Doğmamış ve Yeni Doğan Bebeklerde Duyular

İnsanlar henüz rahimdeyken, doğumdan önce bile duyularını geliştirmeye başlarlar. Bu büyüleyici süreç hakkında daha fazlasını öğrenmek için bugünkü makalemizi mutlaka okuyun!
Doğmamış ve Yeni Doğan Bebeklerde Duyular

Son Güncelleme: 12 Aralık, 2020

Doğmamış bebeklerin uterus içerisinde büyüdükleri 40 hafta boyunca duyusal gelişimleri oldukça yüksek bir hızda gerçekleşiyor. Sadece fiziksel olarak gelişmekle meşgul oldukları için dış dünya ile etkileşim içerisinde olabiliyorlar ve aynı zamanda çevrelerindeki dünyayı çok erken gebelik dönemlerinden itibaren algılıyorlar.

Bu büyüleyici süreç, bebeğin annesine erkenden bağlanmasının temelini oluşturuyor. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde rahim, fetal gelişim için mükemmel bir ortam.

Hamilelik sırasında duyuların gelişimi rahimdeki beyin gelişiminde çok önemli bir rol oynuyor. Bugünkü makalemizde, fetüste hangi duyuların önce geliştiğini açıklayacağız. Hazır olun, öğrenecekleriniz sizi şaşırtabilir!

Doğmamış bebekte duyular

Dokunma

Dokunma, sekizinci haftadan itibaren bir fetüsün uterus içerisinde geliştirdiği ilk duyu. Dokunma hissi, başta dudaklar ve burunda olmak üzere yüzdeki duyu reseptörleri ile gelişmeye başlıyor.

İlerleyen birkaç ay içinde dokunsal reseptörler vücudun diğer bölgelerinde de gelişmeye başlıyor. Yaklaşık 12 hafta sonra, elin avuç içleri ve ayak tabanları da bu reseptörleri geliştiriyor. Bebekler 17 haftalık olduklarında, bu reseptörler, karın bölgesinde de gelişiyorlar.

Yaklaşık 12 haftada, fetüs vücudunun her yeri ile ilgili dokunsal hisler yaşayabilir. Bunun istisnası, doğana kadar dokunmaya duyarsız kalan başın üst kısmı.

İlginç bir şekilde, beyin taramaları, fetüslerin yaklaşık 30 haftaya kadar ağrı hissedemeyeceğini gösteriyor. Bu dönem, somatosensoriyel sinir yollarının tam olarak geliştiği zaman dilimine karşılık geliyor. Bununla birlikte, üçüncü üç aylık dönemin ortasında, bebek, sıcak, soğuk veya basınç dahil olmak üzere çok çeşitli hisleri algılayabiliyor.

Doğmamış bebeklerde tat ve koku duyusu

Tat ve koku birbiriyle yakından bağlantılı duyular; tat duyunuz aslında yüzde 90 kokudan oluşuyor. Araştırmalar, vanilya, havuç, sarımsak, anason ve nane gibi bazı tatların aslında amniyotik sıvı yoluyla alındığını gösteriyor.

Damak zevki

Uterus içerisinde, tat tomurcukları, yaklaşık sekiz haftada ortaya çıkıyor. 13 ila 15 hafta arasında, fetüslerin, yetişkinlerinkine benzer tat tomurcukları oluşmuş oluyor. Bebek uterustayken anne ne yerse, bebeğin tükettiği amniyon sıvısına nüfuz ediyor.

Koku

Koku duyusu tat alma duyusu ile birlikte gelişiyor. Bir bebek doğduğu andan itibaren annesini yalnızca koklayarak tanıyabiliyor. Bebek, ayrıca annesinin sütünün kendine özgü kokusunu da kolaylıkla ayırt edebiliyor.

Aslında, bir bebeği doğduktan hemen sonra annesinin üzerine yerleştirirseniz, kolostrumun kokusunun rehberliğinde, kıpır kıpır meme ucuna doğru ilerliyor. Bu, “memeye emekleme” olarak biliniyor.

Doğmamış bebeklerde işitme

İşitme sistemi 20 hafta içinde tamamen geliştirilmiş oluyor. Yaklaşık 23. haftada, bebek yüksek seslere tepki verebiliyor.

