Notre Dame’ın Kamburu: Disney’in En Karanlık Hikayesi

· Aralık 15, 2018

Bir Disney filmi olmasına rağmen Notre Dame’ın Kamburu (1966), zor bir işleyişi olan karanlık bir hikayeye sahiptir. Noel Gecesi Kabusu filmindeki gibi “karanlık” bir sevinci ya da  Kara Kazan filminin (en az bilinen Disney filmlerinden biridir) korkunç karanlık hikayesini kastetmiyoruz. Notre Dame’ın Kamburu filminin bunlarla bir ilgisi yok. O farklı, gerçek ve ham. Bu yüzden 90’lı yılların pek çok çocuğu bu hikayeyi beğenmemiştir.

Bu film olumlu eleştiriler almış, iyi bir gelir getirmiş ve gerçekten tanıtımı iyi yapılmış, meşhur bir filmdir. Bununla birlikte, gösterime girdiği zaman çoğumuz onu anlayamayacak kadar çok küçüktük. Belki de bu yüzden film Disney’in en çok izlenen 10 filmi arasına girmemiştir.

Bu sebepten dolayı, film çocuklar arasında çok popüler değildir. Aksine insanlar bu filmi unutmuş gözüküyorlar. Karanlık bir hikayeyi barındıran ve analiz edilmeye değer bir arka plana sahip Disney filmleri olmasına rağmen, Notre Dame’ın Kamburu klişe bir Disney filmi değildir. Hikayesi toplumu ve gücü, özellikle de kiliseyi eleştiriyle doludur.

Bu film 1831’de yayınlanmış olan Victor Hugo’nun orijinal ismi Notre-Dame de Paris (Notre Dame’ın Kamburu) romanının hikayesine dayanır. Fakat aslına sadık daha esrarlı bir roman bekledikleri için,  yazarın takipçileri tarafından bu hikaye reddedilmiştir. Beklenildiği gibi, Disney biraz daha hafif hale getirmiştir filmi ve böylece çocuklar sinema salonlarını terk etmeyeceklerdi. Hikayeyi biraz daha sevecen bir şekle dönüştürme çabalarına rağmen, çocuklar için o zamanlar yeterince karışıktı.

Bu romanın ayrıca Notre Dame’ın Kamburu adıyla 1939 ve 1956 da sinemaya (acemice) uyarlanmış iki tane daha filmi vardır. Yetişkin açısından bakacak olursak, büyüleyici bir senaryo ve şaşırtıcı ve ilgi çekici bir mesaja sahip harika bir çizgi filmdir.

quasimodo ve esmeralda

“Hayat bir seyirci sporu değildir. Eğer tek yaptığın şey izlemek olursa, hayatının içinde sen olmadan akıp gitmesini izleyeceksin.”

– Laverne, Notre Dame’ın Kamburu

Filmin kiliseyle ilgisi

Victor Hugo’nun orijinal romanı dikkate alındığında temel fark Yargıç Frollo’dur. Orijinal versiyonunda Frollo Notre Dame’ın baş diyakozudur, fakat Disney versiyonunda bir yargıçtır. Bu, çocuklar için film olduğundan tamamen anlaşılabilir bir durumdur.

Frollo’yu bir yargıç olarak sunmalarına rağmen, karakter olarak katedrale bağlıdır. Kendisi güçlü dini duygulara sahiptir ve kıyafetleri de dinidir. Bu durum kilisenin itibarını biraz sarsar.

Frollo’nun saygın, adil bir kanun adamı olması gerekir. Ama aslında buna oldukça zıt biridir. Onun insafsızlığına, kibrine ve farklı olan herkesi nasıl hakir gördüğüne şahit oluruz. Frollo, çingenelerden ve kendisi gibi olmayan herkesten nefret eder. Bununla birlikte, hayatı karışacak ve asla düşünmediği duygulara kapılarak yaşamı son bulacaktır.

Frollo, bir çingene olan Esmeralda’ya karşı takıntılı duygular beslemeye başlar. Ona karşı olan hisleri sağlıklı değildir. Esmeralda “cisimleşmiş bir şeytan” gibi aşırıya kaçan ve günaha çağıran bir nesnedir. Frollo aniden kendi inancını sorgulamaya zorlayan hasta bir arzuya kapılır. O, Esmeralda’ya duyduğu arzunun Tanrı’nın bir imtihanı olduğuna inanır ve bu günahtan kaçınmak zorundadır. Bu arzusu çok takıntılı olsa da, sonunda Esmeralda’nın kendi malı olmasını istemekte ya da onun ölmesi gerekmektedir.

