Beyin Emojileri Nasıl Algılar?

19 Ağustos, 2017
 

İletişim tarzımız şaşırtıcı bir hızla değişiyor. Hatta, bazı durumlarda faydalıdan gerekliye gerekliden  zaafa dönüşen, teknoloji tarafından sürekli olarak değiştirilen bir otomobile benziyor. Bizden uzakta olan insanlarla konuşmak veya sosyal medya profillerimizi süslemek için eskiye kıyasla daha fazla yazılı iletişime yöneldik. Yazılı iletişim sınırlamalardan kendimizi kurtarmak için emojileri kullanıyoruz.

Emojiler ne yapar? Genel olarak, bir yüzü taklit ederler ve bir mesaja eşlik ederler ve böylece doğru tonda anlaşılırlar. “Merhaba 🙂 nasılsın :D”, “Merhaba, sen nasılsın” ile aynı değildir. Aslında, emojiler kurtarma görevini üstlenirler; çünkü yazılı iletişim ciddi olur, bu yüzden onu yorumlarız; örneğin bir cümleye herhangi bir emoji eşlik etmiyorsa, öfkeli olduğunu düşünmek alışılmadık bir şey değildir.

Emoji kullanmadan yazarsanız, gönderdiğiniz iletinin aktarmak istediğiniz tüm bilgilere sahip olduğunu ancak iletmek istediğiniz duyguya sahip olmadığını hissedebilirsiniz.

Emojilerin tarihi ve önemi

Emojiler duyguların göstergeleridir. İlk emoji, 1982 yılına dayanıyor ve yazar ve bilgisayar mühendisi olan Scott Fahlman tarafından kullanılıyordu. Fahlman’ın emojileri kullanma şekli bugünlerde kullandığımız şekle çok benziyordu çünkü onları ciddi bir ifade ile ironik ve hafif bir ifade arasındaki farkı göstermenin bir yolu olarak forumlarda kullandı.

 

O zamandan beri, emoji kullanımında bir gelişme yaşandı; 2015’te Oxford English Dictionary, -özellikle de kahkaha atarken ağlayan- emoji’yi yılın sözcüğü olarak seçti. Belki de bu kararı alırken biraz eğlenmeyi amaçlamışlardı, fakat bu durum bize bu iletişim biçiminin doğal olarak kendimizi ifade etme şeklimize nasıl entegre edildiği konusunda bir fikir veriyor.

Artık forumlarda çok sıklıkla kullanılmıyorlar, ancak bizler, Scott Fahlman gibi, bir mesajın tonunu hafifletmek için komik bir mesaja yanıt olarak emojileri kullanmaya devam ediyoruz. Aslında tipik “hahaha”, nesli tükenmeye her geçen gün daha da yaklaşıyor; çünkü emojiler, yaptığımız hareketlerin, h ve a’nın ardıllığından doğan ifadeye kıyasla daha doğru bir temsili.

Emojileri nasıl algılarız?

Yeni bir iletişim biçimi ortaya çıkınca, bilim için de yeni bir proje ortaya çıkıyor: o da bu durumda bu yeni iletişim yönteminin üzerimizde ne gibi etkileri olduğunun anlaşılması. 2006’da Yuasa, Saito ve Mukawa tarafından yapılan ve katılımcıların beyin faaliyetlerini göstermesi için MRI’ları kullanan bir araştırma, emojilerin yüz olarak tanınmadığını gösteriyor. Diğer bir deyişle, normal olarak yüz tanıma sırasında etkinleştirilen sağ fusiform gyrus, emojiler gösterildiğinde hiçbir aktivite göstermedi.Bununla birlikte, önemli olan kısım bu değil. Önemli olan, her emojiyi – en azından en popüler olanları – farklı duygularla ilişkilendiriyor oluşumuz.

Araştırmacılara göre, bu onların görevlerini yerine getirmekte başarılı oldukları anlamına gelir.

 

Daha sonraki bir çalışmada, Churches, Nicholls, Thiessen, Kohler ve Keage (2014), yüzün de emojilerin de beynin aynı alanlarını harekete geçirdiğini belirten farklı bir sonuca vardılar. Bu alanların tümü oksipito-temporal kortekste bulunuyor.

İlişkisel öğrenme kapasitemiz nedeniyle beyinlerimiz bir şekilde emojiler ile temsil ettiğini düşündükleri duygular arasında bir bağ oluşturdu. Bu bağlantı ve teknoloji sayesinde, doldurulmuş oyuncaklara dönüştürülmüş olan bu küçük resimler, etkileşim tarzımıza kalıcı olarak dahil edilmiş gibi görünüyor.

Emojiler ve kişilik

Emojilerle ilgili yapılan çalışmalar, birçok farklı olasılık sunmaktadır. Sorabileceğiniz sorulardan biri de şudur: Kullanmaya meyilli olduğumuz emojiler, kullanıldıkları iletişimsel bağlamın ötesinde, kişiliklerimiz hakkında bir şey söylüyorlar mı?

Reklamcı Daniel Brill’in yaptığı küçük bir deneyde, kahkaha atan yüzün sıkça kullanımı fazla şaka yapan bir kişiliği gösteriyor; dişlerini gösteren gülen yüzün kullanımı, savunmacı bir kişiliğe işaret ediyor ve bir hayvan emojisinin aşırı kullanımı (mesela ahtapot gibi), başkaları ile ilgili sorunlar yaşayan birine işaret eder.

Bu gözlemler sadece merak içindir çünkü çalışma somut bir sonuç olarak kabul edilmek için çok fazla sınırlamaya sahiptir. Bununla birlikte, henüz keşfedilmemiş çok zengin bir alana kapı açıyor. Böyle çalışmaların sonucunda kesin olan bir şey varsa,o da emojilerin hayatımızda kalıcı olduğudur.