Aile İçi Şiddet

· Ocak 23, 2018

Bir aile içinde yaşanabilecek farklı şiddet türlerini giderek daha fazla sıklıkta duyuyoruz. Aile içi şiddet, cinsiyet temelli şiddet ve hatta çocuk istismarı var. Bütün bu şiddet türleri fiziksel, psikolojik ve sosyal sonuçları bakımından çok önemli.

Problem, herkesin bu şiddet türleri arasında ayrım yapamadığı için bu terimleri doğru kullanamaması. Bu yüzden bu yazıda aile alanı içindeki şiddet türlerini açıklamaya çalışacağım.

“Şiddet yalnızca bir başka insanı öldürme eylemi değildir. Aşağılayıcı bir söz kullandığımızda, bir kişiyi baştan savmak için bir jest yaptığımızda, korku yüzünden birine itaat ettiğimizde de şiddet söz konusudur. Yani şiddet, sadece Tanrı adına, toplum ya da ülke adına organize kasaplık yapmak değildir. Şiddet çok daha gizli ve derindir.”

– Jiddu Krishnamurti

öfkeli kadın

Aile içi şiddet nedir?

Aile içi şiddet, aile içinde gerçekleşen şiddet türüdür. Kan bağıyla bağlı olsun ya da olmasın aynı evde yaşayan insanların maruz bırakıldığı her türlü şiddet buna dâhildir. Yani aile içi şiddet olarak şunlar sayılabilir: karı koca arasında şiddet ve saldırganlık, anne babaların çocuklara ve çocukların ise anne babaya şiddet göstermesi. Ayrıca biyolojik çocuk olmasa bile saldırganla birlikte yaşayan ve ailenin parçası olan her kişi bu şiddetin mağdurlarındandır.

Başka bir deyişle, aile içi şiddet dendiğinde aynı aile dairesinde yaşadığı sürece herkes saldırgan ya da kurban olabilir. Aralarında kan bağı olmasa bile bu durum geçerlidir. Ne yazık ki medya bu tür şiddeti, cinsiyet bazlı şiddetle aynı şey gibi göstermektedir. Fakat aile içi şiddet aslında çok daha geniş bir kavramdır.  

bağıran çift

Cinsiyet temelli şiddet nedir?

Cinsiyet temelli şiddet, ister fiziksel isterse hem fiziksel hem psikolojik olsun, saldırgan ve mağdur arasında evlilik ilişkisiyle kıyaslanabilecek bir duygu ilişkisinin olduğu ya da eskiden yaşandığı durumda gerçekleştirilen her şiddet eylemidir. Fakat bu iki kişinin birlikte yaşamasıyla bağlantılı değildir.

Dolayısıyla, cinsiyet temelli şiddetten söz edebilmek için mağdurun saldırganla bir ilişkisinin olması ya da geçmişte böyle bir ilişki yaşamış olması gerekmektedir. Ayrıca bunun uzun süreli bir duygu ilişkisi olduğuna dair kanıt olmalıdır. Bu tanım, rastgele ilişki ve arkadaşlıkları kapsamaz. Bütün bunlar kanunun muhtemel saldırgana uygulanması için duygu ilişkisinin kanıtlanması gerektiği anlamına gelmektedir.

Fark nedir?

Peki, bir kadına saldıran kişi bir erkekse aile içi şiddet ile cinsiyet temelli şiddet arasındaki fark nedir? Fark, nedenden kaynaklanmaktadır. Şiddetin cinsiyet temelli olarak tanımlanabilmesi için nedenin cinsiyetler arasındaki güç ilişkisiyle ilgili olması gerekir. Diğer bir deyişle kadının, erkeğin şiddetle yarattığı baskıya teslim olmasıdır. Bu yüzden yalnızca kadınlar cinsiyet temelli şiddet mağduru olabilir.

Bu, erkeklere saldıran kadınlar yok mu demektir? Elbette, hayır. Ama şiddet yüzünden ölenler biz kadınlarız, erkekler değil. Cinsiyet Temelli Şiddeti İzleme Merkezi’nin verilerine göre bir erkeğin bir kadın tarafından öldürülüğü durumların çoğunda olayın, uzun bir cinsiyet temelli şiddet geçmişine bağlı olduğu görülmektedir. Yani cinayet, nefsi müdafaa ya da kadının çocuklarını korumaya çalışması nedeniyle gerçekleşmiştir.

