Sevdiğimden Çok İhtiyaç Duydum

13 Temmuz, 2017

Muhtaç mıydım yoksa aşık mıydım? Bazen gerçekten sevmediğimizi keşfederiz. O halde, bir yalanı mı yaşamıştınız? Karşınızdakine ve kendinize yalan mı söylemiştiniz?

Bugün bu sorulara cevap arayacağız ve ihtiyaç ve sevgi arasındaki sınırın nerede olduğuna bakacağız. Ya da… böyle bir sınır söz konusu olmayabilir mi? İhtiyaç, aşkla mı ilgilidir? 

Belki aşk değildi, belki farklı bir şey hissetme ihtiyacıydı. Hayatımızı, en azından bir süreliğine özel ve farklı kılacak bir şey.

Aşk mı ihtiyaç mı?

Aşk, sahiplikle hiçbir ilgisi olmayan bir duygudur. Artık biliyoruz ki aşk, hayal edebileceğiniz her türlü engeli aşabilecek bir duygudur. Öyle ki illa bizimle olması gerekmeyen birini sevebiliriz. Çünkü dediğimiz gibi aşk birine sahip olmak demek değildir.

Ama hayatımızın aşkıyla yaşarken, onlara olan ihtiyacımızın sevgimizden büyük olduğunu keşfedebiliriz. Şöyle düşünün: Partnerinize neden ihtiyacınız var? Hayatınızın hangi bakımından sizin için vazgeçilmez ya da ne zamandan beri ihtiyacınız olan şey partneriniz oldu? Elbette, hayatınızdaki pek çok şey için partnerinize ihtiyaç duyduğunuzu fark edeceksiniz.

Mesela, çocuklarla ilgilenmesi, alışveriş yapmak, sizi işten alması, yemek yapması için partnerinize ihtiyacınız olabilir. Hiç farkına varmadan ihtiyaç kimi zaman, sevgiden daha önemli bir rol oynayabilir.

Aşkın gözü kör değildir. Kör olan, sizin sevilmek ve eşlik edilmek ihtiyacınızdır… ve o kör ihtiyaç, birlikte olmaman gerektiğini bildiğin biriyle beraber olmana bile neden olabilir.

Bu durum size tanıdık geliyorsa, bir an durup partnerinizi hâlâ sevip sevmediğinizi düşünmelisiniz. Çünkü artık ona sadece ihtiyaç duyduğunuz bir noktaya gelmiş olabilirsiniz. Peki artık ona ihtiyacınız kalmadığında ne olacak biliyor musunuz? İlişkiniz çözülüp dağılmaya başlayacak.

İhtiyaç duydum ama sevdim de

Bu ihtiyaç ötesinde, duygusal bağımlılık gibi daha derin sorunlar olduğunu görebilmeliyiz. Nadiren tanıdığımız bir sorun bu. Ama sorun orada ve çifti yavaş yavaş yıkıyor.

Karşınızdakine sadece ihtiyaç duyuyorsanız, sağlıklı bir ilişkiyi devam ettiremezsiniz. Yalnız olmayı ve sırf yalnızlıktan kaçmak için bir ilişkide olmamayı öğrenmeliyiz.

Diyelim ki partneriniz arkadaşlarıyla dışarı çıkmak istiyor ama siz onu yanınızda tutmaya ihtiyaç duyduğunuzdan, öfkeleniyor ya da bu seçimleri nedeniyle pasif agresif sözler söylüyorsunuz. Dikkat ederseniz, partnerinize değil kendi ihtiyacınıza öncelik verdiğinizi fark edersiniz. Bencil davranıyorsunuz. Yalnızca kendinizi düşünüyorsunuz.

Biriyle mutlu olmanın en iyi yolu, yalnız mutlu olmayı öğrenmektir. Bu sayede, birliktelik bir seçim meselesi olur, gereklilik değil. İhtiyaç duydum… ya sen?

Ama bizi bir partner bulmaya iten psikolojik bir sorun yoksa, başka bir şeyden bahsedebiliriz. Her ilişkide bir miktar ihtiyaç vardır. Bu doğaldır ama aşktan fazla olmamalıdır.

İhtiyacınız, aşkınızı aştığı an, ilişkinizi analiz edip tekrar gözden geçirmelisiniz. Nerede hata yaptığımızı düşünmeliyiz. Çünkü bazen ihtiyaç duymanın sevmekle aynı şey olduğunu sanırız. Ama durum hiç böyle değildir.

Bütün özüyle aşk

Aşk, tanımlaması çok zordur, bu yüzden lekelenip bulanabilir. Bu durumda buna neden olan şey, ihtiyaç duygusudur. Bencil bir gereksinim. Sadece kendi rahatımızı düşündüğümüz bir ihtiyaç.

Oysa aşk, özgürlüktür. Aşk saftır. Onu bastırmaya, çalmaya çalışırsanız, büyük bir hata edersiniz. Partnerinize ihtiyaç duymanız normaldir ama belki de bu ihtiyacın aşkla hiç ilgisi yoktur.

Bir kişi ya da durumu bırakmak, onu göz ardı ettiğiniz anlamına gelmez. Tam tersine, kontrol etme ihtiyacı olmaksızın onları kabul ediyorsunuz demektir. Bırakmak, korkudan değil sevgiden doğan bir hareket olmalıdır.

Gerektiği kadar şunu sorun kendinize: Sevdiğimden çok ihtiyaç mı duydum? Eğer öyleyse, bir adım geri atıp sizi böyle yapmaya yönelten belli tavırları değiştirmeniz çok önemlidir. İhtiyaç epey rahat ve hoş bir alandır ama bencilce bir yerdir.

İlişkilerimizde mutlu olabilmek için sevgi ve ihtiyacı dengelememiz gerek. Ve her zaman karşımızdaki insanı da düşünmeliyiz. Belli bir noktada bize ihtiyaç duyulması hepimizin hoşuna gitmiştir ama sevilmek daha da çok hoşumuza gider.