne kadar ufak ve savunmasız görünseler de, çok erken yaşlarda beğenileri ve istekleri olabilir. Onlara seçenekler sunarak ve seçme imkanı tanıyarak bunu teşvik edebilirsiniz. Ayrıca bu, daha bağımsız olmaları konusunda onların özel ve güvenilir hissetmelerini sağlar. Ebeveynler olarak çocuklarımız için en iyisini bildiğimizi düşünsek de, siz onlar adına seçimler yaptıkça sadece kendilerine olan güvenlerini azaltmış olacaksınız.

Çocuklarınızın küçük yaşlardan itibaren, akşam yemeğini seçmesine izin vermek gibi karar verme süreçlerine dahil olmasını sağlayın. Örneğin, hangi balık çeşidini yemek istediğini seçtirebilir ya da odasını yeniden dekore ederken bir değişiklik yapmadan önce ona danışabilirsiniz. Eğer karar veremiyorsa da onu bilgilendirin ve taşınmak veya okul değiştirmek gibi aile ile ilgili kararların alınma sürecine onu da dahil edin.

Bağımsızlık = öz güven

Anneler olarak çocuklarımızı hep küçük ve savunmasız görürüz. Onları bağımsız olmaya teşvik etmek çok zor gelir. Ancak bunu yapmayarak, kendi başına hiçbir şey yapmayı bilmeyen veya bilse de kendine güveni olmadan yapan bağımlı bireyler yetiştirme ihtimaliniz çok yüksek.

Onu küçük yaşlardan bağımsız olmaya teşvik edebilirsiniz. Bunu pratiğe dökmek için kendi başına yapabileceği şeyleri onun yerine yapmayarak başlayabilirsiniz. Buna 8 ila 9 aylık gibi erken bir yaşta başlayabilirsiniz; örneğin, “Baby Led Weaning” (Bırakın Çocuklar Kendi Beslensin) yöntemini kullanarak çocuğun kendi kendine yemesine izin verebilirsiniz.

ailesine yardım eden çocuk

Çocuğunuzun bağımsızlığını teşvik etmenin bir başka yolu da ev işlerinde size yardım etmesini sağlamaktır. Çöpü çıkarmak, kendi yatağını toplamak ya da çamaşır yıkamak gibi görevlerde size yardımcı olmalıdır. Evcil hayvanlarla ve evdeki bitkilerle ilgilenebilir, hatta yemek yapmaya ya da elinden geldiğince temizliğe bile yardım edebilir. Genellikle de becerileri sizin sandığınızdan daha gelişmiş olacaktır.

Çocuklar bundan son derece keyif alır ve işe yaradıklarını hissederler. Bağımsızlıklarını küçük yaştan desteklemeye başlayabilirsiniz ama hiçbir zaman da başlamak için geç değildir. Bunu yaparak onların “yöneticisi” görevinizi bırakmış olmazsınız, kendi problemlerini çözebilen, öz saygısı ve öz güveni yerinde çocuklar yetiştirmiş olursunuz.

Önemli biri olmak

Bugünlerde hepimiz “başarma hastalığına” yakalanmış durumdayız. Ebeveynler olarak kendimizi bunun içinde öylesine kaybederiz ki, çocuklarımızın notlarını ön planda tutarak en az notları kadar önemli olan diğer deneyimlerini ikinci plana atarız. Eğitim ve ders çalışmak esas hedef haline gelir ve çocuklarımız konusunda önem verdiğimiz tek konu bu olur.

Her şeyi bu eğitim kavramının etrafına yoğunlaştırırız (ki bu da oldukça sınırlayıcıdır) ve iyi notlar almadıklarında onları cezalandırır ya da azarlarız. Akşamlarını, hafta sonlarını ve tatillerini ders çalışarak geçirmeye zorlarız. Bu şekilde de başarısız olduklarında, kötü notlarının altında yatan bazı bozukluklar ya da bilişsel sorunlar ararız. 

Çocuğunuza rehberlik edin

Bu durumdan kaçınmak için anneler, kendi boş vakitlerini çocuklarıyla ders çalışarak ya da ödevlerini onlarla beraber yaparak geçirmekten çekinmesin. Her şeyi kontrol etmeye, hatta çocuğu iyi not alsın diye bazen ödevlerini onun yerine yapmaya çalışan ebeveynler var. Ancak sizin göreviniz, doğru zaman ve yerde olmak şartıyla, onların düzgün bir şekilde organize olmasına yardımcı olmaktır. Onları harekete geçirmeli fakat onların yerine bir şeyler yapmayı bırakmalısınız. Çocuklarınız yaşları büyüdükçe, ödevlerinin kendi sorumluluğu olduğunu ve sadece üstünde çalışırlarsa bir anlam ifade edecek üç tane hedefleri olduğunu anlamaya başlayacaktır:

  • Derste öğrendiklerini tekrar etmek
  • Öğrendiklerini derinlemesine inerek çalışmak
  • Kendi çalışma rutinlerini oluşturmak
kırda koşan çocuk

Çocuklarınızla beraber siz de büyürsünüz ve ona hep daha da fazla özgürlük tanımanız gerekir, bu zor bir süreçtir. Ayrıca tanıdığınız bu şans, gelişmelerine yardımcı olacak ve ulaşmak için onları harekete geçirecek hedefleri olmasını sağlayacaktır, bu yüzden de bir şarttır. Hatta bu, en az onlara bir ev, yemek ve giysiler sağlamak kadar önemlidir. Bu bağlamda, koruyucu ve çocuğunu yönetmeye çalışan bir anne kendini zamanla değiştirerek, çocuğunun yanında hep onu teşvik eden, kendi fikrini veren ama onun yerine kararlar almayan bir anne olmaya çalışmalıdır.

Bu da demek oluyor ki, sizin hoşunuza gitmeyen hayalleri ve hedefleri de olsa, çocuğunuza her zaman yardımcı olmalısınız. Belki de onun için tasarladığınız hayat bu değildir ama unutmayın ki bu onun hayatı, sizin değil. Yetişkinler olarak bu hayatı onlar için muhteşem bir yer haline getirme gücü bizde, ancak hayallerine ket vurma gücünü de elimizde tutuyoruz. İşte çocuk yetişririrken yaptığımız asıl fedakarlık budur, başka bir şey değil.