Güvensiz-Kararsız Bağlanma: Ne Seninle Ne De Sensiz

26 Mart, 2018

Bağlanma, çocukluk çağında başlar, yetişkin yaşamı üzerinde büyük etkiler yaratan son derece önemli bir aşamadır. Öyle ki romantik ilişkiler ya da dostluk olsun, yetişkinlerin ilişkilerinde olan birçok sorun bu aşamada başlıyor.

Peki, kendinizi bu “ne seninle ne de sensiz” ilişkilerinde görüyor musunuz? Eğer öyleyse, güvensiz ve kararsız olarak adlandırılan bir şeyi örtbas etmektesiniz.

Bu tip bağlanmayı, davranışların bireylerin sağlığını ve ilişkiyi etkileyen duygusal bağımlılığı da içeren toksik ilişkilerde görebiliriz. Bunu tanımlamak ve nereden kaynaklandığını anlamak, daha sağlıklı ilişkiler yaşamamıza yardımcı olacaktır.

“Ne seninle ne de sensiz çare bulunur üzüntülerime. Seninle olmaz çünkü öldürüyorsun beni ve sensiz ise zaten ölüyorum.”

– Anonim

Mary Ainsworth’ün araştırması

Mary Ainsworth, üç bağlanma tipini belirlemiştir (güvenli, güvensiz-kaçınmacı ve güvensiz-kararsız). Anneler ve bebeklerinden oluşan bir grup üzerinde yaptığı araştırmayla bu sonuca ulaşmıştır.

Çalışma, araştırmaya katılanların bilmediği bir çevrede gerçekleşti. Farklı durumlarda alıştırmalar yürütüldü. Bunlardan birinde anne, bebeğini yabancı bir odada bırakıyordu.

Aisnworth, güvensiz-kararsız bağlılık türünün baskın olduğu bir ilişkiye sahip bebeklerin annelerine tutunarak ayrılmasını önlemeye çalıştığını gördü. Çok uğraşıp bu konuda başarılı olduklarında (tuhaf bir şekilde) çok öfkeleniyorlardı. Tekme atıyor, bağırıyor ve durmadan ağlıyorlardı.

ağlayan çocuğu teselli eden kadın

Peki, anne geri geldiğinde ne oldu? Çocuklar yine anneyle temasa geçmeye çalışıyordu ama bazıları, sanki biraz mesafeli durmak ister gibi sırtlarını büküyordu. 

Yani hayal kırıklığına uğramışlardı ve her şeyden önce güvensizdiler ve anneleri yine onları terk edecek diye korkuyorlardı. Esasen, anneleri onları bıraktıktan sonra onları sakinleştirme çabalarına direndiler.

Çocuklarda mevcut olan bağlanma türü, yetişkinlik hayatında farklı bir şekil ve farklı koşullar altında olsa da mevcut olacaktır.

Araştırma, bağlanma figürünün, genelde anne babanın aileyi bırakabileceği ama sonra eve döneceği durumları aydınlattı. Ayrıca anne babanın gidip sonra tekrar tekrar geri döndüğü bir ortamda büyüyen çocukların durumlarını da açıkladı.

Bazı durumlarda ve eğer ayrılık doğru düzgün gerçekleşmemişse (yani anne babada anksiyete olmamışsa) güvensizlik ve terk edilme korkusuna yol açar. Bunlar daha önce açıkladığımız davranışların nedenleridir.

Güvensiz-kararsız bağlanma ve romantik ilişkiler

Sürekli sevdiğiniz kişinin yanında mı olmak istiyorsunuz? “Keşke evde çalışsan”, “Yanımda olduğunda çok mutluyum”, “Şu geziye gidecek olman çok kötü!”

Düşünmeden söylersiniz bütün bunları. Ama güvensiz-kararsız bağlanma yaşayan insanlar için daha derin anlamları vardır.

Yetişkinlik hayatında güvensiz-kararsız bağlanma yaşayan bir kişi, partnerinin daima yanında olmasını ister. Ama bu durum aşırıya kaçabilir: partneri arkadaşlarıyla dışarı çıkacağı zaman kişi onunla beraber gitmek ister.

Bu yüzden, her şeyi birlikte yapan çiftlerden biri olurlar. Peki ama ayrı ayrı şeyler yapmaktan başka seçeneğiniz olmadığında ne olur?

deniz kıyısında fikir ayrılığı

Bu neye benzer?

Diyelim ki, güvensiz-kararsız bağlanmaya sahip bir adam, annesinin doğum gününü kutlayacakları için heyecanlıdır. Kız arkadaşı arayıp, önemli bir toplantının olduğunu, patronun fazla mesai yapmasını istediğini söyler.

Bu konuda hiç bir şey yapamayacağı için anladığını söyler. Fakat sonraki tepkisi beklenmedik bir şeydir.

Tıpkı çocukluğundaki gibi hisseder kendini. Umutsuzca terk edilmiş bir hâlde, kız arkadaşının onunla zaman geçirmek istemediğinden şüphelenir. Belki artık onu sevmemektedir.

Bizim bakış açımızdan, bu varsayımlar mantıksızdır. Fakat çok yaygındır ve çok gerçekçi bir şekilde hissedilmektedir.

Belki onun ağlayıp sızlaması ve “sen beni artık sevmiyor musun?” demesi başarılı olacaktır. Belki kız arkadaşı, toplantıya katılmamak için bir bahane uyduracaktır.

Ama eğer toplantıya giderse, adam üzülecek ve çok kızacaktır. Aynı şeyin bir daha olmaması için onu suçlu hissettirmeye çalışacaktır. Bir taraftan onu öteleyip cezalandırırken diğer yandan da ona tutunmaktadır. Çocukluktan beri yaşadığı bir çelişkidir bu.

Bazı işlevsiz ilişkiler, çocuklukta oluşmuş güvensiz bağlanmanın sonucudur.

İlişkilerde güvensiz hissetmek, terk edilmek ve yalnız kalmaktan korkmak, duygusal bağlılık, acıyı aşka bağlamak… Bütün bunlar, güvensiz-kararsız bağlanma yaşayan insanların tecrübe edebileceği sonuçlardır.

deniz kıyısında bir başına

Belki de ilişkilerinizin neden kendini yok ettiğini düşündükçe aklınız karışmaktadır. Bilmeden ilişkilerinizin tekrar tekrar aynı şekilde sonlanmasına neden olan davranış şablonlarını tekrar ediyor olabilirsiniz. 

Böyle olduğunda uzun süreli inancınız tasdik edilmiş olur: herkes sizi terk edecektir.