Zeka ve Bilgelik Arasındaki 5 Önemli Fark

· Şubat 20, 2019

Zeka ve bilgelik, her ne kadar günlük yaşamda birbirlerinin yerine kullanılıyor olsa da, aynı anlama gelen kavramlar değildir.  Etkinliğin ve sonuçların değer bulduğu, sadece zekanın başarıya götüren yegane yol olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Fakat, sadece bilge insanlar gerçek mutluluğa ulaşabilir. Bunun sebebi, kendilerine yol gösterecek güçlü değerlerinin olmasıdır. Ayrıca, doğru olanı yapmaya ve hayata olumlu bir pencereden bakmaya çalışırlar.

Sözlükte bilgelik sözcüğünün anlamına bakarsanız, basit bir tanım görürsünüz: bir insanın, duyarlı, mantıklı ve doğru bir biçimde hareket etme yeteneği. Tabi ki de, bu tanım soruları da beraberinde getiriyor. Günlük yaşamda mantık çerçevesi içerisinde hareket etmenizi sağlayan zeka değil miydi? Yüksek bir IQ sonucu, iyi kararlar almayı garanti etmez miydi?

“Tek gerçek bilgelik, hiçbir şey bilmediğini bilmektedir.”

– Sokrates

Tabi zeka da bu duruma yardımcı olabilir ama zekanın da farklı türleri vardır. Zeki bir insanın başarısı, hem kendisi hem de başkaları için en iyisini düşünerek hareket etmesinin yanı sıra, kişiliğinden ve olgunluğundan da temel buluyor olabilir.

Tabi, zeka ve bilgelik kavramlarının, daha açık ve kullanılabilir bir seviyeye getirilebilmesi için ayrıntılı bir şekilde analiz edilmeleri gerekir. Gerçekten önemli olanın ne olduğuna karar vermemiz gerekir. Yüksek bir IQ puanının da ötesinde, kendine has bir bilgelik kazanmak ve kognitif ve duygusal çıkarımların ötesinde değerlere sahip olmak esas olandır.

kadın kitap okuyor

Zeka ve bilgelik arasındaki farklar

Kulağa tuhaf gelse de, insanlar bu iki kavram arasındaki farklar üzerine yeni yeni çalışmaya başladı. Bilgelik kavramı, filozof ya da ruhani disiplinler ile sık sık ilişkilendirilmiştir. Yunan düşünürlerinin ya da Budist rahiplerinin üzerinde durduğu bir konu olduğu varsayılmıştır.

Fakat, son birkaç yıldır bazı psikologlar bu konu üzerinde çalışmalar gerçekleştirmiştir. Kaliforniya Üniversitesinde psikolog olarak çalışan Dr. Dilip V. Jeste ve Dr. Thomas W. Meeks’in yapmış olduğu bu çalışmalar, birkaç önemli fikri ortaya çıkarmaktadır.

Şimdi zeka ve bilgelik arasındaki farkların ne olduğuna bir bakalım.

Bilgelik kişisel tecrübeden gelmez

Bu önemli fikir, bilinen bir efsaneye karşı çıkıyor. Birçok insan, tecrübenin zekanın temelinde yer aldığını düşünürken, bir insanın hayatı ile ne kadar bilge bir karakter oldukları arasında doğrudan güçlü bir bağ yoktur. Bu özellik, doğal olarak yaş ile oluşan bir kavram değildir.

Ek olarak, psikoloji ve sosyoloji alanında görev yapan birçok araştırmacı, tecrübenin bilgeliğe dönüştüğü sosyal, duygusal ve kognitif süreçleri anlamaya çalışmaktadır. Bir bireyin hal ve hareketleri üzerine düşünme yeteneği gibi, iki kavram arasında bir orta yol bulmaya yarayan değişkenlerde vardır. Bu yetenek, ilk aşta tecrübe/bilgelik mitini yaratmış olabilir.

kadının kafası çok renkli

Zeka sizi daha etkin ve yetkin kılar

Zeki insanlar etkindir ve onların yüksek standartları vardır. Bu nedenle, beklentileri karşılanmadığı zaman öfkelenebilirler. Genellikle hedef odaklı olup, somut sonuçlara bakarlar.

