Ergenizm: Milyonlarca Genci Etkileyen “Hastalık”

· Ocak 13, 2019

Birkaç ay önce, bir gencin annesinden derse geç kaldığı için ona mazeret notu yazmasını istediği hikaye internette birçok kişiye ulaştı. Muhtemelen başta sinirden şaşkına dönen anne, bu isteğe yaratıcı bir şekilde yaklaşmaya karar verdi. Kızının geç kalmasının sebebinin “ergenizm” adını verdiği, birçok genci etkileyen bir hastalıktan kaynaklı olduğunu yazdı.

Anne, Nicole Poppic, sosyal medyada “Aldığın yanlış kararlar yüzünden geç kalıp senin için mazeret notu yazmamı istediğinde böyle olur işte.” şeklinde bir not paylaştı.

Kızı Cara için şu notu yazmıştı: “Cara bu sabah “ergenizm” olarak bilinen rahatsızlık yüzünden okula geç kaldı. Muhteşem ülkemizin dört bir köşesinde yaşayan ergenler bu hastalıkla boğuşuyor ve ne yazık ki bu hastalığın bilinen bir tedavisi yok. Hastalığın birçok belirtisi bulunuyor fakat özellikle bu sabah Cara’nın gösterdiği belirtiler, yataktan çıkamamak ve onu doğuran kişiye karşı gelmek oldu. Telefonunun arabanın penceresinden uçuşunu izledikten sonra biraz daha kendine geldi. Eğer yine aniden parlarsa lütfen bana haber verin. Teşekkürler.”

“Ergenlik, daha da gelişmiş ve tamamlanmış insanların dünyaya geldiği bir yeniden doğuştur.”

– G. Stanley Hall

annesini delirten kız

Ergenizm Birçok Genci Etkileyen Dönüşümün Başlangıcıdır

Psikolog Stanley Hall, bir evrim aşaması olarak ergenlik çalışmasında öncü kabul edilir. Hall, ergenliği ikinci bir doğum olarak tanımlar. Ergen kişi bebeklikte deneyimlediklerini, yeni eklenen krizler ve derslerle evrimsel olarak tekrardan yaşar.

Ergenlik 12 yaşından 20 yaşına dek sürer. Bu dönemde yalnızca fiziksel değil; bilişsel, duygusal ve varoluşsal değişimler de gerçekleşir. Bu değişimler sebebiyle, genç kişi dünyanın işleyişini ve bu işleyişteki rolünü sorgulamaya başlar.

Bu birçok yönden bütünsel bir değişime işaret eder. Genç kadın ve erkekler, isyankar davranışlarına açıklık getirebilecek duygusal ve bilişsel bir hız trenindedirler.

Birçok ebeveyn kendilerine aynı şeyi sorarlar. Eğer gençler bu dönemde yetişkinler gibi düşünme yetisini kazanmaya başlıyorlarsa, neden yetişkinler gibi davranmıyorlar? Bunun yanıtı oldukça basit: bilişsel ve duygusal olgunluk her zaman birlikte yürümez.

kavanozda kız

Bu sebepten ötürü gençlerin genellikle duygusal olarak olgunlaşmadıkları düşünülür. Savunma mekanizması olarak tutarsız, patlamaya hazır ve saati saatine uymayan davranışlar sergilerler. (Bu davranışlar ergenizm belirtilerindendir.) Fakat bir yandan şunu bilmeliyiz ki; bilişsel ve entelektüel olgunluk sayesinde gençler kendi kimlik ve kişiliklerini geliştirmeye başlarlar.

Genellikle, ergenler yetişkin insanlarla aynı seviyede bir duygusal kapasiteye sahiptirler. Fakat, bu duygulara sahip olsalar da, yetişkinlerin deneyimlerine sahip değildirler. Bu da demek oluyor ki; tamamen yeni bir duygusal evreni analiz etme ve işleme sürecindedirler.

