Epilepsi Aurası Denen Şey Nedir?

Haziran 5, 2020
Epilepsi, genellikle zihinde bulanıklığa ve bilinç kaybına neden olan nörolojik bir hastalıktır. Bununla birlikte, hastaların nöbet öncesi bu anları tanımlayabileceği bir dizi semptom vardır. Bugünkü yazımızda, epilepsi 'auraları' denen bu şeylerden bahsedeceğiz.

Epilepsi, merkezi sinir sistemini etkileyen nörolojik bir hastalıktır. Anormal beyin aktivitesi nöbetleri, olağandışı davranışları veya hisleri ve bazen de bilinç kaybını tetikler. Bununla birlikte, bu belirtiler doktorların epileptik nöbet dediği şeyin de göstergeleridir. Bir kişinin bir nöbetten hemen önce yaşadığı bazı belirtilere, hala bilinci yerinde de olsa, epilepsi aurası denir.

Epilepsi auraları, garip bir koku, tat veya korku, rahatsızlık ve hatta bazen ferahlama duygularını içerebilir. Epilepsi auraları genellikle birey bilincini kaybetmeden önce meydana gelir. Bu anlamda, auraların meydana gelmesi olumlu bir durum, çünkü kişiye nöbet başlamadan önce kendilerini koruma şansı verirler.
Beyin dalgalarındaki yoğunlaşma.

Epilepsi auraları nedir?

Serebral düzeyde, epilepsi auraları, anormal bir şekilde ateşlenen nöronlar nedeniyle serebral kortekste değişen bir aktivasyonun sonucu olarak ortaya çıkar. Bu durum, bir lobun belirli bir kısmında kısa bir süre için meydana gelir (birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar). Başka bir deyişle, beynin somut bir fonksiyonel bölgesinde anormal bir aktivasyon meydana gelir. Auranın özellikleri hangi alanın etkilendiğine bağlı olarak da değişecektir.

Kişi aura sırasında bilinçli olduğundan, bu olay, beynin sadece belirli bölümlerindeki aktivitelerden kaynaklı (tam nöbetle karşılaştırıldığında) “anormal” davranışlar, kısmi nöbetler veya fokal bilinçli nöbetler (FAS – focal aware seizures) olarak kabul edilir. Bazı insanlar için, fokal bilinçli nöbetler başka bir nöbet türüne dönüşebilir ve bilinç kaybıyla sonuçlanabilir.

Epilepsi Aurası türleri

Farklı aura türlerinin sınıflandırılması konusunda hala bazı belirsizlikler olsa da, uzmanlar bunları semptomlarına göre gruplandırma eğilimindeler. Çünkü semptomlar, beynin nöbetin ortaya çıkmasına sebep olan belirli alanıyla ilgili.

Otonom auralar

Otonom sinir sisteminde anormal beyin aktivasyonu meydana geldiğinde, semptomlar arasında kusma, hızlanan kalp atışı, tüylerin diken diken olması, soluk cilt vb. gibi durumlar yer alacaktır.

Bu gruptaki en yaygın semptomlar epigastriktir. Bu tür semptomlar sıklıkla temporal lobdaki epilepsi ile ilişkili oluyor. Hastalar mideleri boş gibi mide bulantısı hissedebiliyor veya karında şişlik yaşanabiliyor.

Deneyimsel auralar

Deneyimsel semptomlar limbik sistemdeki ve temporal korteksteki değişiklikler ile ilgili. Sonuç olarak, bunlar hafızayı, duyguları ve bilişi etkileyebilir. Ayrıca algısal yanılsamalara veya duyusal halüsinasyonlara da neden olabilirler. Bunlara psişik auralar da denir. Bazen bu semptomların psikolojik veya duyusal bir kökene sahip olup olmadığını ayırt etmek zor olabilir.

Amneziyak (hafıza kaybı) değişiklikler de bu kategoriye girer; bu, hastanın anılarının değişim gösterdiği veya deja vu, duyarsızlaşma veya derealizasyon deneyimleri yaşadığı zaman olacaktır. Duygusal auralarda (medial frontal lob epilepsisinde amigdala ile ilişkili), insanlar üzüntü, sevinç, zevk veya sinirli olma duygularına sahip olduklarını ortaya koyarlar. Ayrıca, kalp krizi geçireceklerinden endişeleniyor olabilirler veya korkmuş hissedebilirler.

Duyusal auralar

Duyusal auralar duyulardan sadece birini etkileyecektir. Örneğin, oksipital veya temporal nöbetlerle ilişkili auralar gözde lekeli görüntü, görme problemleri ve hatta körlüğü içerebilir.

Değişiklikler daha karmaşık görsel alanları etkilediğinde, görsel halüsinasyonlara veya sınırlı görüşe neden olabilirler. Kulaklarda çınlama, uğultu, diğer başka sesleri duyma gibi işitsel problemler veya koku ve tat ile ilgili sorunlarla karşılaşmak da mümkün.

Parietal veya frontal epilepsi, uyuşma, parestezi, soğuk veya sıcaklık hissi, ağrı vb. içeren somatosensorial auralara neden olabilir.

Diğer epilepsi aurası türleri

Epilepsi auralarının bu sınıflandırmaları hala tartışma ve fikir ayrılıklarını da tetikliyor, çünkü auralar, hastaların belirgin ve gözle görülür bir işaret olmadan deneyimlendiği duyumlar olarak tanımlanma eğilimindeler. Bununla birlikte, hastalarda ayrıca motor auralar, sefalik auralar, erotik auralar ve cinsel auralar da rapor ediliyor.

Motor auralar kas kasılmaları, duyu bozuklukları, çiğneme hareketi yapmak gibi durumları içerebilir. Ancak, bu belirtiler psişik auralar, otonom auralar veya somatosensorial auralar gibi diğer değişik durumlardan da kaynaklanabilir.

Bazı uzmanlar sefalik auraları somatosensör auralar olarak sınıflandırır, çünkü bununla ilişkili semptomlar baş dönmesi, ağırlık veya baş ağrısıdır.

Son olarak, cinsel auralar cinsel organlardaki hisleri, erotik duyguları ve hatta bazen ağrılı bir orgazmla sonuçlanan “orgazmik epilepsi” gibi belirtilerle meydana gelir. Bazı uzmanlar cinsel auraları kendi kategorilerine göre sınıflandırırken, diğerleri onları otonom auraların bir türü olarak görmekte.
Epilepsi auraları kolaylıkla fark edilebiliyor.

Epilepsi aurası için ayırıcı tanılar

Epilepsi auralarının, çeşitli potansiyel semptomlar nedeniyle sıklıkla diğer koşullarla karıştırıldığını belirtmek de önemli. Doktorlar en sık semptomları kardiyovasküler bozukluklara veya panik ataklara bağlıyorlar. Bununla birlikte, bu belirtiler, aynı zamanda kulak burun boğaz rahatsızlıklarından, ciddi zihinsel bozukluklardan veya ilaç kullanımından da kaynaklanıyor olabilir.

Sonuç olarak, uygun bir teşhis koymak ve ellerinin altında uygun cihaz ve kaynaklara sahip uzmanlarla çalışmak oldukça önemli. Çalışacağınız uzmanların tüm semptomları, ilişkili değişiklikleri ve ele aldıkları epilepsi türünü doğru bir biçimde tanımlamaları gerekir.

  • Fernández-Torre, J.L. (2002). Auras epilépticas: clasificación, fisiopatología, utilidad práctica, diagnóstico diferencial y controversias. Neurología, 34(10), 977-983.