Bir Japon Budist Öğretmene Göre Yaşamın 10 Kuralı

Temmuz 16, 2018 İçinde İlginç Bilgiler 0 Paylaşıldı
miyamoto mushashi

Miyamoto Mushashi , Japonya’nın feodal döneminde ünlü bir samuray savaşçısıydı. Ünlü Beş Halkalar Kitabının yazarıydı. Ayrıca ölmeden iki hafta önce hayatın kurallarını içeren bir liste yazmasıyla tanınır.

İyi bir Doğu savaşçısı olan Miyamoto için mücadele bir kavgadan çok daha fazlaydı. Samuray, kişisel gelişime büyük değer verirdi. İyi bir dövüşçü olmanın sırrı buydu. Miyamoto’nun kaleme aldığı hayat kuralları, gerçek bir klasik gibi zamanın sınavını geçti. Bu kurallar cesaretle yaşamış ve soylu amaçlara adanmış insanların bilgeliğini yansıtmaktadır. İşte bu ilkeleri, sizinle paylaşacağımız on kural haline getirdik.

“Bir saatliğine mutluluk istiyorsanız,şekerleme yapın. Bir günlük mutluluk istiyorsanız, balık tutmaya gidin. Bir ay için mutluluk istiyorsanız, evlenin. Bir yıllık mutluluk istiyorsanız, miras bulun. Ama eğer ömür boyu mutluluk istiyorsanız, başka birine yardım edin.”

– Çin atasözü

1. Yaşamın kuralları: kabul etme

Miyamoto’nun yaşam kurallarından birincisi hayatı olduğu gibi kabul etmektir. Kabul etmek, boyun eğmek değil, alçak gönüllülüktür. Hayat böyledir ve her birimiz seçmediğimiz ama yine de yaşamak zorunda olduğumuz koşullardan bir ders çıkarmaya kararlı olmalıyız.

Gerçekliği kabul etmemenin sonucu kalıcı acıdır. Bu kendi içinizde hiçbir zaman kazanamayacağınız bir savaşa yol açar. Diğer yandan kabul etme, her durumdan ders çıkarmak anlamına gelir.

2. Kendiniz hakkında az ve başkaları hakkında çok düşünün

Kendisi hakkında çok fazla düşünen bir kişinin kafası karışır. Kendini dünyadan soyutlar ve güvensizliklerini besler. Kendiniz hakkında düşünmek yerine, sadece kendiniz olmanıza izin verin yeter.

Gerçek mutluluk başkalarına faydalı olmaktır. Hiçbir şey, iyilik yapmanın getirdiği tatmin duygusuyla kıyaslanamaz. Cömert bir kişi, güçlü olduğunu da göstermiş olur. Nihayetinde, kendilerini takdir etmelerini sağlayan şey budur.

Buda heykeli önünde oturmuş çocuk

3. Arzuyu bırakmayı öğrenin

Bir kişinin sahip olmadığı şeylere duyduğu özlem olarak anlaşıldığında arzu, ebedi tatminsizlikten başka bir şey getirmez. Bir şeylere sahip olma arzusu dipsiz bir kuyu gibidir. Sahip oldukça daha fazlasını istersiniz. Ve her seferinde tatmin olmak daha zor olur.

Miyamoto, birçok Doğulu düşünür gibi arzuyu yok etmek için savaşmıştır. Sahip olmayı arzulayan bir kişi hayal kırıklığına uğrar. Gerçek güç, bu arzuyu bırakmakta ve vazgeçmektedir. Çok az ihtiyacı olan bir kişi, mutludur.

4. Suçluluk için yer açmayın

Suçluluk çok acı çekmenin nedenidir. En kötü yanı işe yaramaz olmasıdır. Miyamoto, yaşam kurallarında böyle söyler. Hatayı bir kınama olarak değil, doğamız olarak görmemiz gerektiğinde ısrar eder.

