Umudunuzu Korumak İçin Beyninizi Eğitin

29 Eylül, 2020
Umudunuzu korumak üzere beyninizi eğitmek, stres ve kaygının etkisini azaltmanıza yardımcı olacaktır. Aynı şekilde, bu duyguyu size yakın olanlara da aktarabilmek, daha güvenli ve duygusal olarak daha besleyici ortamlar yaratmayı da mümkün kılıyor.

Beyninizi umudunuzu korumak adına eğitmek mümkün ve bunu yaparken, seçeceğiniz herhangi bir zaman, bakış açınızda değişiklikler yapmak ve zihinsel ve duygusal olarak evrilmek için en uygun zaman olacaktır. Ayrıca, içerisinde bulunduğunuz andan daha ileriye doğru ilerlemenizi sağlayacak yeni düşünme şemalarını daha iyi entegre etmek için de doğru zamanı beklemenize gerek yok. Aynı şekilde, görmezden gelemeyeceğiniz en önemli şey de şu ki: bunların hepsini iyileştirmek, doğrudan zihinsel sağlığınızı da iyileştirecektir.

Bütün bunlara ilave olarak bir başka önemli faktör daha var: Sadece umudunuzu koruyabilmek ve yanınızda tutabilmek yanında onu başkalarına nasıl aktaracağınızı da bilmelisiniz. Günümüz toplulukları, kişisel gelişim meselesiyle ilgili her şeyin öz bakıma, kendini iyi hissetmeye ve mutluluğa odaklandığı bir noktaya ulaştı.

Hatta, bu arada neredeyse, insanların biraz da bencilce bir materyalizme sürüklendikleri söylenebilir. Aynı zamanda, zaman, kişinin kendisinin ötesine geçme ve en yakınındaki gelişmeleri de hesaba katma zamanıdır. Bu nedenle, içinde bulunulan an, yaşam kalitesini iyileştirmek ve karşılığında herkes için besleyici ortamlar yaratabilmek için belirli psikolojik becerileri geliştirme zamanıdır.

Umut sahibi olmak, günümüz için en belirleyici değer ve duygusal kaynak olarak da değerlendirilebilir. Eğer umudunuzu nasıl koruyacağınızı öğrenmek isterseniz, lütfen okumaya devam edin.

“Hayatınız için en azından yapabileceğiniz şey, ne umduğunuzu anlamak. Ve yapabileceklerinizin en fazlası da o umduklarınız ile birlikte yaşamak. Hayalini kurduğunuz şeylere uzaktan hayranlıkla bakmayın, o hayallerin çatısının altında yaşayın.”

– Barbara Kingsolver

Hayat avucunuzdaki kuş gibi mi?

Beyninizi umudu korumak için eğitmenin beş anahtarı

Berkeley’de bulunan California Üniversitesi’nde profesör olan psikolog Dacher Keltner, umudu nöropsikolojik açıdan ele alıyor. İyi Olmak İçin Doğmak: Anlamlı Bir Yaşamın Bilimi (Born to Be Good: The Science of a Meaningful Life) adlı kitabında esenlik ve mutluluk üzerinde güçlü etkisi olan alanların mekaniğini açıklıyor. Profesör, burada, ayrıca akıl sağlığını da tartışıyor.

Keltner, kitabında, insanların biyolojik olarak da umudu deneyimlemeye hazır olduklarını söylüyor. Herhangi bir insanın dikkatini çekecek kadar açık olan bu gerçeğin aslında bir açıklaması da bulunuyor: bu bir hayatta kalma mekanizması. Beyin, yenilgiye uğradığında her zaman iyimserliğe, üstesinden gelmeye veya dayanıklılığa öncelik verecektir. Bunun nedeni, bu olmadığı takdirde insanların yaşam yolculuğunda ilerleyemeyecek olmaları.

Bu konuya yönelik Çin’de bulunan SiChuan Üniversitesinde yürütülen araştırma gibi çalışmalar da var. Bu çalışma da, umudun stres ve kaygı için bir panzehir olduğunu göstermekte. Araştırmacılar, çekilen MR’lar aracılığıyla beynin psikolojik terapi yoluyla umudu tutmak üzere eğitilebileceğini gözlemliyorlar.

Bu dönüşüm, bilateral medial orbitofrontal korteks gibi alanları büyük ölçüde aktive ederek gerçekleşiyor. Ayrıca, kandaki kortizol seviyesini düşürerek de bu yönde olumlu etkiye sahip bir süreç bu. Tüm bunlar kişinin kendine ve geleceğine karşı daha fazla motivasyon ve güven sahibi olması anlamına geliyor. Tüm bu bilgilerin ışığında, araştırmacılar, insanların bu boyutu geliştirebilecekleri bazı anahtar noktalar geliştirdiler.