Bu bakış açısı, kendilerini sık sık gerer. Yüksek IQ’lu insanların belirsizliğe tahammüllerinin olmamasından kaynaklanan bir durumdan kaynaklanır bu. Kendilerini bilge insanlardan ayıran kesin çizgi budur. Bilge insanlar, beklenmeyen ve plansız gelişen durumları kabul etmede daha başarılı olurlar. Bir anlığına durup, sabrederek, rahat bir içimde önlerindeki gerçeğe bakmayı bililer.

Bilge insanlar daha iyi kararlar verir

Yüksek bir IQ’ya sahip olan insanlar arasında büyük kişisel farklılıklar olduğu aşikardır. Kimileri, mantıklı ve tutarlı kararlar alırken, diğerleri ise, başka faktörleri hesaba katmayarak, hedeflere ve istatistiklere kapılır giderler.

Yine de, çok zeki ve çok bilgeli insanlar arasındaki tek bir kesin belirleyici fark varsa, o da ikinci grubunun daha açık görüşlü olmasıdır. Bu durum bilgeliğin, gerçek bilgiden çok daha fazla olmasından kaynaklanır. Bilge insanlar tecrübelidir, mantıklı bir şekilde düşünüp, hayatın git gellerini kabul edebilirler.

Bilge insanlar, içinde bulundukları durumun zaman içerisinde nasıl geliştiğini daha açık bir şekilde görebildikleri için daha dengeli hareket edebilirler.

fırtınada bir ağaç

Zeka hem iyilik hem de kötülük için kullanılabilir

Yüksek zeka, kutsal amaçlara yönelik olduğu gibi, manipülasyon, ihanet, komple ya da kötü bir amaç uğruna karmaşık planlar çerçevesinde kullanılabilir. Yine de insanlar, zekalarını bencil olmayan ve onurlu amaçlar uğruna kullanıyor olabilirler.

Diğer yandan bilgelik ise, iyilik duygusuna temelden bağlıdır. Bilgelik kelimesinin kendisinin bile, iyiliğe yönelten iyilik, insanlık ve maneviyat duygusu gibi çıkarımları vardır.

Bilgelik olumludur

Bilgelik ve zeka arasında bir önemli fark daha var. Zeka hemen hemen her zaman size hayat, insanlar ve durumlar ile ilgili olumlu bir bakış açısı verir. Bu umut dolu ama yine de dayanıklı yaklaşım, yukarıda ifade edilen faktörlere ve iyiliğe bağlıdır.

Bu noktada, çok zeki ya da çok bilgeli olmanın mı daha yararlı olduğunu kendinize soruyor olabilirsiniz. Ama hiçbir kavramda diğerinden daha iyi konumda değildir. Çok da zeki olmayan, başarılı ve bilgi insanlar da vardır ve onlar günlük yaşamlarını oldukça mutlu bir biçimde sürdürürler.

Bu sebeple, her iki kavramı da olabildiğince kendinizde bulmaya çalışın. Kognitif becerilerinizi geliştirin, duygusal zekanızı arttırın ve daha mantıklı, sakin ve olumlu bir bakış açısı kazanmak için her bir tecrübeden istifade edin. 

Ne de olsa, bilgelik, gerçekten neyin önemli olduğunu ve kendimizi ve daha önemlisi, başkalarının refahını yükseltmek adına iyi kararlar almaktır. Asıl mevzu budur.

  • Wang Fengyan, Zheng Hong (2012) A New Theory of Wisdom: Integrating Intelligence and Morality. Psychology Research https://files.eric.ed.gov/fulltext/ED535738.pdf