Yaptığımız her eylem bize bir şey öğretir. Aynı zamanda bizi bir şekilde değiştirir. Bir kişi yanlış bir şey yaptıysa, bize bir ders vermiş demektir. İşte bu yüzden, başımızdan geçen hiçbir şeyi hiçbir şeyi reddetmemeliyiz. Önemli olan yaşadıklarımızdan öğrenmek ve daha bilge olmaktır.

5. Artık şikayet veya küskünlük yok

Şikayetler sadece kötü enerjiye kapıyı açar ve etrafınızdaki insanlara işkence eder. Şikayet etmek anlamsızdır çünkü sizi harekete geçirmek yerine, sizi felç ederek tüketir. Miyamoto’nun yaşam kurallarına göre, şikayet ve kızgınlık, bir insanı içten dışa zehirler. Bu yüzden işe yaramazdır. Üstelik içinizdeki diğer olumsuz duyguları da öldürür.

kuşları salan kadın

6. İhtiyacınız olmayan şeyleri bırakın gitsin

Nesneler duygularımızı ve yaşam tarzımızı etkiler. Onlara fazla bağlanırsak eşyalar bizi kontrol etmeye başlar. Vicdanımızı daha az özgür kılarlar. Bu, özellikle artık ihtiyaç duymadığımız ama yine de sakladığımız şeyler için geçerlidir. Sonunda, bizi daha güvensiz ve katı insanlar yaparlar. Bu yüzden yaşamın kurallarından biri de işe yaramaz şeylerden kurtulmayı öğrenmektir.

7. Başkalarının inançlarını körü körüne takip etme

Bu bilgelik kuralı kendine güvenmekle ilgili. Kendi sağ duyununuza güvenin. Kendi inançlarınıza ve kendi değerlerinize saygı gösterin. Aksi takdirde, manipüle edilmeniz kolay olacaktır. Kimsenin neyin iyi ya da kötü olduğunu söylemesine ihtiyacınız yok. Hepimiz buna kendimiz karar verme kabiliyetine sahibiz. Körü körüne başkalarını takip etmek, eninde sonunda kendinize ihanet edeceğiniz anlamına gelir.

8. Her zaman onurunuzu koruyun

Onur, günümüzde neredeyse unuttuğumuz bir kelime. Kendini sevmekle ilgili bir erdemdir. Değerlerinizle uyuşmayan davranışlarda bulunmanıza izin vermemekle ilgilidir. İnançlarınız bir çeşit pusula gibidir ve tüm tahriklere rağmen inançlarınıza saygı gösterdiğinizde kendinizle gurur duyarsınız.

Onur, bir kişinin sahip olduğu en değerli şeydir. Onurlu bir kişi saygı ve düşünceye ilham verir. İyi niyet ve başkalarının samimi ilgisini çeker. Onur hayatımıza böylece kıymetlendirir.

gün batımında oturan adam

9. Aşk, bağımlılıkla istila edilmemelidir

Duygular genel olarak dürtüsel cevaplardır. Bunların ardında bir neden varsa, o zaman hislere dönüşürler. Ve hisler, daha derin ve ağır olup ihtiyaçlarla değil, değerlerle ilişkilidir.

Aşk olağanüstü bir duygudur. Ancak bazen aşk dediğimiz şey aslında kör ve gelip geçici olan bir duygu olabilir. Aşka ilham veren şey bağımlılık olduğunda bu gerçekleşir. Bu durumda aşk, faydalı olmak yerine can yakıcıdır.

10. Ölümden korkmayın

Gerçek bu: Bizler ölümlüyüz. Hayat bir gün bitecek ve bu inkar edemeyeceğimiz bir gerçek. Ölmekten veya sevdiklerimizin ölümünden korkmamalıyız. Hayatı yoğun bir şekilde yaşayarak ölüm korkusunun üstesinden geldik.

Miyamoto’nun yaşam kuralları, içerdiği büyük bilgelik ve ilham verdikleri güzel duygulardan dolayı zamanın sınavını aşmıştır . Gerçekçilik, alçak gönüllülük ve iç huzuru çağıran sözlerdir bunlar. Bizi önemsiz şeylere değil yaşamın özüne odaklanmaya teşvik eden sözler.

Bunlar da ilginizi çekebilir