Logo image
Logo image

İstismarcı Kişiliğin Bilişsel Özellikleri

3 dakika
Yapılan bazı araştırmalar, bir istismarcının bilişsel özelliklerini belirledi. Bunlardan en önemlisi, inkar, aşağılama ve öngörü gibi bazı bilişsel çarpıtmaların varlığıdır.
İstismarcı Kişiliğin Bilişsel Özellikleri
Son Güncelleme: 15 Mart, 2021

Nörobilim, ilişki içindeki istismarcı kişiliğin sahip olduğu temel bilişsel özelliklerinin neler olduğunu tespit etmeyi başardı. İstismarcı kişiliğin herhangi bir cinsiyet sınırlaması yoktur: erkekler ve kadınlar için eşit olarak geçerlidir. Bu özellikler sadece kadınlara ya da erkeklere özgü değildir. Beynin çalışma biçimiyle ilişkili olduğu görünmektedir.

Elbette, partnerimizdeki istismarcı kişilik olgusu sosyal, kültürel ve psikolojik yönlerden etkilenir. Bununla birlikte, bu tür davranışların sık ortaya çıkmasının bazı özel sinirler ve benzeri olmayan bir düşünce işleyişi ile ilişkisi vardır. Bu nedenle, bu yazımızda sizlere bir istismarcının bilişsel özelliklerinden bahsediyoruz.

Çeşitli çalışmalar sayesinde bilim, ilişki içindeki bazı saldırgan kişiliğe sahip olanların genellikle bazı bilişsel çarpıtmalara sahip olduğunu tespit etti. Bunlar gerçekleri yorumlamak için kullanılan yanlış zihniyetlerdir. Buradan yola çıkarak bir istismarcının temel bilişsel özelliklerinin bir listesi hazırlanmıştır.

“İlk kötü muameleyi kabul etmek, ileride oluşabilecek aşağılanma silsilesinin başlangıcıdır. Kendinizi sevin, kimse size kötü davranamaz.”

– Anonim yazar

Some figure

Bilişsel çarpıtma ve istismar

Pais Vasco Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, yürütülen önceki 11 soruşturma değerlendirilmiş ve cezaevinde bulunan ilişkide saldırganlık yapan 180 kişi üstünde bir analiz uygulanmıştır. Bu araştırmayla varılan sonuç, istismarcılarda tekrarlanan bazı bilişsel yanılsamalar olduğu görülmüştür.

Bu bilişsel çarpıtmalar, sosyal olarak kınanması gereken davranışları rasyonelleştirme veya gerekçelendirme işlevini yerine getirmesidir. İstismara yol açan nedenler hakkında ikna edici bir açıklamaya sahip olmak bunun mantıklı ve kabul edilebilir bir davranışmış gibi görünmesini sağlar. Bulunan ana bilişsel çarpıtmalar şunlardır:

  • Olumsuzlama (reddetme): Saldırı veya tacizin ele alınması gereken bir sorun olduğu reddedildi. Bunu normal ve geçici olarak görüyorlar.
  • Küçümseme: Saldırılarını küçümserler. “Bu sadece bir tokattı” veya “bu sözler kimseyi incitmez” şeklinde kendilerini savunurlar.
  • Suçu başkalarına atarlar: Hep başkalarının onları belirli davranışlara yönelten kişi olduğundan bahsederler.

İstismarcı bir kişinin diğer bilişsel özellikleri

Çeşitli araştırmalar, bir istismarcının diğer bilişsel özelliklerini ortaya koymayı başarmıştır. Saldırganlığı partnerlerine sıklıkla uyguladıkları bir davranış modeli haline getiren insanlarda sıklıkla görülen özellik olarak ilişkilendirilmiştir. En alakalı olanlar:

  • Orta veya düşük sözlü zeka: Genel olarak, istismarcılar normatif yaş gruplarına göre iletişim konusunda daha az yeterliliğe sahiptir.
  • Hafıza: Yapılan araştırmalarda, istismarcılar sözlü olmayan bilgileri saklama ve geri alma kapasitelerinin daha düşük olduğunu göstermişlerdir. Genelde uzaydaki yüzler ve detaylar daha az hatırlanır.
  • Yürütme işlevlerinin zararları: Bu tür işlevler, davranışın planlanması, yürütülmesi ve düzenlenmesi ile ilgilidir. İstismarcılarda bu işlevler daha zayıf ve etkisizdir.
  • Duygusal kod çözme: Saldırganlar yüz ifadelerini tanımlamada ve korku, kaygı, ızdırap gibi duygu ve hisleri ayırt etmede daha büyük zorluk yaşarlar.

Aynı şekilde, Holtzworth ve Munroe bir istismarcı tipolojisi tasarladı. Çalışmaları yalnızca erkek istismarcının bilişsel özelliklerine dayanmaktaydı ancak bunun nedeni, araştırmalarına bir grup erkekten başlamalarıdır. Bununla birlikte, sonuçlar birçok kadın için de geçerlidir.

Beyin ve davranış

Bir istismarcının bilişsel özellikleri tanımlanmış olmasına rağmen, şu ana kadar bu konuda tam bir nihai bir bilgi birikimin bulunmadığını belirtmek önemlidir. Yukarıdakileri destekleyen araştırmalar olduğu gibi, önemli farklılıklar gösteren başka araştırmalar da var.

Beynin büyük bir esnekliğe sahip bir organ olduğu gerçeğini vurgulamakta fayda vardır. Bu, olayların, deneyimlerin, öğrenmenin vb. önemli değişiklikler yaparak başarması anlamına gelir. Bu nedenle, bir kişinin sabit veya değişmez özelliklere sahip olduğu söylenemez. İnsan dinamik bir varlıktır.

Diğer taraftan, bu tür olaylarda kültürel çevre ve önceki deneyimler genellikle daha büyük bir ağırlığa sahiptir. Bu nedenle, koşullar elverdiğinde istismara uğramış bir kişinin istismarcı olması alışılmadık bir durum değildir. Ayrıca, saldırganlıklara karşı toleranslı veya hoşgörülü olan çevreler de vardır.

Doğduğumuz andan itibaren hepimiz saldırgan dürtülere sahip olsak da, bunların eğitimle şekillendiğini ve yapılandırıldığını unutmayalım. Özellikle bazı insan tiplerini kınamak yerine, yapılması gereken şey; saldırganlık ve istismar gibi karakter özelliklerinin tohumlarını çocuk yaşta eken ebeveyn davranışlarını ve eğitim tarzlarını ortadan kaldırmaktır. Bazı kişiler bu yöntemlerin kişinin istediğini bir başkasından elde etmek için kullanabileceği geçerli bir araç olarak göstermektir.


Tüm alıntı yapılan kaynaklar, kalitelerini, güvenilirliklerini, güncelliklerini ve geçerliliklerini sağlamak için ekibimiz tarafından derinlemesine incelendi. Bu makalenin bibliyografisi güvenilir ve akademik veya bilimsel doğruluğa sahip olarak kabul edildi.


  • Fernández-Montalvo, J., & Echeburúa, E. (1997). Variables psicopatológicas y distorsiones cognitivas de los maltratadores en el hogar: un análisis descriptivo. Análisis y Modificación de Conducta, 23 (88), 151-180.

Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.