Jean Laplanche’ın Biyografisi: Felsefeden Psikanalize

Şubat 16, 2020
Jean Laplanche, Jean-Bertrand Pontalis ile birlikte tarihteki en titiz ve tam psikanaliz sözlüğünü yaratmıştır. Dahası, Freud'un çalışmalarının büyük bir kısmını Fransızcaya çevirmiştir ve psikanaliz alanına en büyük katkıda bulunan insanlardan biri olarak anılır.

Jean Laplanche 20. yüzyılın en ünlü psikanalistlerinden biriydi. Adı genellikle 1967’de Jean-Bertrand Pontalis’in yardımı ile geliştirmiş olduğu Uluslararası Psikanaliz Sözlüğü ile birlikte anılır. Bahsi geçen sözlük bu alanın temellerinden biri haline gelmiştir. Şimdi, bu eser Freud’un çalışmalarını ve en son gelişmelerini anlamak için önemli bir referanstır.

Jean Laplanche ana Freudyen kavramlara sadık kalan bir dizi çalışma geliştirmiş olması ile de bilinir. Ancak bu onu Freud’un teorisinin ana özelliklerini, spesifik olarak baştan çıkarma kuramını ve psikoseksüel gelişime dair kendi çalışmalarını daha derinlemesine çalışmaktan alıkoymamıştır.

“Baştan çıkarmanın çocuklukta önemli olduğunu söylemek bir teori değildir, sadece bir iddiadır.”

– Jean Laplanche

Laplanche ana eserlerinden biri olan Psikanaliz İçin Yeni Temeller adlı kitabını 1987’de yayınlamıştır. Bu kitabında çeşitli yazarlardan çok sayıda yorumu analiz ederek psikanalizi tanıdık olduğu diğer bilimlerden izole etmeye çalışmıştır. Özellikle, psikanalizi biyoloji, dilbilim ve antropolojiden ayırmıştır.

Bir insan siluetinin üzerine oturtulmuş bir yıldız çizimi.

Jean Laplanche: Çocukluğu ve Erken Gençliği

Jean Laplanche 21 Haziran 1924’te Paris’te doğmuştur. Babası Burgundy’den, annesi Champagne’den gelmektedir, bundan dolayı ebeveynlerinin üzüm bağlarında ve şarap üretiminde çalışması olağandışı bir şey değildir. Çocukluğunu Burgundy’nin şarap başkenti olan Beaune şehrinde kırsal bir ortamda geçirmiştir.

Erken bir yaştan itibaren ana amacı sosyal adalet olan solcu bir organizasyona, Katolik Eylem Grubuna katılmıştır. Sonrasında, 1943’te, II. Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişinin bir parçası olmuştur ve bir yerden diğer yere giderek gizli mesajlar taşımıştır.

Savaşın sonunda, Laplanche, Cornelius Castoriadis ve Claude Lefort ile birlikte Socialisme ou Barbarie adlı bir grup kurmuştur, ki bu da Sosyalizm ya da Barbarlık anlamına gelmektedir. Sonrasında bu ekip aynı ada sahip olan gizli bir dergi geliştirmeye başlamıştır, bu dergide Stalin ve solcu hareketin totaliter duruşu hakkında radikal eleştiriler yazdılar. Aslında Jean Laplanche siyasi bir militan olmayı asla bırakmadı ve insanlar onu genellikle Fransa’daki 1968 Mayıs olaylarında gösterdiği aktif katılım ile hatırlarlar.

Birinci Sınıf Bir Eğitim

1940larda Jean Laplanche Paris, Fransa’daki École Normale Supérieure’de eğitim aldı. Bu felsefe alanındaki en prestijli okullardan biriydi. Sınıf arkadaşlarından biri Michel Foucault’ydu ve Laplanche, Gaston Bachelard, Jean Hyppolite, ve Maurice Merleau-Ponty’ye benzer olarak harika bir öğrenciydi.

Laplanche Felsefe derecesini 1950’de aldı. Bunun sonrasında, onu psikanaliz dünyası ile tanıştırmış olan Rudolph Lowenstein ile iletişime geçti. Sonra, çalışmalarını Harvard Üniversitesinde bitirmeyi başardı. Bu süreç içerisinde psikanalize olan ilgisi sadece arttı, öyle ki Avrupa’ya geri döndüğünde Jacques Lacan’dan ona psikanalitik tedavi yapmasını istedi. Bir süre sonra Lacan onu tıp okumak üzere teşvik etti ve Laplanche de Lacan’ın tavsiyesini dinledi.

Sonrasında Laplanche Paris’teki bazı psikiyatrik hastanelerde stajyer olarak çalıştı ve bu deneyimler onun 1959’da tıp diplomasını almak için “Holderlin and the question of the father (Holderlin ve baba sorunu)” adlı bir tez yazmasına yardımcı oldu. Laplanche aynı zamanda Uluslararası Psikanaliz Derneğine de katıldı. 1961’de Sorbonne’da bir profesör olarak çalışmaya başladı.

Zihnin mekanizmasını temsil eden bir illüstrasyon.

Kendi Yolu

Jean Laplanche Freudyen düşünceye geri dönüşünde Jacques Lacan ile birlikte çalıştı. Ancak, 1964’te Lacancı modeli kalıcı bir şekilde geride bıraktı. Ona göre Lacan ve kendisi Freud’a dönmeye başlamışlardı ancak en sonunda sadece Lacancı olan bir yol inşa etmişlerdi. Kendisinin bu duruşunu takip eden diğer psikanalistler ile birlikte Association Psychanalytique de France’ı kurdu.

Sonrasında, Paris VII Üniversitesinde Psikanalitik ve Psikopatolojik Araştırmalar Merkezinin direktörü oldu.

Psikanalize olan ilgisi sabit kaldı, bu da onu Freud’un kavramlarına sadık kalmaya teşvik etti. Ancak, Laplanche bu kavramlar ile ilgili eleştirel duruşunu hiç terk etmedi. Hatta, Freud’un odağının fazlasıyla biyolojik olduğuna inandı.

Lacan ve Freud’dan uzakta biraz zaman geçirdikten sonra Laplanche kendi Baştan Çıkarma Teorisini ve psikanalitik sürece yeni bir yaklaşım türü öne sürdü. 1970 ve 1994 tarihleri arasında Problématiques adı verilen bir dizi çalışma olarak yayınlanan ve birçok dile çevrilen seminerler verdi. Jean Laplanche ayrıca üç farklı kere Latin Amerika’yı ziyaret etti ve en önemli öğretilerini bu bölgenin psikanalistlerine sundu.

Sonunda, harika bir espri anlayışına sahip olan bu disiplinli adam 2012’de çocukluğunu geçirdiği şehirde vefat etti. İlginçtir ki, 6 Mayıs’ta, Freud’un doğduğu günde öldü.

  • San Miguel, M. (2004). El psicoanálisis: una teoría sin género. Masculinidad/feminidad en la obra de Sigmund Freud. La revisión de Jean Laplanche. Universidad Pontificia comillas de Madrid. Revista de Psicoanálisis, (6).