Otizm Hakkında En İyi 8 Film

· Nisan 2, 2018

Otizm spektrum bozuklukları, çocukluk döneminde ortaya çıkan ve kronik semptomları olan bir grup gelişimsel bozukluktur. Bireyin davranışını, iletişimini ve başkalarıyla etkileşimini olumsuz olarak etkileyip, bazen sosyal açıdan reddedilmesine yol açar. Bu nedenden ötürü, genellikle otizmle ilgili kitap ve filmlerle desteklenen farkındalık kampanyalarıyla sesini duyurmaya çalışan çok sayıda dernek vardır.

Genel olarak, otizmin bir tedavisi yoktur, ancak otistik bir kişinin yeteneklerini en üst düzeye çıkarmanın birçok yolu vardır. Ve bu sürece ne kadar erken başlarsanız, yeni kalıpları öğrenmeleri, onlar için daha kolay olacaktır. Teşhis edildikten sonra başlamak en iyisidir.

Davranışsal tedavi yaklaşımı en yaygın olan yötemler olsa da, bazen semptomları hafifletmek için ilaç kullanımı da gerekebilir. Bazı ilaçlar serotonin geri alımını seçici olarak inhibe eder ve anksiyete, depresyon ve obsesif kompulsif bozukluğunu tedavi eder. Diğer yaygın olarak reçete edilen ilaçlar, anti-nöbet ilaçları, uyarıcılar ve şiddetli vakalarda anti-psikotiktir.

Bireyin sosyal açıdan dışlanması, aileyi de etkiler. Alışveriş yaparken ya da bir yürüyüşe çıkmak gibi gayet normal aktivitelerde, insanlar yargılandığını hissedip, gerçekten rahatsız olabilirler. Ne yazık ki, bazı insanlar, otizm hastalarının evde kalmalarını ve hatta “uygun bir şekilde davranmayı” öğrenmeleri  için onlara vurmayı tavsiye eder.

Cehalet bu tür tavsiyelerin genellikle nereden geldiğini gösterir, aynı zamanda hassasiyet eksikliğinden de kaynaklanır. Bu yüzden otizm hakkındaki filmler çok yardımcı olabilir. Film sanatı, kamuoyu vicdanını resmetme, hissetme ve diğer insanları anlamamıza yardımcı olma kapasitesine sahiptir.

“Otizmli bireyin duygusal olarak karşılaştığı zorlukları enine boyuna kavrayamadan, otizmi, sadece bir davranış bozukluğu düzeyine indirgemek saygısızlıktır.”

– Ros Blackburn

Otizm hakkında en iyi 8 film
Beklenmeyen Yolculuk (The Unexpected Journey)

Aktör Zac Efron, tıpkı kardeşi gibi otizmli bir genç olan Stephen’ı canlandırır bu filmde. Annesinin ekonomik mücadelesi, filmin temel temasıdır. Ailenin okulda ve başka yerlerden ne kadar dışlanmış olmasına bakılmaksızın, birçok çocuk mükemmel birçok sosyal beceri geliştirmeyi başarabilir.

Stephen’in olağanüstü bir koşucu ve onun büyük kardeşi Douglas’ın ise çok yetenekli bir gitarist olduğu ortaya çıkar. İki çocuk, annelerinin yardımı ile birlikte, otizm spektrum bozuklukları hakkında araştırma konusunda uzmanlaşmış “Mucize Koşusu” derneğini kurar.

beklenmedik bir yolculuk filminden bir kare

Yağmur Adam (Rain Man)

Yağmur Adam, otizm üzerine yapılmış en ünlü filmlerden biridir. Tom Cruise ve Dustin Hoffman’ın rol aldığı bu film, en iyi erkek oyunca dalında Hoffman’a Oscar da kazandırdı. Film, babasının cenazesinde hiç hatırlamadığı bir ağabeyi olduğunu öğrenen ve genç bir galerici olan Charles’ın hikayesini anlatıyor. Hoffman’ın oynadığı kardeşi ise, otizmli bir hastadır ve babalarının mirasının büyük bir kısmında da hak sahibidir.

Charles, paranın geri kalanını alabilmek için, kardeşini kaçırmaya karar verir, ama sonunda ona ısıtır. Her ne kadar başlangıçta kardeşinin davranışlarından rahatsız olsa da, maceralı bir yolcuğun sonunda, Charles kardeşini tanır ve onu sevmeye başlar.

tom cruise dustin hoffmann filmden bir kare

Orcas Deniz Feneri (El Faro de las Orcas)

Otizm hakkındaki diğer birçok film gibi, gerçek bir hikayeye dayanan Orcas Deniz Feneri, oğlu Tristan’a yardım etmek için 14.000 kilometre yol kat eden cesur bir anne olan Lola’nın hikayesini anlatıyor. Tristan’ın otizmli bir hastadır ve Orca balinalarıyla özel bir bağı vardır. Bu sebeple annesi Lola, oğlunu Arjantin’deki Patagonya kıyılarını ziyarete götürüyor.

İlk başta, bu ziyaretten pek de memnun olmayan bir park korucusu olan Beto ile tanışırlar. Sonunda, Beto ve Tristan’ın hayvanlara, özellikle de Orcas’dakilere, benzer özel bir bağlantıyı paylaştığını görürsünüz.

