Sizi Sınırlayan Altı Tehlikeli İfade

04 Eylül, 2020
Dil, düşüncenin temelini oluşturur. Bundan dolayı her gün kullandığınız sözlerin yaşamınız üzerinde sahip olduğu etkinin farkında olmalısınız.

Dili bir nörolinguistik programlama perspektifinden analiz etmek, dilin düşünceleriniz üzerindeki etkisinin yanı sıra kullandığınız ifade kalıplarının sizi gerçekliğinizi belli bir şekilde deneyimlemeye nasıl programladığını da anlamanıza yardımcı olabilir. Bugün, sizi sınırlayan altı ifade hakkında konuşacağız.

Bazı günlük ifadeler kavramsal olarak ağırdır, ve pek olumlu da değildir. Muhtemelen etkilerinin farkında olmadığınız için bunları kullanmaya devam edersiniz. Hadi bunların ne olduğuna ve ruhunuzu nasıl etkilediklerine bir göz atalım.

Kendisini ifade etmek konusunda endişeli görünen bir kadın.

Sizi Sınırlayan Altı Tehlikeli İfade

Yapma

Bu ifade paradoksaldır, çünkü genellikle sizi tam da uzaklaşmaya çalıştığınız şeye yaklaştırır. Zihne genelde etki etmeyen belirsiz bir kelimedir. Örneğin, eğer size “Pembe filleri düşünmeyin,” desem aklınıza gelecek görüntü tam olarak budur.

Bu tür ifadeleri kullandığınızda, genellikle ilginç bir şey gerçekleşir. Bilinçaltınızda, “yapmama” kısmını tamamen göz ardı edersiniz, ve sonrasında gelen şeye odaklanma eğiliminde olursunuz. Örneğin, kendinize “gerilme” ya da “hasta olmak istemiyorum” gibi şeyler söylediğinizde, aslında kendinizi gergin ve hasta olmaya programlarsınız. Bundan dolayı, “sakin ol” ya da “sağlıklı kalmak istiyorum” gibi pozitif onaylamalar kullanmak çok daha iyidir.

Zorundayım

Bir şey yapmak “zorunda” olduğunuzu söylediğinizde, sadece bunun tatsız ve zor olacağını onaylamış olursunuz. Örneğin, “çalışmak zorundayım”, “daha sosyal olmak zorundayım”, ya da “kilo vermek zorundayım“. Bunları bu şekilde ifade ettiğinizde, otomatik olarak olumsuz ve zor bir hale gelirler.

“Yapmak istiyorum” ya da “yapacağım” gibi ifadeler kullanmak ruh sağlığınız için daha iyidir. “Daha sosyal olmak istiyorum” demek pozitif bir alternatife bir örnektir. Örneğin, “çalışmak istiyorum,” demek gerçekte nasıl hissettiğiniz ile çelişiyorsa, “çalışacağım” demeyi deneyebilirsiniz. Sözlerinizi bu şekilde ifade etmek beyninizi her şeyin oldukça basit ve kolay olmasını bekleyecek şekilde programlamaya yardımcı olur.

Ama

İki fikri bir araya getirmek için “ama” kelimesini kullandığınızda ilk düşüncenin değerini anında düşürmüş olursunuz. Bunun bir sonucu olarak da karşıya ilettiğiniz mesaj sona koyduğunuz negatif mesajdır. “Seni seviyorum ama çok tartışıyoruz,” ya da “iyi bir not aldım ama daha iyisini yapabilirdim,” gibi şeyler buna bir örnektir.

Bundan uzak durmanın bir yolu “ama”yı “bununla birlikte” ya da benzer bir ifade ile değiştirmektir. Bu şekilde ek bilgiler katsanız dahi ana mesaj değişmeden kalır. Ayrıca ifade sırasını tersine de çevirebilirsiniz. Örneğin, “çok fazla kavga ediyoruz ama seni seviyorum” diyebilirsiniz. Bu mesaj çok daha pozitif!

Yazık

Bu, insanların başka insanlara ve kendilerine karşı empati ve şefkat ifade etmek için kullandıkları yaygı, günlük bir ifadedir. Örneğin, “seni kovdular, yazık” ya da “yazık, partnerin seni terk etti,” gibi şeyler söyleyebilirler.

Bunu büyük ihtimalle iyi niyetle söyleseniz de, bu ifadeyi kullanmak alıcısına hiçbir iyilik yapmaz. Esasen, diğer kişiyi (ya da kendinizi) çaresiz bir kurban gibi hissetmesi için programlamış olursunuz. Sizi güçlendiren ve size (ya da diğer kişiye) devam etme becerisini hatırlatan farklı bir ifade kullanmayı deneyin.

Asla, Her Zaman, Hiç Kimse ya da Herkes

Bu ifadelerden birini kullandığınızda bir beyanda bulunur ve bir tür katı ve ikili (hep-hiç şeklinde) bir düşünce biçimini teşvik etmiş olursunuz. “Her zaman her şeyi yanlış yapıyorsun”, “Hiç kimse beni sevmiyor” ya da “Asla mutlu olmayacağım” gibi ifade biçimleri buna bir örnektir. Bu düşünme şekli ve bu tür ifade kalıpları çok zararlıdır ve sizi aynı şeyin daha fazlasını deneyimlemeye zorlarlar.

Bunların yerine daha gerçekçi ifade kalıpları kullanmaya çalışmalısınız. Her şeyden önce, değişim ve gelişimi destekleyen ifadeleri kullanmayı tercih edin. Örneğin bunlar “Bunu doğru yapmadım,” ya da “Şu an mutlu hissetmiyorum,” gibi şeyler olabilir.  Düşüncelerinizi bu şekilde ifade etmek odağı gerçek olaylara çeker ve size bunları değiştirme şansı verir.

Yüz şeklinde budanmış bir ağaç.

Sonra, Yarın, ve Bir Gün: Kaçınılması Gereken Tehlikeli İfade Kalıpları

Bu ifade kalıpları genellikle eylemin önüne geçen bir zaman belirsizliği ifade eder. Yapmanız gerekenleri belirsiz bir süre boyunca ertelemenizi kolaylaştırırlar. “Daha sonra çalışacağım.” Daha sonra ne zaman? Daha sonra asla gelmez. “Bir gün, daha sağlıklı beslenmeye çalışacağım.” Tam olarak hangi gün?

Eğer gerçekten hedeflerinize ulaşmak istiyorsanız bu kelimeleri kullanmaktan kaçının. Bunun yerine, başlamak için tam bir tarih ya da saat belirleyin!

Son olarak, dilin düşüncelerinizin ve kendiniz ve başkaları ile iletişiminizin temeli olduğunu daima hatırlayın. Akıl yürütürken her şeyi söylediğiniz kelimeler aracılığıyla süzersiniz. Bunun bir sonucu olarak da kullanmaya karar verdiğiniz ifade kalıpları dünyayı görme biçiminizi şekillendirir.

  • Balordi, E. S. (2005). Modos de divulgación de los principios básicos de la psicología cognitivacomportamental y de la Programación Neurolingüística orientados al cambio lingüístico. Quaderns de Filologia-Estudis Lingüístics10, 293-309.
  • Bavister, S., & Vickers, A. (2012). Programación neurolingüística (PNL). Editorial AMAT.