Karl Popper’ın En Güzel 7 Sözü

· Ekim 17, 2018

Karl Raimund Popper 1902’de Avusturya’nın Viyana kentinde doğdu ve 1994’te Londra’da öldü. 20. yüzyılın neredeyse tamamına tanıklık etti ve aynı zamanda bu yüzyılın büyük eleştirmenlerinden biri oldu. Öğretmenlik yaparak yaşamını kazansa da aslında bir filozoftu. Modern zamanın en parlak zihinlerinden biriydi. Sözleri bunun kanıtı. Bu nedenle yazımızda Karl Popper’ın en güzel 7 sözü ve bunların içerdiği fikirlere yer vereceğiz.

Popper eleştirel rasyonalizmin babası olarak adlandırılmıştır. Hayatını modern mantığı sorgulamaya adadı. Bazı çağdaşları ona sağduyu şampiyonu ismini takmıştı. Bu takma adı onurlandırmıştır.

“Gerçek cehalet bilginin yokluğu değil, onu elde etmeyi reddetmektir.”

– Karl Popper

Bilimsel yönteme, Marksizm’e, Semitizm’e, metafiziğe ve yirminci yüzyılda düşünce alanını şekillendiren her şeye karşı çıktı. Ana vatanından çok İngiltere’de yüceltilmişti ve burada ‘Sir’ ünvanıyla onurlandırıldı. Bu yazımızda Karl Popper’ın en güzel yedi sözünü sizlerle paylaşacağız. Böylece bu büyük düşünürün fikirlerini biraz daha iyi anlayabilirsiniz.

iki renk dünya

Karl Popper’ın güzel 7 sözü

1. Cennet ve cehennem

Popper şöyle diyor: “Bize yeryüzünde cennet vaat edenler, cehennemden başka bir şey üretmediler.” Bu söz, mükemmeliyet veya tam tatmin tutkusu nedeniyle idealizme getirilen bir eleştiridir.

Toplumda mükemmel gerçeklik arayışı, faşizmin en radikal tezahürlerine yol açmıştır. Bireysel hayatta da ideal olana ulaşma arzusu sadece hayal kırıklığına yol açar. Bu yüzden Popper, cennet ve cehennemin aynı madalyonun iki yüzü olduğunu söylemekte haklı olabilir.

2. Değişim

Bazen dünyayı, gerçekliği ve kendimizi sanki her şey statik ve değişmezmiş gibi düşünürüz. Ancak cansız nesneler bile her zaman değişiyor. İşte Karl Popper’ın en güzel 7 sözü arasında bu gerçekliğe vurgu yapan bir örnek: “Eğer Tanrı en başından beri her şeyi evrene yerleştirmek isteseydi, değişimin, organizmaların ve evrimin olmadığı, insanın ve insanın değişim deneyiminin olmadığı bir evren yaratırdı. Fakat Kendisinin bile beklemediği olayların yaşandığı canlı bir evrenin, ölü bir evrenden çok daha ilginç olacağını düşünmüş olmalı.”

Bu sözüyle Popper bize, hiçbir şeyin aynı kalmadığını açıklıyor. Her şey sürekli değişim hâlindedir. Dolayısıyla, gerçeklik bu hâliyle kavraması imkânsızdır. Gerçekliğin bazı anlarını ya da bir kısmını yakalayabiliriz ancak.

3. Akıl yürütme nasıl çalışır?

Viyanalı bu filozof için mantığın ana niteliği açıklıktır. Bu önermeye dayanarak, şu hususu kabul etmekten çekinmez: “Akıl veya akılcılıktan söz ettiğim zaman, demek istediğim, hatalarımız ve kusurlarımızın eleştirilmesinden, özellikle de başkalarının yaptığı eleştirilerden ve nihayetinde öz eleştiriden ders çıkarabileceğimize olan inancımdır.”

kalp ve beyin

Bu cümlede mantığa eşlik eden belirsizlik ve hareketlilik vurgulanmaktadır. Popper, mutlak fikirlere karşı olmuştur. Daha ziyade, düşüncelerimizin ardında yatan mantığı araştırmak ve aramak için uğraşmıştır.

4. Eşitlik

On sekizinci yüzyıldan yirminci yüzyıla kadar modern düşüncenin merkezinde yer alan bir konu olan eşitlik konusunda Popper şöyle diyor: “Özgürlük eşitlikten daha önemlidir; eşitliği sağlama girişimi özgürlüğü tehlikeye atar ve eğer özgürlük kaybedilirse, özgür olmayanlar arasında eşitlik bile olmayacaktır.”

Bu, Karl Popper’ın, özgürlüğün daha yüksek bir değere sahip olduğunu vurguladığı sözlerinden biridir. Eşitlik özgürlükle ilgilidir ve özgürlük her zaman belirleyici faktör olacaktır.

5. Özgürlük ve güvenlik

Özgürlük ve güvenlik, güç hakkında konuştuğumuzda daima bir itim ve çekim alanı oluşturur. Paradoks şu ki tam özgürlük, istikrarı riske sokar , öte yanda sıkı güvenlik ise özgürlüğü azaltır. İkincisine örnek olarak, tehlike zamanlarında hükumetin uyguladığı “sokağa çıkma yasağı” gösterilebilir.

Bu bağlamda Karl Popper şöyle diyor: “Sadece güvenliği değil özgürlüğü de planlamalıyız, Özgürlüğün, güvenliği daha güvenli hâle getirebilmesi bile yeterli bir sebep bunun için.” Bu sözle Popper, özgürlü savunduğunu ifade eder. Gerçek güvenliğin ancak gerçek özgürlükle geldiğine inanır.

uçurum

6. Bağımsızlık

Toplumun açıklığı, doğrudan özgür düşünceye ve ahlaki bağımsızlığa veya özerkliğe bağlıdır. Bu konuda Popper’ın sözleri şöyle: “… açık toplum, insanların bir dereceye kadar tabuları eleştirmeyi ve kararlarını kendi zekâlarının yetkilerine dayandırmayı öğrendikleri bir toplumdur.”

Popper’ın tabuları tamamen reddetmediğini görmek ilginçtir. Bu yüzden “bir dereceye kadar” eleştirel olmamız gerektiğini söylüyor. Bu filozof, aklın bilim dışında hiçbir şeyi eleştirmemesi gerektiğine ikna olmuştu. Öte yandan, insanların dış bir otoriteye değil, kendi zekalarına uymaları gerektiği fikrini vurguluyor.

7. Bilim

Popper’ın bu harika sözü, bilimi diğer bilgi türlerinden farklı kılan şeylere dikkat çekiyor: “Ama bilim, hataların sistematik bir şekilde eleştirildiği ve çoğu kez vaktinde düzeltildiği insan aktivitelerinden biri, belki de bu tür tek aktivitedir. İşte bu yüzden bilimde kendi hatalarımızdan ders çıkardığımızı söyleyebilir ve bu alanda açıkça ve mantıklı bir şekilde ilerlemeden söz edebiliriz.”

Bu yaklaşım çok ilginçtir, Bazı dinler ve politikalar kendilerini hatasız olarak gösterir. Bilim, onlardan çok daha üstündür, çünkü kendini yüksek bir seviyede eleştirir.

Karl Popper

Karl Popper bir düşünürün en yüksek erdemlerinden birine sahipti: entelektüel olarak dürüsttü. Gerçekliğe dair doğru bir yaklaşım edinmesini sağlayacak fikirler ve bir mantık yürütme şekli bulmak için samimi bir arzu göstermiştir. Popper’ın etkisi muhteşem olmuş ve felsefe tarihinde uzun süreli bir etki göstermiştir.