Kısa vadeli düşünün

Uzun vadeli bir hedef yerine kısa vadeli bir hedef belirlerseniz, umudunuzu daha iyi koruyabilirsiniz. Bu nedenle, stresi azaltmak ve daha fazla kontrol hissine sahip olmak için önümüzdeki hafta veya gelecek ay ne olabileceğine bakmak en iyisi.

12 ayda gerçekleşebilecek olan şeyler ise hala bilinmiyor. Bu nedenle, bu şekilde uzun süreli hedeflere odaklanmak çoğu zaman rahatsızlığa neden olacaktır. Gördüğünüz gibi, daha erken olacak bir şeye konsantre olmak en iyisi.

Bu nedenle, birkaç gün için basit hedefler belirlemek yapılacak en doğru hareket olacaktır. Örneğin, kendinize gelecek hafta başarmak istediğiniz tek şeyin arkadaşlarınızla veya tanıdıklarınızla buluşmak ve profesyonel yaşamınız hakkında fikir paylaşmak olduğunu söyleyin.

Birisi bir iş teklifinden haberdar olabilir veya bu karşılaşmalardan birinde kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak bir fikir verebilir. O haftanın hedefine ulaşma gerçeği sizi daha iyi hissettirecek. Aslında, karar verdiğiniz herhangi bir şeyi başarma konusunda kendinize daha çok güveneceksiniz.

Günlük küçük şeylerde anlam bulmak ve umudunuzu korumak

Beyni umudu sürdürmek için eğitmek, hayati anlamlar bulmayı gerektirir. İnsan beyninin kendini güvende hissetmesi için şeylere, boyutlara ve demir atacak insanlara ihtiyacı var. Bu nedenle, hobilere ve değerlere sahip olmak ve tutkulu olduğunuz şeyleri veya hayatta neyi başarmak istediğinizi hatırlamak, güvenliğe yönelik bir çapa görevi görür. Bu tür motivasyon kaynakları, geleceğinizi dört gözle beklemenize yardımcı olurlar.

Onları vurgulamak için bir defter alın ve günlük yaşamda neyin anlamlı olduğunu temsil eden basit cümleler yazın. Örneğin:

  • “Partnerimle birlikte olmayı seviyorum” şeklinde bir not, “Aşk, umudumu korumama yardım ediyor” anlamına gelecektir.
  • Ayrıca, “Evcil hayvanlarımla birlikte olmaktan ve onları doğada veya sahilde yürüyüşe çıkarmaktan zevk alıyorum” şeklindeki bir yaklaşım, “Doğa benim için önemli” anlamına geliyor.
  • “İşim önemli” gibi bir mottoya sahip olmak da, “Profesyonel olarak ilerlemek istiyorum, bu bana devam etme gücü veriyor” şeklinde ifade edilebilir.
Umudunuzu korumak için asla arkanıza bakmayın

Beyninizi, umudunuzu korumak ve dönüp sürekli geriye bakmayı bırakmak için eğitin

Zihninizde saplantılı bir şekilde, geçmişe yönelik hasret dolu ve nostaljik duygulara sahipseniz ve bunlara odaklanıyorsanız ilerlemenize izin vermeyecek olan kayıp bir döngünün içine sürükleneceksiniz. Buna karşılık, beyninizi umudu sürdürmek için eğitmek, düşünceleriniz ve dikkatiniz üzerinde kontrol sahibi olmanız anlamına geliyor.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, hiçbir şeyin kesin olmadığı çok uzak bir geleceğe bakmak da uygun değil. Kaygıyı artırabilecek ve yalnızca hipotezlerin olduğu yer tam da burası. Aynı şekilde, kendinizi artık var olmayan geçmişe hapsetmek de doğru değil.

O halde nasıl başarılı olunur? Dikkatinizi şimdiye ve kısa vadeli geleceğe odaklayın. Bu, sizin hayatta kalma bölgeniz ve aynı zamanda fırsatlar dünyanız. Hedeflerinizin gelişmesi için bu alanı yeni kararlarla tohumlamalısınız. Aynı şekilde, bu alan, yeni fırsatların da saklandığı senaryo alanı. Evet, bunlar, tam anlamıyla yararlanmanız gereken şeyler.

Bir şeyleri başarma eylemi umudunuzu artırır ve kendinizi daha güvende hissetmenizi sağlar. Sonuç olarak, umut seviyenizin zihinsel sağlığınız üzerinde doğrudan bir etkisi olacaktır. Bu nedenle, zihniniz ve umudunuzu korumak üzerinde çalışmak ve bunu başkalarına da aşılamak birinci önceliğiniz olmalı. Sadece bunu aklınızda bulundursanız bile yeter.

  • Wang S, Xu X, Zhou M1. Hope and the brain: Trait hope mediates the protective role of medial orbitofrontal cortex spontaneous activity against anxiety.Neuroimage. 2017 Aug 15;157:439-447. doi: 10.1016/j.neuroimage.2017.05.056