Molly

Bu trajik komik hikayeyi herhangi bir kalıba sokamıyoruz. Bu film, otizm hastası Molly ile, onun vesayetine sahip olan sinir hastası kardeşi Buck’ın hayatıyla ilgilidir. Doktorlar Buck’a, sağlıklı beyin hücreleriyle yapılan deneysel bir operasyonun, Molly’i iyileştirebileceğini, ancak bunun maliyetinin yüksek olduğunu söyler. Buck’ın onayını takiben, Molly başarılı bir beyin operasyonu geçirir.

Buck, kardeşini sosyalleştirmeye çalışır: beraber tiyatro, beyzbol oyunları gibi aktivitelere giderler. Molly, başka bir eski otizm hastası ile yakınlaşmaya başlar. Bununla birlikte, aradan geçen bir kaç aydan sonra, Molly’nin beyninin yeni nakledilen hücreleri reddetmeye başladığı için, otizmi tekrar ortaya çıkar.

Mozart ve Balina (Mozart and the Whale)

Bu film, otizmin değişik bir hali olan Asperger Sendromu ile ilgilidir. Baş kahramanımız Donald’dır. Başkalarına destek olmak için Donald, kendisi ile aynı hastalıktan muzdarip insanlara ulaşmak adına bir grup kurmaya karar verir. Kısa bir süre sonra, deli gibi aşık olduğu Isabelle ile tanışır. Bir ilişkiye başlarlar ama hayatları güllük gülistanlık değildir.

Donald’ın hikayesi de gerçek olaylara dayanır ve oldukça ilgi çekicidir. Gerçek hayattaki karşılığı Jerry, Yağmur Adamı filmini gördükten sonra Asperger sendromlu olduğunu keşfetmiştir.

mozart ve balina filminden bir sahne

Benim adım Khan (My Name is Khan)

Rizvan Khan, Asperger sendromlu bir Hintli çocuktur. Akranları ile yaşadığı bir sürü sıkıntısı olmasına rağmen, mekanik aletlere karşı olağanüstü bir yeteneği vardır. Bu hediye, onun ailesini yoksulluktan kurtarmasına yardımcı oluyor.

Babası öldüğünde, Khan, kardeşiyle birlikte yaşamak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gider. Orada tanıştığı bir psikoloji profesörü, hayatındaki birçok engeli aşmasına yardımcı olur. Sadece Asperger sendromu yüzünden değil, aynı zamanda bir Müslüman olduğu için de toplum tarafından reddedilmenin sorunları ile boğuşur Khan.

Beklenmedik Bir Arkadaş (An Unexpected Friend)

Beklenmedik Bir Arkadaş, Henry gibi bir Arkadaş (A Friend like Henry) adlı kitaptan uyarlanmış, bir İngiliz yapımıdır. Otizmle ilgili filmler neredeyse her zaman fedakar ebeveynleri içerir. Burada, Nicola’nın, oğlu Kyle için bitmek tükenmez yardım çabası, kendisine çok ağır gelmiştir. Stres çok büyük bir yük olarak omuzlarında olup, aynı zamanda evliliğinde de sorunlara neden olur. Nicola’nın tek desteği ailesi, özellikle de annesi Pat’tir.

Bir sabah, yaşadıkları sokakta bir köpek bulurlar ve Kyle’ın buna nasıl tepki vereceğini görmek için, köpeği yanlarına alırlar. Kyle, köpeğe Thomas ismini verir aralarında çok özel bir bağ oluşur. Ne yazık ki, Pat’in ölümü, davranışları belirgin bir şekilde düzelen Kyle için büyük bir yıkım olur.

Filmden Kyle ve Thomas

Çok Gürültülü ve Çok Yakın (Extremely Loud and Incredibly Close)

Filmdeki dram, otizm hastası dokuz yaşındaki bir çocuk olan Oskar Schnell üzerine yoğunlaşıyor. Babasıyla çok yakın bir ilişkisi olan Oskar’a, babası hep başka insanlarla da iletişime geçmesini teşvik eder. Birlikte oyun oynarlar ve araştırma yaparak, Oskar’ın belli yetenekleri kazanmasını amaçlarlar. Ne yazık ki, Oskar’ın babası 11 Eylül terör saldırılarında yaşamını yitirir ve Oskar’ı depresif annesi ile baş başa bırakır.

Bir yıl sonra, Oskar, babasının vazolarından birinde gizli bir anahtar bulur. Bu keşif, diğer ipuçlarıyla birlikte, anahtarın ne olduğunu bilen kişiyi bulmak için onu New York’a götürür. Yol boyunca, Oskar, bir metroya binmek ve bir köprüyü geçmek gibi engellerin üstesinden gelmesine yardımcı olan insanlarla tanışır.

Otizm hakkındaki bu filmler bize çok şey öğretebilir. Aslında, otizmin ne olduğu ya da otizm hastası bir aile üyesinin yaşamınızda olmasının nasıl bir şey olduğunu anlamak istiyorsanız, gerçekten de etkileyici yapımlardır. Toplumdan dışlanma, acı çekme ve terk edilme, tekrar eden temalardır. Ancak, dirayet gösterme ve iyimserlik de vardır. Madalyonun her iki tarafına da bakan bu filmler, bir tedaviye sahip olmayan ama tedavi edilebilir bir hastalık ile ilgilidir.