Soyut Düşünme Nedir?

Ocak 23, 2021
Soyut düşünme nedir? Bu yazımızda soyut düşünme kavramının özelliklerini, fonksiyonlarını, örneklerini ve somut düşünme ile farklarını sizin için araştırdık.

Soyut düşünme denilen kavramı mutlaka duymuşsunuzdur. Ancak bunun tam olarak ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Bu düşünme şekli, içinde bulunduğumuz yer ve zaman diliminde var olmayan şeyler hakkında fikir yürütmemize izin verir. Aynı zamanda hem günlük yaşantımızda, hem de akademik ya da profesyonel dünyada karşımıza çıkan genel konseptler ve prensipler hakkında da düşünmemize yardımcı olur.

Soyut düşünmek bize herhangi bir avantaj sağlar mı? Amsterdam Üniversitesi tarafından 2006 yılında yapılan bir çalışmaya göre insanlar soyut düşünmelerine izin verildiğinde kendilerini daha güçlü hissederler. Bu bulgu, soyut düşünme şeklinden daha kısıtlayıcı bir niteliğe sahip olan somut düşüncelere göre oldukça avantajlı olduğunu göstermektedir.

Peki bu tarz düşünce şekli ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak ister misiniz? Bu kavramın, “karşıtı” olan somut düşünmeden ne gibi farklılıkları bulunmaktadır? Ne maksatla kullanılır ve bize ne tür faydalar sağlar? Bunların hepsini aşağıda bulabilirsiniz!

kafasından çiçekler çıkan adam

Soyut Düşünme Nedir ve Neye Yarar?

Psychology Dictionary’e göre soyut düşünme gerekli ve ortak özellikleri algılama yeteneğidir. Zihindeki bir duruma farklı açılardan bakabilmeyi, geleceği öngörerek plan yapabilmeyi, sembolik olarak düşünebilmeyi ve çeşitli sonuçlara ulaşabilmeyi sağlar. Şu an yaşadığımız zaman ve mekanla ilgili olan somut düşünmenin karşıtıdır.

Peki bu tür bir düşünme şekli neye yarar? Yukarıda da değindiğimiz gibi soyut düşünme farklı fikirler, inançlar ya da hem içsel hem de dışsal çevredeki unsurlar arasındaki ilişkileri anlamamıza yardımcı olur. Buna ek olarak yenilikler getirme, yaratıcı olma, hayal etme, yeni fikirler üretme, geçmiş tecrübelerden ders çıkarma ve geleceğe yönelik derinlemesine düşünme konularında da fayda sağlar.

Bu tür düşünme ayrıca bir bilişsel yetenek anlamına da gelmektedir. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, insanoğlunun evrimsel süreçte elde ettiği son bilişsel kabiliyetlerden biri soyut düşünmedir. Konuyu daha fazla dağıtmadan bu düşünme şeklinin özelliklerini bir araya getirerek daha fazla bilgi sahibi olmaya çalışalım.

“İnsanın ilk okulu düşüncedir ve düşünceyi ifade etme sanatı ise sanat dalları arasında ilkidir.”

– Etienne Bonnot de Condillac

Özellikleri

Özetle soyut düşünceyi oluşturan, bu düşünme biçiminin içeriğinde yer alan ve fonksiyonlarına işaret eden özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Şu an var olmayan unsurlara odaklanır (yani içinde bulunulan ortamın daha ötesine uzanır).
  • Hayal etme, yaratıcı olma ve yenilikler getirmeyi sağlar.
  • Derinlemesine ve etraflıca düşünmeyi harekete geçirir.
  • Her bir durum için farklı anlamlar bulmamıza yardımcı olur.
  • Soyut bir biçimde düşünmemizi sağlayarak bu şekilde yeni fikirler yaratmamıza yol açar.
  • Kuramsal – çıkarımsal bir düşünme şeklidir (Deneysel olarak test etmek durumunda kalmadan varsayımlar oluşturmamızı sağlar).
  • Konuşarak tartışmaya yol açan esnek bir düşünme şeklidir.

Örnekler

Bu düşünme biçimini daha iyi anlayabilmek için önündeki şeylerden daha ötesini düşünen bir adam gibi belirgin örnekler üzerinden gidelim. Şimdi bilinen bir kitap hakkında düşünen bir adam hayal edin. Bu kişi önünde durmak zorunda olmayan ya da kendisiyle aynı odada bulunmayan birden fazla kitabı düşünürken soyut düşünme metodunu kullanmaktadır.

Aynı şekilde sizi tanımlayan, daha önce okumuş olduğunuz ya da ‘X’ konusundaki kitapları da benzer şekilde düşünebilirsiniz. Bu şekilde aslında soyut düşünme yöntemiyle hayal gücü de devreye girmiş olur. Soyut düşünme konusunda verebileceğimiz diğer güzel bir örnek, bir sanatçının bir sonraki tablosu için en iyi renkleri seçmesi ya da bir müzisyenin şarkısını tamamlamak için en uygun notaları belirlemesi olabilir.

Daha fazla örnek vermek gerekirse; bir söz yazarının bir şarkı için sözler yazarken kafasındaki düşünceleri kullanması, bir matematikçinin bir sonuca ulaşmak için sayıları analiz etmesi, benzer şekilde bir fizikçinin ya da bir istatistikçinin ellerindeki veriler arasında anlamlı ilişkiler bulmaya çalışmaları vb. gibi durumları sıralayabiliriz. Bu düşünme şeklini aynı zamanda günlük hayatta da kullanırız. Şu anın dışında geçmişi ya da geleceği içeren belirli konularda hakkında analiz yapmamız gereken durumlar karşımıza çıkabilir. Kısacası, soyut düşünme biçimini çok farklı durumlarda ve senaryolarda bulmak mümkündür.