Bu duygusal aktivasyon süreci o kadar bunaltıcıdır ki gençler hissettikleri duyguların çoğuna anlam veremezler. Fakat bu deneyimlerin hepsi, karmaşık bir biçimde art arda gelen psikolojik duyguları, düşünceleri, aksiyonları ve yüzleştikleri durumları anlamalarına yardımcı olur.
kızını dinleyen anne

Ergenlik Dönemindeki Karmaşık Aile Dinamiklerini Açıklayan 3 Etmen

Dünyanın dört bir yanından milyonlarca ebeveyn ergenizm furyasına aşinadır. Genç erkek ya da kadınlar inatçılık yaparak ebeveynlerin ve toplumun oluşturduğu normlara karşı bir isyan halinde meydan okuyan davranışlarda bulunurlar.

Bu dönemin çocuklarınız için de kafa karıştırıcı olduğunu unutmayın. Sürekli arayış, yeniden şekillendirme ve değişim peşinde olsalar da, kendilerini gerçek anlamda bulamazlar. İstikrarsızlıklarının farkına varırlar ve tünelin sonunda ışık olmadığını düşünürler.

Ergenlik döneminde, milyonlarca genci etkileyen aile ilişkilerinin karmaşıklığı (bireysel farklılıkları dahil etmemek üzere) üç gruba ayrılır:

1. Ebeveynlerle Tartışma ve Toplumda Bulunduğu Yeri Kabul Etmeme

Bu ergenlik döneminde, ergenlere çocuk gibi davranılan ama yetişkinler gibi davranmalarının istendiği bir süreç vardır. Bu onların olgunluk imajlarını ve özgüvenlerini yerle bir eder ve toplumla olan iç çatışmalarını alevlendirir.

Bu sürece eş zamanlılığın bozulması denir. Bu süreç ergen kişinin daha hızlı büyüdüğü, fakat yetişkin evreniyle bütünleşmelerinin daha uzun sürdüğü bir süreçtir. Bu, ergenizm durumunun süresini uzatır ve aile içindeki tartışmaları ağırlaştırır. Sayısız genci etkileyen bu dengesizliğe ılımlı yaklaşmak yapılacak en doğru davranışlardan olacaktır.
yeşil saçlı kız

2. Ruh Hali Değişiklikleri

Ergenlik, duygusal fırtınaların koptuğu bir dönemdir. Karakteristik ruh hali değişimleri ani, olumsuz, şiddetli ve sık yaşanabilir. Gençler, çocuklara ya da yetişkinlere göre daha olumsuz duygular hissederler.

Ayrıca, eğer genç birey okulda popüler biri değilse, bu yıllar daha sarsıcı, yoğun ve olumsuz geçebilir. Notları düşükse ya da evde son zamanlara denk gelen bir boşanma gibi sorunlar varsa da farklı sorunlar yaşanabilir. Ergenlik, “duygusal olarak oldukça karışık” bir dönemdir.

3. Riskli Davranışlar

Gençler normlara karşı gelmeye eğilimlidirler. Bu sebepten ötürü, yasa dışı, anti-sosyal ya da tehlikeli durumlara bulaşabilirler. Fakat, aileyle tartışmalar yaşama ve ruh hali değişikliklerinin aksine, riskli davranışlar daha çok ergenliğin geç dönemlerinde ortaya çıkar.

Gençler dürtüleriyle hareket ederler ve sürekli olarak yeni his arayışındadırlar. Yukarıda bahsettiklerimize ek olarak bu iki etmen bu dönemin ne kadar kritik olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Gençler, (sağduyulu bir mesafeden ve duruma göre istedikleri zaman) hayatlarındaki sorumlu yetişkinlerin rehberliğine ihtiyaç duyarlar.

Ergenlik birçok genci etkileyen, gençlerin etrafındakileri içselleştirip işlediği bir dönem olduğu için, çevrelerini dikkatle şekillendirmeliyiz. Bu dönem boyunca bize yardımcı olacak sihirli bir iksir filan yoktur. Garip gelse de, tüm aile, tıpkı eve yeni bir bebek gelmesini bekledikleri dönemdeki gibi, ergenlik dönemi için hazır olmalı ve bu döneme ayak uydurmalıdır.