Sofia Kovalévsky: Cesur Bir Matematikçinin Biyografisi

14 Temmuz, 2020
Sofia Kovalévskaya, matematik ve fiziğe önemli katkılarda bulunmuş olağanüstü bir kadındı. Ayrıca bir yazardı ve geriye Nihilist Kadın adlı bir otobiyografinin yanı sıra bir de oyun bıraktı. Zamanının ötesinde bir kadın, gerçek bir öncüydü.
 

Sofia Kovalévsky, matematik ve fizik alanlarına yaptığı katkılardan ve etkileyici azminden dolayı dikkate değer bir kadındı. Kadınların eğitimde kapalı kapılarla yüzleştiği bir dünyada doğdu. O dönemde kadınlar balarının veya kocalarının izni olmadan seyahat bile edemezlerdi.

Sofia Kovalévsky’nın hayatıyla ilgili en ilginç şey, toplumun kendisine empoze ettiği tüm sınırları aşma biçimidir. Hayallerine ulaştı ve bu sınırlara rağmen projelerinde çalıştı. Sofia aslında üniversite eğitimini tamamlayan ilk kadındı. Aynı zamanda bilinen ilk kadın üniversite profesörüdür.

“Ruhta şair olmadan matematikçi olmak imkansızdır.”

– Sofia Kovalévsky

Gerçekten hiç niyeti yokken Kovalévsky, feminizmin öncüsü oldu. Kararlılığın, bazen insanların imkansız görünen şeylere ulaşmasına yardımcı olan durdurulamaz bir güç olduğunu gösterdi.

Sofia Kovalévsky, bilim alanındaki önemli bulgularına ek olarak, edebiyat dünyasına da nüfuz etti. Kendisini şiire, bilimin ulaşılabilir olmasına adadı ve hatta astronomiye de katkıda bulundu.

Sofia Kovalevskaya, bilimin ulaşılabilir olmasına da katkı sağladı.

Sofia Kovalévsky’nin çocukluğu

Sofia Kovalévsky çok tuhaf bir ailede doğdu. Annesinin tarafından, Macaristan kralı Matías Corvino’nun soyundan geliyordu. Ancak büyükbabası bir çingene ile evlendi. Bunun sonucunda, hak ettiği unvanı almasına izin vermediler.

 

Babasının tarafından, haritacı Friedrich Schubert ve astronom Theodor von Schubert gibi birçok ünlü akrabası vardı.

Sofia 15 Ocak 1850’de Moskova, Rusya’da doğdu. Ablası ünlü sosyalist Anna Jaclard’dı. Çok gençken ailesi ile birlikte Belarus’a taşındı. Yeni evi bilimsel bilgiden oldukça faydalanıyordu. Amcalarından ikisi ve babası ona okuma ve araştırmaya karşı büyük bir sevgi aşıladılar.

Beyaz Rusya’ya geldiklerinde, ailesi Sofia’nın odasındaki bir duvarın duvar kağıdının eksik olduğunu keşfetti. Böylece, bu delikleri kapatmak için rastgele bir kitaptan sayfalar koparıp duvara yapıştırarak sorunu çözmeye karar verdiler. Kitap diferansiyel hesap hakkındaydı ve rastgele seçilmişti. Küçük kız çalışmaya ve şaşkınlıkla sayfaları okumaya başladı.

Parlak bir kız

Babası ders alması için özel öğretmenler tutsa da, kızının ne kadar hızlı ilerlediğini görünce şaşkına döndü. “Bilge kadınlar” dan korkuyordu. Bu nedenle eğitimini kesti. Ancak, genç kız kendi başına çalışmaya devam etti ve hatta kendi kendine cebir öğrendi.

Ünlü yazar Fiódor Dostoyevski, Sofia’nın kendisine tamamen aşık olmasına rağmen Sofia’nın kız kardeşine ilgi duyuyordu. Adam, Sofia’nın imkansız aşkıydı.

Hem Sofia hem de kız kardeşi herhangi bir  özgürlük elde etmenin tek yolunun evlenmek olduğunu biliyorlardı. Bu süre zarfında, birçok kadın “beyaz evlilikler”; diğer bir deyişle, mantık evlilikleri yapıyordu.

O dönemde, resmi bir düğün yapıp sonra iki tarafın da tamamen bağımsız yaşamasını sağlamak adına biriyle anlaşarak evlenmek yaygındı. Sofya’nın ablası Anna, bunu paleontolog Vladimir Kovalevsky ile yapmak istedi. Ancak adam daha sadece 18 yaşında olan Sofia ile evlenmeyi tercih etti.

 
Sofia-kovalevskaya

Eşsiz bir kadın

Beklendiği gibi, evlilik Sofia’ya yeni fırsatlar sundu. Önce Heidelberg’e, sonra Berlin’e taşındılar.

Orada, (ilk başta) kendisinin yeteneğine inanmayan ünlü matematikçi ve analist Karl Weierstrass ile tanıştı.  Adam, kızın tutkusunun ve zekasının derecesini fark ettiğinde, üniversitede öğrenci olarak kabul edilmesini istedi. Üniversite bunu reddetti, bu yüzden Sofia’ya kendisi özel ders vermeye karar verdi.

Weierstrass’ın desteği sayesinde Sofia doktora derecesi ile mezun oldu. Weierstrass, Sofia’nın tezini fiziksel olarak mevcut olmadan sunmasını mümkün kıldı. Ardından Sofia, yeteneklerini geliştirmesine izin verecek bir iş bulmak için uzun bir yolculuğa başladı.

Profesyonel hayat

Mezun olduktan yaklaşık 10 yıl sonra arkadaşı Gösta Mittag-Leffler Stockholm Üniversitesi’nde profesörlük yapmasına yardımcı oldu.

O zamana kadar Sofia’nın bir kızı olmuştu ve kocası intihar etmişti. Bir dul olarak durumu, onu işe almalarına engel olan ön-yargıları azaltmaya yardımcı oldu.

Hayatı boyunca çeşitli ödüller aldı. Rus Bilimler Akademisine katılan ilk kadınlardan biriydi. 41 yaşında zatürre nedeniyle erken yaşta öldü. Ayın kraterlerinden birine, büyük katkılarına saygı göstererek onun adı verilmiştir.

 

Sofia, tarihin saklamaya çalıştığı birçok parlak kadın figüründen biridir. Okullarda ondan çok az bahsedilir, ancak başarıları çağdaşlarının çoğundan daha etkileyicidir. İnsanlık tarihinde bazen ortaya çıkıveren göz kamaştırıcı zihinlerden biriydi.

Kovalevskaya, S. (2001). Vida y obra matemática de Sofía Kovalevskaia (Vol. 4). Anthropos Editorial.