Dolayısıyla, erkeklere karşı suç işleyerek ceza alan kadınların davalarında nefsi-müdafaa hafifletici neden olarak görülmektedir. Dolayısıyla, hafif suç olarak düşünülmektedir. Hatta kısa süre öncesine kadar kabahat olarak kabul edilirken Ceza Kanunu’ndaki tanımı değiştirildi.   

“Cinsel, ırksal ve cinsiyet temelli şiddet ile diğer ayrımcılık türleri, söz konusu kültür değiştirilmeden o kültürden silinemez.”

– Charlotte Bunch

üzgün ve kızgın kız

İstismar, sömürme ve çocuk tecavüzü arasındaki fark

Ne yazık ki aile bağlamında şiddetten muzdarip olanlar sadece yetişkinler değildir. Çocuklar söz konusu olduğunda da cinsel ya da başka türlü istismar, sömürü ve hatta tecavüzler yaşanmaktadır. Bu terimler medyada doğru olarak kullanılmıyor. Çocukluk döneminde yaşandığında ya da yetişkin mağdurlara dair olarak konuşulduğunda yanlış kullanılmış oluyor. Ayrıca aile alanı dışında yaşandığında da terim hatalı kullanılıyor.

İstismar fiziksel, psikolojik ve hatta cinsel olabilir. Küçük, incindiğinde ya da canı yakıldığında istismar fizikseldir. Çocuk rezil edildiğinde ya da usandırıldığında psikolojik istismar söz konusudur. Son olarak çocuğun karşısında müstehcen eylemler gerçekleştirildiğinde veya cinsel temas gerçekleştiğinde cinsel istismar söz konusudur.

Dolayısıyla, istismar terimi çok daha geniştir ve yalnızca fiziksel saldırı gerçekleştiğinde sömürüyü de içerir. Ayrıca cinsi temas gerçekleştiğine işaret eden cinsel saldırılar söz konusuysa tecavüzü de içerir. Buna yalnızca teşhircilik ve müstehcen eylemler dâhil değildir.

kulak misafirliği

Aile içi şiddetin farklı türlerinde psikolojik müdahale

Bu yazıda tartışılan farklı terimleri tanıyıp ayrımını yaptığımızda tavsiye edilen farklı psikolojik müdahale türlerini adlandırmak kolay olacaktır. Ama sadece mağdurlar değil saldırganlar için de geçerlidir bu. Çünkü her ikisi de önemlidir.

Çocuğun saldırgan ve anne babasının mağdur olduğunu aile içi şiddet durumlarında genellikle iletişim sorunları yaşanmaktadır. Çocuk bir duyguyu ifade etmeye çalışmakta ma bunu uygun bir şekilde nasıl yapacağını bilememektedir. Ayrıca anne babalar da iletişim kuramamış ve sağlıklı bir ilişki için gerekli kurallar belirleyememiştir. İşte bu yüzden çoğu zaman aile müdahalesine başvurulur. Bunlar iletişim ve işbirliğini teşvik için kullanılır. Diğer yandan öfke yönetimi ve diğer beceriler için de bireysel müdahalelere başvurulmaktadır.

Cinsiyet temelli şiddet söz konusu olduğunda mağdur için gerçekleştirilen müdahaleler, kişinin öz saygı ve bağımsızlığını, sosyal becerileri kazanması ve travmayı aşması yönünde yürütülür. Saldırgan için müdahaleler onu yeniden eğitmeye yönelik olarak kullanılır. Ayrıca ataerkil toplumumuzda saldırganın içine aşılanmış olan şablonlardan farklı şablonlar yerleştirilmeye çalışılır. Bunun yanında öfke yönetimi becerisi ile iletişim becerisine odaklanılır.

Çocuk istismarı, bilhassa cinsel istismar karşısında erken müdahale çok önemlidir. O deneyimin anlamı yeniden belirlenmeye çalışılmalıdır. Suçluluk duygusunun tedavisi ve travmanın tedavisi de birer önceliktir. Saldırganlar için ise cinsel saldırıların kontrolü için kanıtlanmış programlar uygulanmalıdır. Hedef, bu kişilerin topluma yeniden entegrasyonunu sağlamaktır.