Frollo’nun takıntısı Disney’in en rahatsız edici müzikal sahnelerinden biriyle devam eder. Başından itibaren dini çağrışımları bariz olan kilise korosu, dev bir çarmıh ve Frollo’nun dini kıyafetleri. Bir yetişkin olarak bütün bunların farkına vardığımız an bize Frollo’nun bir yargıç değil, kiliseye bağlı biri olduğunu düşündürür.

Bu müzikal an bizim bu karakteri daha iyi anlamamız için can alıcıdır. O, masum insanları cezalandıran ve bir başka şey daha gizleyen zalim ve merhametsiz bir yargıçtır. Frollo çok rahatsız edici ve huzursuz bir karakterdir. Onun Esmeralda’ya karşı mantıksız ve takıntılı arzusu filmdeki herhangi bir şeyden daha korkunçtur. Onun tutucu ve düzgün imajının arkasında oldukça kuşku uyandıran ahlaki değerleri vardır.

Victor Hugo’nun romanı hırslı olmaktan çok gaddar bir romandır. Diğer yandan, Notre Dame’ın Kamburu genel halk tarafından daha sindirilebilir hale getirilmiş, daha sevimli ve tartışmaya daha kapalı bir hikayedir. Frollo karakteri ve müzikal sahneler üzerinden orijinal bir hikaye gözlemliyoruz: Kiliseye sert bir eleştiri ve onun inkar edilemez gücü.

mutlu quasimodo

Notre Dame’ın Kamburu’nda ne farklıdır?

Toplumu ve kiliseyi eleştirmesinin ötesinde, Notre Dame’ın Kamburu aynı zamanda farklılık ve kabullenme gibi sorunlara da değinir. İnsanlar diğer insanların görüntülerine bakarak nezaket göstermiyorlar. Biz insanlar görünüşü çoğunluğa göre hoş olmayan, fakat masum ve iyi kalpli insanlara karşı zalimce yargılama yapıyoruz. Toplum Quasimodo’yu görünüşünden dolayı kabullenmez. Bu yüzden “her şeyin tekrar başa döndüğü gün” o Notre Dame’dan ayrılır. O gün insanların tuhaf olan her şeyi kutladığı bir karnaval vardır.

“Bugün denemek için iyi bir gün.”

– Quasimodo, Notre Dame’ın Kamburu

Quasimodo’nun kostümü insanları cezbeder. Eğer onun o şekilde göründüğünü bilselerdi onu bir canavar olarak görürlerdi. Quasimodo’ya karşı tek bir karakter şefkat gösterir; genç, marjinal ve eziyet görmüş olan çingene Esmeralda. Esmeralda bir savaşçıdır. Frollo’yla yüzyüze gelmeye cesaret eden, herkes için adalet ve eşitlik isteyen tek kişi odur.

Frollo, Quasimodo’nun kendi kendisini canavar gibi görmesine sebep olarak, onu akıl almaz bir şekilde güvensiz hissettirir. Quasimodo katedraldeki bazı yaratık şeklindeki heykelciklerle bir çeşit arkadaşlık kurar. Esmeralda ve bu heykelcikler onun gözlerini açar ve gerçeği görmesini sağlar. Buna ek olarak, Frollo’ya sırtını dönen ve bir asker olan Yüzbaşı Febo da eşitlik için yapılan mücadeleye katılarak önemli bir rol oynar.

Notre Dame’da gerçek canavar kimdir? Film aslında gerçek canavarı bize gösterir, toplumun saygısını kazanan, her gün aramızda dolaşan, kamuflaj olmuş canavarı… Notre Dame’ın Kamburu hakkını vermemiz gereken bir filmdir. Kısacası, onun konusu sizin çocuklarınızın tipik hikayelerinden daha karmaşık ve karanlık bir hikayedir. Ayrıca o adalet ve eşitliği savunur ve insanı hayrete düşüren değerleri anlatır.