Seni Sevmeyi Bırakmadım, Sadece Zorlamayı Bıraktım

22 Ocak, 2018

Bazen biten şey aşk değil, sabırdır. Evet bu soğuk küllere yeni odunlar ekleme isteğidir. Boş bakışlar, artık etkilemeyen sarılışlar. En sonunda da zorlamaktan yoruluruz, enerjimiz tükenir ve umutlarımız duman olur uçar. Geriye onurumuzun küllerinden başka bir şey kalmaz. Artık oranın evimiz olmadığını bile bile parçalarımızı toplamaya devam ederiz.

Bazı insanların aşk acısından kurtulmak için bir uzmandan yardım isterken şu sözleri sarf ettiklerini duymak çok ilginç: “Lütfen eski sevgilimi sevmeyi bırakmam için bir çare gösterin, onu unutmak istiyorum.” Psikologların pek çoğu bu açıklamadan hoşnut bile olabilir. O acı dolu aşkların her izini silmek, geceleri uzatıp gündüzleri bulutlandıran anıları yok etmek…

“Öncelikle bütün fikirlerimiz aşk üzerinedir. Aşkımızın tümüyse düşüncelere aittir.”

– Albert Einstein

Ancak iyi terapistler acının iyi bir iyileşme türü olduğunu bilirler. Bu yavaş ama gelişim gösteren sürecin kişiye duygularıyla başa çıkma ve büyüme yollarını öğrettiğini çok iyi bilirler. Unutmanın kolaylığı basit ve yararsız bir kaynaktır. Öte yandan asıl işe yarayan yöntem kontrolü tekrar ele alıp yeniden sevmeyi isteyeceğiniz bir iç yolculuğa çıkmaktır.

Çünkü nihayetinde kimse bir gecede sevgisini unutamaz. Ancak elimizden şu gelebilir: çoktan bitmiş bir şey için zorlamayı bırakabiliriz.

mutsuz ilişki

Duygusal ayrılıklarda acının iki türü

Bazı insanlar devamlı aynı şeyi yapmakta bir sorun görmüyor: biraz daha ilgi görmek için zorlamaya devam ediyor ve düşünceleri, kararları, korkuları, hazları ve sırları paylaşmak için zorluyorlar. Şüpheyi değil mutluluğu tatmak için birlikte zaman geçirmeye zorlarlar. Soğuk bir ilişkiyi, mazeretleri ya da göz kaçırmaları değil, gerçek arzuyu tatmak için.

Aslında hepimiz hayatımızın bir döneminde bu zorlayıcı kişiye dönüşebiliyoruz.

İlk kez acıtmaya başladığında ve nihayet durumu anladığınızda zorlamayı bırakmak en iyisi. Önümüzdeki gösterecek ve gözümüzü açacak acı gerçeğin başladığı andır bu. Ancak bu bizi aynı zamanda yeni bir sürece sokmuş olacak.

Tüm bunlar gerçek ilişkinin ne olduğunu ve bu anlamsız durumu işler iyice sarpa sarmadan bitirmenin gerekliliğini gösteren bir ihtiyaç.

Bu ilk acının evreleri ise şöyle:

  • Duyguların azalması ve uyuşması: Bu, bazı durumların sonucunu, mesafeleri, partnerimizin soğuk davranışlarını ya da yalanlarının nedenini bir türlü anlayamadığımız zaman oluşur.
  • Uzatmak: bu ikinci evre kişi zorlamaya devam ettiğinde olur. Genelde beraberinde kendini aldatma ve tipik saptırmalar gelir. “Bunu şu anda yapıyorlarsa, zorlandıkları içindir.”, “Meşguller ve yorgunlar…”, “Biraz daha dikkatli olsam belki beni daha çok sever ve bana biraz daha ilgi gösterirlerdi…”
  • Bu acının son evresi, kabullenmektir. Bu, kişinin tam önündeki şeyi zorlamayı bırakmasıdır. Umudu canlı tutmak engelden başka bir şey yaratmaz. Bunu hepimiz biliyoruz. Çünkü bu hiçbir amacı ve mantığı olmayan; bizi yavaşça öldüren bir zehirdir. Buna tamamen engel olamasak da mesafe koyabiliriz.

Bundan sonra ise çok daha karmaşık bir acı baş gösterir: ikinci acı.

kırmızılı kadın ve adam

Zorlamayı bırakıp biraz mesafe koymuş olsam da hala seni seviyorum: ikinci acı

Son sözü söyleyip hoşça kal dedikten ve mesafe koyduktan sonra, ikinci acıya doğru açılırız. Bir şey bizi incittiğinde, huzursuz ettiğinde, öz saygımıza zarar vermeye başladığında en akıllıca seçim o şeyle aramıza mesafe koymaktır. Buna hiç şüphe yok. Ancak unutmadan mesafe koymaya imkan yoktur.

“Aşık olmak çok kısa; unutmak çok uzun zaman alır.”

– Pablo Neruda

Yalnızca “Her şey bitti ve yapabileceğimden daha fazlasını yapmak olanaksızdı” diyebilmek bir şeyleri değiştirebilir. Peki ya içimizde kalakalan şu kötü hisle ne yapacağız şimdi?

İkinci acı ilk acıdan çok daha karmaşıktır. Çünkü sevilmediğimizi ya da olması gibi sevilmediğimizi sonunda fark etmek zordur. Hatta yaraları temizlemek, yola devam etmek ve kendimizi yeniden güçlü birine dönüştürmek çok daha zordur.

Tüm bunları akılda tutarak, duygusal acıyı ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir şekle sokmak zorundayız. An gelir aklımız ve bedenimiz ağlayabilir, sevdiklerimizin yokluğunu sindirebilir ve kabullenebilir. Sonrasındaysa son bir kuvvetle dişini sıkıp yeni durumu hazmedebilir. Hiçbir kızgınlık, acı ve dargınlık olmadan.

kadın ve boyalı çiçekler

Bu, aynı zamanda kendimizi zorlamak için iyi bir fırsattır. Başta çok zor görünse de şimdi inatlaşma zamanı. Şimdi kendimizi umutla doldurma ve yeni heyecanlarla besleme zamanı. İkinci acı anılarımızı ve endişelerimizi dengeleyerek kendimizi zorlamamızı ve mücadele etmemizi istiyor. Nostalji ve huzurun uyumla karıştığı bu mükemmel dalgayı yakalayarak başımız dik ilerlemeye devam edebiliriz.