Çocuklarda Kederi ve Matemi Anlamak ve Yardımcı Olmak

· Haziran 9, 2018

Ailenizden veya yakın arkadaş çevrenizden birinin vefat etmesi, hepimiz için zordur. Bununla birlikte, çocukların da bu gibi durumlarda acı çektiğini unutmamalıyız. Yine de, onların bu kederli durum ile nasıl başak çıktıklarını her zaman anlamıyoruz. Çocuklarda kederlenmeyi anlamak zordur. Onların beklediğimizden farklı bir şekilde hareket ettiklerini görüyor ve yardım etmek için ne yapacağımızı bilmiyoruz. Peki çocuklar da yetişkinler gibi etkilenmiyor mu? Yoksa farklı bir durum mu var?

Gerçekte olan şu ki, küçük çocuklar da olan biteni anlıyor ama acılarını farklı bir şekillerde işliyorlar. Her şey hayatın hangi aşamasında olduklarına bağlıdır. Eğer yetişkinler, çocukların nasıl yas tuttuğunu veya üzüldüğümü anlarsa, o zaman bu zor anlarda onlara daha fazla nasıl yardım edeceklerini bilirler. O yüzden okumaya devam edin!

“Zaman her şeyin ilacıdır.”

– Dyphile

Üç yaşından küçük çocuklarda keder

Hayatın bu ilk yıllarından itibaren, çocuklar, kendilerine değer veren kişiye fiziksel ve duygusal olarak çok bağlı olur. Bu rol, genellikle anne tarafından oynanır. Bu sevgi ve şefkat yuvası karakter yaşamını yitirdiği zaman, çocuk çok acı çekmeye başlar.

Her ne kadar ölümün tam olarak ne olduğunu ve sonuçlarını anlayamasalar da, fark ettikleri şey, hayatlarındaki köşe taşı olan kişinin yok olmasıdır. Bu nedenle, 6 ya da 8 aylıktan itibaren, bebeklerde acı çektiklerini gösteren davranışları görmek mümkündür. Bu önemli kişi artık yok ve onları tekrar görmeyecekleri sezgisine kapılırlar.

Terk edilmiş olduklarını ve şimdi korumasız olduklarını düşünürler. Kaybettikleri kişiyi gözleriyle ararlar ya da geri dönmelerini beklerken, inkar edilemez bir şekilde ağlarlar. Bu manada ona bakacak olan yeni koruyucu figürleri reddedebilir, uyku bozukluğu, beslenme problemleri veya öfke bozuklukları da görülebilir. Zaten konuşabilen çocuklarda, ölen kişinin nerede olduğunu sorduklarını görebilir, ancak birkaç dakika sonra onlar hakkında konuştuklarını unutmuş gibi olabilirler.

Bu yaşta çocukların bir an önce başka bir kişi tarafından sevildiğini ve korunduğunu hissetmeleri çok önemlidir. Bu, vefat eden kişiyi beklemekten vazgeçecekleri anlamına gelmese de kederin geçmesine yardımcı olacak ve azar azar normale geri döneceklerdir.

bisiklete binen çocuk

Üç ile yedi yaş arasındaki çocuklarda keder

3 ila 7 yaş arasındaki çocuklar, daha fazla yetenek kazanır ve daha büyük olduklarından, daha fazlasını anlarlar. Bununla birlikte, ölümün geri döndürülemez olduğunu anlamazlar. Bu nedenle, onlara, sevdikleri giden kişinin geri gelmeyeceğini açıklasak bile, tekrar ve tekrar merhum kişiyi görmeleri konusunda ısrar etmeleri çok yaygındır.

Her ne kadar, sevdiklerinin geri döneceğini düşünmelerine rağmen, onların yokluğu, sayısız olumsuz duyguya neden olur. Korku, üzüntü, öfke ya da suçluluk bu duygulardan bazılarıdır. Çocuk, kendini terk edilmiş hisseder ve genellikle ayrılık kaygısı ortaya çıkar. Bu sadece psikolojik anlamda değil, aynı zamanda davranışlarında da görülebilir.

Çocuklarda keder genellikle kötü davranış, itaatsizlik veya öfke patlamaları ile sonuçlanır. Çocuk ayrıca yeni faaliyetlere katılmak istemeyebilir, kendilerini herkesten soyutlayabilir veya kabuslar görebilir. Bu normaldir ve genellikle zamanla kaybolur. Aksi taktirde, bu durum kederle iyi başa çıkamadıklarını ve çocuğun bir psikologdan yardıma ihtiyacı olduğunu gösterebilir.

“Eğer acıyı çok fazla bastıracak olursanız, zararı ikiye katlanabilir.”

– Molière

6 veya 7 yaşından 11 veya 12 yaşlarındaki çocuklarda keder

6 ya da 7 yaşından küçük olanlar, ölümün ne olduğunu ve birisinin ölümünün gerçekte ne anlama geldiğini anlamaya başlar. Acıyı işlemenin yolu şimdi biraz da değir. Bu yaşta, genellikle meydana gelen ilk şey reddetme ve inkârdır. Böyle bir şeyin olduğunu kabul etmezler! Sevdiğiniz birinin ölümüyle ilgili söylediğiniz ilk söz de böyle değil miydi?

çocuk oturmuş gitar çalıyor

Gerçeği inkar etmenin yanı sıra, çocukların kendilerini suçlu hissetmeleri ya da ölen kişiyi suçlamaları da normaldir. Bunun nedeni, her şeyi kişiselleştirdikleri bir zaman diliminde olmalarıdır. Öfke ya da korku gibi diğer duygular da ortaya çıkar. Bu sonuncusu genellikle, onların da ölebileceği endişesi ile sevdikleri insanlarla sürekli birlikte olma ihtiyaç içinde kendini gösterir.

“Kimse bana bu kederin korku gibi olduğunu söylemedi.”

– C.S. Lewis

Şiddet, diğer aile fertlerinin reddedilmesi, saldırganlık, kabuslar veya konsantrasyon eksikliği de ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda, bir çocuğun ölen kişi ile gitme ve onunla birlikte olma arzusunu ifade edebileceği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle olası intihar düşüncelerinden de haberdar olmalıyız.

Çocuğun hayatındaki insanların, sevdikleri kişinin ölümünü kabul etmelerine yardımcı olması çok önemlidir. Öğretmenler, arkadaşlar ve akrabalar, bu zor zamanlarda önemli bir rol oynar ve yas sürecinden geçerken, çocuğun acısını normal bir şekilde ele almasına yardımcı olabilir.

Görseller: Tim Graf, Michal Parzuchowski ve Laith Abuabdu.