Soyut Düşünme Ne Zaman Ortaya Çıkar? Piaget’nin Hipotezi

İsviçreli bilgi kuramcı ve biyolog Jean Piaget (1896-1980) kendi yaşadığı dönemde soyut düşünme konusuna değinmiştir. Bu konuda özel olarak bir hipotez geliştirmiş ve aynı zamanda bunun son aşamasında (formel işlemler aşaması) mantıksal bir yaklaşım da sunmuştur. Aslında Piaget, soyut düşünme kavramını formel düşünme olarak adlandırmıştır. Çünkü bu tür düşünme şekli evrimsel aşamaların bu en sonuncusuna denk gelmektedir.

Formel işlemler aşaması 11 ila 15 yaş aralığında başlar ve yetişkinlik dönemine uzanır. Bu dönemde karşımıza çıkan ana unsurlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kuramsal mantık.
  • Soyut mantık.
  • Sistematik problem çözme.
  • Soyut düşünme.

Piaget’ye göre bu düşünme şekli mantık ve problem çözme becerisi ile yakından ilgilidir. Bu bağlamda, bu yetenek insanoğlunu diğer hayvanlardan ayıran en karakteristik özelliklerden biri olarak ön plana çıkmaktadır.

Soyut Düşünme Yöntemi Nasıl Uygulanır?

Peki bu düşünme şeklini günlük yaşantımıza uygulayabilir miyiz? Eğer uygulayabilirsek bunlar hangi alanlarda olabilir? Bu bilgiler hem soyut hem de ruhsal anlamda kişisel gelişimimiz açısından oldukça faydalı olabilir.

Bu tür uygulamalara ek olarak soyut düşünme şeklini (ve onun dilini) öğrenip geliştirmek matematik ya da bilimsel alanlarda da son derece faydalı olabilir. Çünkü analitik mantık soyut düşünmeyi gerektirir. Belirli bir konuyu ya da bilgiyi anlamak için onu gerçek hayatla bağdaştırmak gerektiğini unutmamalıyız. Bu sayede o konuya çok daha yakınlaşmış ve daha fazla pratik yapma şansı yakalamış oluruz.

pek çok soruyu düşünen adam

Soyut Düşünme ile Somut Düşünme Arasındaki Farklar

Yazımızın başında somut düşünmeyi soyut düşünme şeklinin zıttı olarak tanımlamıştık. Ancak bu iki düşünme şekli birbirinden nasıl ve hangi açılardan farklı olabilirler? Soyut düşünme zihinsel bilgiyi işlememizi, tanımlamamızı ve bu bilgiler üzerinde değişiklikler yapmamızı sağlamaktadır. Öte yandan somut düşünme ise aynı işlemleri fiziksel dünyamızda yer alan nesnelerle gerçekleştirmektedir.

Diğer taraftan soyut düşünmenin kuramsal çıkarımsal (tümdengelimli) olduğunu ifade etmiştik. Bunun anlamı, deneysel olarak test etmek zorunda kalmadan varsayımlar oluşturmamıza olanak sağlamasıdır. Buna karşın somut düşünme biçiminde bilgi yalnızca ilgili konunun direkt tecrübe edilmesi ile formüle edilebilir. Yani somut düşünme bir tür endüktif (tümevarımlı) düşünme biçimidir.

Soyut düşünme genelden özele gider. Bu sayede, örneğin kanunların ve teorilerin formülasyonunu yapmak için kullanılır. Buna karşın somut düşünme özelden genele gider. Son olarak soyut düşünme biçimi derinlemesine düşünmeye ve tartışmaya olanak sağlar. Yani esnek bir düşünme biçimidir. Somut düşünme ise çeşitliliğe izin vermez. Çünkü tamamen elle tutulur ve bariz verilere dayanır.

Görüldüğü gibi soyut düşünme hemen hemen “her yerde bulunan” ve derinlemesine düşünme ya da mantık gibi diğer düşünme türlerini harekete geçirmesi bakımından önemli avantajlar sunan bir kavramdır. Pek çok çeşit düşünme şekli vardır: yakınsak, ıraksak, pratik, teorik, gerçek vb. Peki bunlar arasında en iyisi hangisidir? Bu soruya verilebilecek cevap hepsi ve hiçbirisidir.  Yani geliştirmek istediğimiz yöntem ya da çözmek istediğimiz probleme en uygun olanı hangisiyse, o durumda en iyi düşünme şekli de o olacaktır. İşte bu yüzden de esnek olmak bilişsel dünyamıza değer katan önemli bir özelliktir.

  • Espino, O.G. (2004). Pensamiento y razonamiento. Pirámide.
  • Garnham, A. y Oakhill, J. (1996). Manual de Psicología del Pensamiento. Ed. Paidós.
  • Pagés, J. (1998). La formación del pensamiento social, pp. 152-164. En Pijal Benejam y Joan Pagés, Enseñar y aprender ciencias sociales, geografía e historia en la educación secundaria. Barcelona: ICE/Horsori.
  • Piaget, J. (1986). Psicología evolutiva. Madrid: Editorial Paidós.