Çocuklarınızın Sizi Dikkatle Dinlemesini Sağlamanız İçin Üç İpucu

Ekim 25, 2017 İçinde Psikoloji 157 Paylaşıldı
anne-çocuk-orman

Çocukluk dönemi boyunca ön korteks gelişme halindedir, bu nedenle çocuklar için dürtülerini kontrol etmek zor bir şeydir. Aynı zamanda, dış uyarıcılardan çok kendi bilinçleri tarafından idare edildiği için dikkatlerini kontrol etmeleri de zordur. Bu yüzden onlarla konuşurken dikkatlerinin dağılması ve bizi dinleyememeleri normaldir.

Ön korteksin, ergenliğe ulaşmadan önce tam olarak gelişmesini sağlayacak sihirli bir ilacımız yok ama kolayca yararlanabileceğiniz bazı basit ipuçları verebiliriz. Onlar sayesinde, çocukların dikkatlerini bize vermelerini sağlayacağız, bizi anladıklarından emin olabileceğiz ve onlardan yapmalarını istediğimiz şeyleri yapmayı üstlenecekler.

Dikkatlerini kazanın ve bir daha da kaybetmeyin

Küçük çocuklarla iletişim kurmaya çalışırken, kolayca dikkatlerinin dağılıyor olması en büyük düşmanımızdır. Peki, nasıl üstesinden gelebiliriz? Öncelikle dikkatinin dağılmasına sebep olabilecek tüm uyarıcıları ortalıktan kaldırmalıyız. Elbette her şeyi kaldırmak bizim için çok zor olacaktır. Çocuğumuzla konuşmak istediğimizde evimizin duvarlarındaki tabloları, koridordaki peluş hayvanları ya da duvarların rengini yok etmeyeceğiz. O halde ne yapabiliriz?

Eğer mümkünse evimizde tüm bu göz alıcı uyarıcıların olmadığı bir alan açmak iyi olur. Böylece onları bize odaklanmaya mecbur bırakmış olacağız. Ayrıca bu alan, onların yanlışlarını düzeltmek, onları övmek ya da onlara bir görev vermek istediğimizde de faydalı olacaktır. Her durumda amacımız mesajımızın aklında yer etmesidir.

Yapmamamız gereken şey şudur: onlarla TV izledikleri, oyun oynadıkları, resim yaptıkları ya da kitap okudukları esnada konuşmak. Başka bir şeye odaklanmış bir durumdalarken onlara önemli bir şeyden bahsetmeyin.

çocuklarıyla vakit geçiren anne

Dikkat söz konusu olduğunda, en önemli duyu görmedir. Bu yüzden en fazla ihtiyacımız olan da odur. Çocuğun bize baktığından emin olmalıyız; çocuklar da yetişkinler gibi dikkatlerini baktıkları şeye vereceklerdir. Onun küçük yüzünü ellerinizin arasına alıp, bize baktıklarından emin olmak için, “Lütfen bana bak, Juan.” gibi cümleler sarf edebiliriz.

Kısa cümleler kurmak çocuklara yardımcı olur

Eğer dikkat süreleri ya da hafızaları henüz tam olarak gelişmemişse, onlara bir şey yapmalarını söylememiz gerektiğinde, olabildiğince kısa ve açık bir şekilde ifade etmemiz en iyisidir. Mesela şunun gibi:

  • Sadece neyi yapmaları gerektiğini söylemek.
  • Nasıl ve nerede yapmaları gerektiğini belirtmek. Bunu belirtmeniz, yalnızca söylediğiniz şeyi ilk kez yapıyorlarsa ya da onu yapmalarının başka bir yolu varsa önerilir. Bu sayede çocuk ona güvenmediğimiz, söylediğimiz işi doğru bir şekilde yapamayacağını düşündüğümüz hissine kapılmaz.
  • Ne zaman yapmaları gerektiğini söylemek. Daha erken yaşlar için, hemen yapmaları gereken işleri söylemek yerinde olacaktır. Eğer film bittiğinde bir şey yapmalarını istiyorsanız, film bitene kadar bekleyin ve o zaman söyleyin. Daha öncesinde söylemeyin çünkü büyük ihtimalle unutacaklardır. O durumda söylediğiniz şeyi unutkanlıktan mı yoksa sözünüzü dinlemek istemediği için mi yapmadığını anlayamazsınız. Her iki durumda da isteğinizi tekrar etmek zorunda kalırsınız.

