Affetmek Hak Vermek Değil, Anlamaktır

Aralık 1, 2017 İçinde Psikoloji 451 Paylaşıldı

Affetmeyi bilmek her zaman erdemdir. Bazıları için, incindikleri zaman bu yaranın izini kapatmak ya da hiçbir şey olmamış gibi davranmak kolay değilken bazıları da asla affetmez. Orta yolu nasıl bulacağız peki? Affetmenin ilk adımı anlamaktır.

Affetmeyi bilmek, başkalarının bize yaptıklarını duygularımızı hiçe sayarak affetmek demek değildir. Önemli olan, haksız davranışı öylece kabul etmemek ancak öfkeyi de ardımızda bırakmaktır. Duygusal anlamda daha iyi olmak için affetmenin nasıl dengeleneceğini yazının devamını okuyarak öğrenebilirsiniz!

“Yalnızca cesur olanlar affetmeyi bilir. Bir korkak ise asla affetmez. Doğasında yoktur.”

– Laurence Sterne

Affetmek içten gelir

Affetmeyi bilmek başkalarının bize yaptıklarını umursamamak değildir. Ancak duyduğumuz rahatsızlığı ve siniri kontrol etmeyi bilmemiz gerekiyor. Bu hisler kolayca öfkeye dönüşerek hayatımızı ve o kişi ile kurduğumuz ilişkiyi olumsuz yönde etkileyebilir. Affederek başımıza gelen kötü olayın gitmesine izin verir ve gelecekte bu şekilde incinmemize engel olacak adımları şimdiden atabiliriz.kendine sarılmak

Başkalarını affetmek üzerine çokça düşünürüz ancak kendimizi affetmeyi hep unuturuz. Kimse mükemmel değil bu hayatta. Kulağa klişe geldiğini düşünebilirsiniz ancak herkes hata yapar. Unu anlamak çok önemli çünkü sıklıkla ulaşılması zor hedefler koyuyoruz kendimize. Bu da çoğunlukla hayal kırıklığına, kaygıya ve kendimize kızmamıza neden oluyor.

İlk önce hepimizin insan olduğunu, hataların bizim için olduğunu ve kendimizi affetmeyi bilmek gerektiğini hatırlamalıyız. Eğer yanlış olduğunu düşündüğümüz bir şey yaparsak, onun üzerine düşünüp kuruntu yapmak yerine bir çözüm getirmeye odaklanmalıyız.

Bizi çıkmaza sokacak düşüncelerden kurtulmalıyız. Bunun yerine sorunu çözmemizi sağlayacak aktif bir yöntem bulmayı denemeliyiz. Bunun için size önerebileceğimiz 2 işe yarar seçenek var: yanlışınızı düzeltin; düzeltmenin gerçekten bir yolu yoksa o zaman gelecekte de aynı hatayı tekrar yapmamak için hatanızdan ders çıkarmaya bakın.

Affetmek, herkesin hata yapabileceğini anlamaktır

Mükemmel olmadığımızı anladığımızda, aslında kimsenin mükemmel olmadığını hatırlamak gerekiyor. Genelde kendi hatalarımıza kılıf uydurmak başkalarının hataları için geçerli bir sebep yaratmaktan daha kolaydır. İşin doğrusu, başkaları için olduğu kadar kendimiz için de yüksek beklentilere sahibiz.

“Affetmek başkalarının eksikliklerini ya da hatalarını çok büyütmemek, onları çok ciddiye almamaktır. Bunun yerine açıkça ve iyi bir mizahla “aslında böyle biri olmadığını biliyorum” demeyi seçin.”

– Robert Spaemann

el ele tutuşmak

Çoğu zaman karşımızdaki insanlardan yapamayacakları şeyler bekliyoruz. Başkalarının beklentilerimizi tam anlamıyla eksiksiz karşılayamayacağını anlamak gerekiyor.  Yaptıkları yanlışı daha sonra anlamak ve affetmek gerekiyor. Tıpkı kendimize kızdığımız zaman bu öfkeyi dindirmeyi bildiğimiz gibi.

Dediğimiz gibi, başkalarının bize karşı yaptığı yanlışları tekrar tekrar düşünmenin faydası yok. Eğer bir şey bizi endişelendiriyorsa, hata yapan insanın neden öyle bir davranışı gerçekleştirdiğini, bunun neden kaynaklandığını anlamaya çalışmalıyız. İletişim kanallarını açık tutmak ve çözüm bulmak için çaba göstermek daha yararlı olur.

Affetmek anlayış göstermektir ancak her davranışı haklı çıkarmak değildir

İnsanların hatalarını her zaman koşulsuz kabul etmekten söz etmiyoruz. Kendi haklarımızı ve ihtiyaçlarımızı göz önünde tutmamız ve değer vermemiz önemli. Eğer devamlı olarak bize karşı yanlış davranışlar gösteren insanları hoş görürsek kendi ruha halimize zarar verir ve öz-olumla yapmamızı engellemiş oluruz.

“Hata yapanı her zaman affetmek, hata yapmayana haksızlıktır.”

– Baldassare Castiglione

birbirine sarılan aşık çift

Duyguları dinlemeyi öğrenmek nasıl davranacağımız konusunda bize ipucu verir. Böylece başkalarıyla aramıza sınır koymayı ve kendi haklarımızı korumayı sağlayabiliriz

Her şeyi affetmemeyi öğrenmek için, başımıza gelen şeye tepki vermeyi bilmeli ancak bizi öfkelendiren asıl sebeplerin neler olduğunu da düşünmeliyiz. Böylece haklı olan kişi olmanın sorumluluğunu alabiliriz.

Doğrudan parmağınızı birine doğrultmak yerine adil bir dağılım yapmak gibidir bu. Birini affetmeden önce, o kişiyle davranışı hakkında konuşmanızı, beklentilerinizi ve neyi tercih ettiğinizi belirtmenizi tavsiye ediyoruz. Bu tamamen kendi ihtiyaçlarımız ile karşımızdaki kişinin ihtiyaçlarını dengelemekten ibaret. Affetmeyi bilin!

Bunlar da ilginizi çekebilir