Bebekler, ayrıca, rahimde duydukları sesleri tanımlamayı da öğrenebiliyorlar. İşitme duyusu normal bir şekilde gelişirse, yüksek sesler, bir fetüsü korkutabiliyor. Yenidoğanlar, ayrıca, annelerininki gibi daha yüksek sesleri babalarınınki gibi daha derin seslere tercih ediyor gibi görünüyor.

Prematüre yenidoğanlar üzerinde 2014 yılında yapılan bir çalışma, bebek emziği emerken annenin sesini duyuyor olmanın ağızdan beslenme yeteneklerini iyileştirmek ve hastanede kalış sürelerini kısaltmak için yeterli olduğunu göstermiş.

Annenin sesi bebeği stresli durumlarda sakinleştirir, kortizol düzeylerini (stres hormonu) düşürür ve oksitosin düzeylerini (duygusal bağlanma hormonu) artırır.

Doğmamış bebeklerde görme

Rahimdeki yaşam çoğunlukla karanlık olacaktır, ancak insan cildi, bir miktar ışığın geçmesine izin veriyor. Araştırmacılar, fetüslerin insan yüzüne benzeyen ışık modellerinin hareketini izleme olasılığının iki kat daha fazla olduğunu buldular. Yeni doğan bebekler için de aynı süreç ve tercih yapısı görülmüş durumda.

Bu durum, insan yüzleri ile ilgili tercihlerin doğuştan gelebileceğini ve sadece doğumdan sonra yaşanan deneyimlerin sonucu olmadığını gösteriyor. Aynı zamanda, fetüsün rahimden çıkmadan çok önce dış dünyaya aktif olarak tepki verdiğinin açık bir işareti olarak da ortaya konuluyor.

Yenidoğanlarda görme

Yenidoğan bebekler son derece yakın görüşlü oluyorlar; yüzlerinden yalnızca 20 cm kadar uzakta olan şeyleri görebilirler.

Renkleri yetişkinler olarak gördüğümüz gibi göremezler ve altı aylık olana kadar şekilleri tanımlayamazlar. Yenidoğanların gözleri parlak ışığa karşı hassas olacaktır, bu da ışığın girişini önlemek için gözlerini kapatmalarını sağlıyor. Yeni doğanlar, bir ay sonunda renkleri görebilir hale gelebiliyor, ancak genellikle siyah beyaz resimlere ve oyuncaklara bakmayı tercih ediyorlar.

Yaklaşık yedi aylıkken çoğu bebeğin artık olgunlaşmış bir görme duyusu olacaktır. Ayrıca, oyuncaklara hemen ulaşamayacakları uzaklıktaki bir yere ulaşmak için gerekli el-göz koordinasyonuna ve derinlik algısına da sahip olurlar. Gözleri olgunlaştıkça ve her şeyi daha net görebildikçe, odak noktaları, ilerleyen iki veya üç yıl içinde gelişir.

Oyuncaklarla oynayan bebek

Doğumdan sonra duyusal gelişim

Rahimde erken duyusal gelişimin kanıtı, hamilelik sırasında fetüsü uyarma olasılığına kapı açıyor. Hamile bir annenin ne yiyeceği ve ne tür müzik dinleyeceği konusunda yaptığı seçimler, doğmamış bebeğini şaşırtıcı şekillerde etkileyebilir.

Duyusal gelişimin önemli bir kısmı, bebek doğduktan sonra ortaya çıkacaktır. Sonuç olarak, en etkili duyusal uyarımlar, bebeklerin doğumdan sonra bilişsel gelişimle birlikte olduğunda aldıkları uyarımlar olacaktır.

İlginizi çekebilir ...
Doğum Öncesi Psikoloji: Bebekle Sağlıklı Bir Bağ Kurmanın Önemi
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Doğum Öncesi Psikoloji: Bebekle Sağlıklı Bir Bağ Kurmanın Önemi

Doğum büyüleyici bir deneyimdir. Ancak doğumun fiziksel yönüne o kadar yoğunlaşırız ki zihinsel yönünü unuturuz. Doğum öncesi psikoloji önemlidir.