İşin bir diğer yönü de zaman konusudur. Eğer oyun oynamayı bitirdiklerinde onlara bir şey yapmalarını söylediyseniz, beş dakikada bir aynı şeyi tekrar edip durmayın. Oyunlarını bitirmelerine izin verin. Çocukların en iyi yaptığı şeylerden biri yaşadıkları ana tamamen odaklanmaktır. Bırakın, sonuna kadar keyfini çıkarsınlar!

Bir diğer ipucu da onlardan her seferinde tek bir şey istemek, her seferinde tek bir yanlışlarını düzeltmek ya da yaptıkları tek bir şeyi takdir etmektir. “Bunu böyle yapmanı sevdim çünkü…,” “Bunu yapmış olman hoşuma gitmedi çünkü…” Eğer bir resmi boyarken çizgilerin dışına taşmamayı ve renkleri uygun bir şekilde seçmeyi başardılarsa, bu iki şeyden yalnızca birini övün ve diğerini de beğendiğinizi söylemek için aynı şeyi bir daha yapana kadar bekleyin. Yanlışlarını düzeltirken de bu kural geçerlidir. Çocuklar pek çok şeyde gelişim sağlayacaklardır ancak bu gelişim küçük hedefler koyarak yavaş yavaş meydana gelmelidir.

Bir çocuğu övmek istediğimizde onun dikkatini çekmenin bir yolu da ona bir sırrımız olduğunu söylemektir.

sır vermek

Doğru zamanı seçmek

Eğer çocuğun bir yanlışını düzelteceksek ya da onu cezalandıracaksak, bunu vakit kaybeden yapmak yapmak en iyisidir. Böylece yapılan davranışla sonucunun arasından olabildiğince az zaman geçmiş olur. Şöyle bir düşünün: bir çocuk için bir gün çok uzundur, onlara göre gece olduğunda, sabah gerçekleşen şeyin üzerinden oldukça uzun zaman geçmiştir.

Ayrıca, bir çocuğa önemli bir şey söylemek istediğinizde, öncelikle onların ruh halini gözden geçirmenizi tavsiye ederiz. Sakin bir çocukla heyecanlı bir çocuk aynı değildir. Tıpkı enerji dolu yeni uyanmış bir çocukla gün sonunda yorgunluktan bitap düşmüş bir çocuğun aynı olmadığı gibi.

Kolları sakin, rahat bir şekilde duran bir çocuk, korumacı bir tutumla kollarını birbirine kavuşturmuş duran bir çocuktan çok farklıdır. Bu yüzden, bazen, çocuğumuzla iletişime geçmeden önce, sakinleşmeleri ve iletişim kurabilecek bir moda geçebilmeleri için onlara birkaç dakika vermek iyi bir fikirdir.

Son olarak, söylediklerimizi anladıklarından emin olmak için, sonrasında bizi onaylamalarını istemek ve bazı durumlarda onlara söylediğimiz şey hakkında ne düşündüklerini dinlemek de iyi olabilir.

Küçük olabilirler ama davranışlarının altında yatan sebepler olduğunu unutmayın. Eğer o sebeplerin neler olduğunu bilmiyorsak mutlaka öğrenmeliyiz ki müdahalelerimiz daha etkili olabilsin. Eğer iletişimin çizgilerini açık tutar ve sorular sorarsak, bize kendilerini ifade etmeleri kolaylaşacak ve böylece biz de kullandığımız yöntemlerin onların ihtiyaçlarına uygun olmasını daha kolay bir şekilde sağlayabileceğiz.

Öyle ya da böyle, çocuklarımızla iletişim kurmamız şart. Çok akıllılar ve bazen işleri zorlaştırabiliyorlar ama unutmayın çocuk yetiştirmek tüm çabalarımıza değecek çok güzel bir sorumluluk.

Bunlar da ilginizi çekebilir