Herbert Spencer: Biyografisi ve Çalışmaları

Ekim 16, 2019
Herbert Spencer, sosyal Darwinizmin babasıdır. Bu makalede tartışmalı yazarın hayatı ve çalışmaları hakkında daha fazla bilgi edinin!

Herbert Spencer, zamanının en büyük düşünürlerinden biriydi. Bu İngiliz filozof, psikolog, sosyolog ve doğal hukuk uzmanı, yaşadığı dönemde sosyal Darwinizmin ve pozitivizminin öncüsüydü.

Evrimci yasaları felsefeye ve topluma uyguladı. Bazı insanların diğerlerine üstünlüğünün yanı sıra, bir insan ırkının diğer ırklara üstünlüğünü de savundu.

Bu fikirler, 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ilk yarısında Batı dünyasında iyi karşılandı. Çalışmalarının edindiği başarı bunu kanıtlıyor. Spencer çok farklı alanlardan birçok düşünürün dikkatini çekmeyi başardı.

Bazı yazarlar fikirlerini tartışmaya açıktı. Émile Durkheim, George Edward Moore veya Thomas Hill Green gibi büyük isimler Spencer ile sıkça ilişkilendirilmiştir. Şüphesiz, çok üretken ve tartışmalı biriydi.

gözlük ve kitaplar

Herbert Spencer’in Biyografisi

İlk yılları ve eğitim hayatı

Herbert Spencer, 1820’de İngiltere’de Derby’de mütevazi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1903’te İngiltere Brighton’da öldü. Okula gitmesine rağmen, yedi yaşına kadar okumayı öğrenemedi. Genç yaşlarında bilim konusunda eğitim aldı, ama asla iyi bir öğrenci olarak göze çarpmadı.

Kendi başına mühendislik okudu ve 1837-1846 yılları arasında demiryolu alanında çalıştı. Herbert o yıllar boyunca, bilim ve politika üzerine bazı kitaplar yayınlayarak kendi imkânlarıyla öğrenmeye ve çalışmaya devam etti. Yıllar sonra, 1948’de, The Economist dergisinin editörü oldu.

Bu değişiklikle mühendislik kariyerine son verdi ve yazar ve filozof olarak yeni bir kariyere başladı. 1851’de Spencer, ilk resmi kitabı olan Social Statics‘i yayınladı. Bu eserinde, insanlığın devlete ihtiyaç duymadan bir topluluk olarak yaşamaya adapte olacağını öngördü.

Kariyeri ve eserleri

Spencer kendisi gibi düşünürlerle toplantılar yapardı. Bu dönemlerde, 1855’te Psikolojinin Prensipleri’ni yazmasına ilham veren bazı pozitivist yazarlarla tanıştı. Bu eserinde, insan zihninin fizyoloji ve biyoloji yoluyla açıklanabilecek doğal yasalara tabi olduğunu savundu.

Yıllar sonra bir “Sentetik Felsefe Sistemi”ni yayımladı. Bu çalışma, evrim ilkelerinin felsefe, psikoloji ve sosyolojiye aynı ölçüde uygulanabilir olduğunu kanıtlamayı amaçlıyordu. 20 yıl boyunca yazdığı 10 ciltten oluşan en büyük eserlerinden biriydi.

O zamanlar felsefe kitaplarının en çok satan kitaplar arasında olması yaygın değildi. Genellikle en çok satan eserler romanlardı. Bununla birlikte, Herbert Spencer yaşamı boyunca çalışmaları bir milyondan fazla satan çok etkili bir düşünür olarak öne çıktı. 1902 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi.

Herbert Spencer ve psikoloji

Herbert Spencer eserlerini Darwin’den önce yazdı. Bu nedenle, assosiyasyonizm ve fizyolojiyi Lamarckism ile birleştirdi. Bu sayede Spencer, adaptasyon psikolojisi konusunda yıllarca öndeydi. Gelişim kavramını, fikirler arasındaki bağlantının, çevredeki baskın olaylar arasındaki bağlantıyı tam olarak yansıttığı süreç olarak kavramsallaştırdı.

Bağlantılar devamlılığın ve sürekliliğin eski ilkeleriyle kurulmuştu. Bu nedenle, zihin gelişimi çevresel koşullara uyarlanabilir bir düzenlemeyi temsil eder. İngiliz yazar aynı zamanda beyni tecrübelerin organize edilmiş bir kaydı olarak kavramsallaştırdı.

İçgüdünün öğrenilmiş bir asosyatif alışkanlık olduğunu iddia etti. Ayrıca, bazı türlerin zihinsel işlemlerinin, söz konusu hayvanın beyninin gerçekleştirebileceği bağlantı sayısıyla ilişkili olduğunu savundu. Yani bir başka deyişle, Spencer’a göre, farklı türlerin zihinsel yetenekleri arasındaki farklar niceldi.

Herbert Spencer ve Sosyal Darwinizm

Herbert Spencer son derece tartışmalı bir konu hakkında birkaç açıklama yaptı: Sosyal grupların doğaya hükmetme ve üstünlüklerini sağlama konusunda farklı yetenekleri olduğunu savundu. Bu nedenle, zenginler yoksullardan daha yetenekliydi, çünkü fakirler toplumun en alt tabakasındayken, zenginler en tepedeydi.

Spencer’a göre, toplum biyolojik bir varlık olarak işliyordu. Bu nedenle, “üstün ırkların” egemenliklerini kurabilmesi için, dünyadaki zayıf insan sayısını azaltılması gerektiğini savundu. Teorilerinin temelini, emperyalizm ve ırkçılık oluşturuyordu.

Onun için güçlü, akıllı insanlar hayatta kalmak için mücadele etmek zorundaydı, bu da toplumun bozulmasını engellemek anlamına geliyordu. Aksi takdirde, eğer zayıf veya daha az yetenekli olanlar, güçlü olanları (fiziksel ve entelektüel olarak) aştıysa, bir ülke risk altındaydı.

herbert spencer

Herbert Spencer: Hayatı ve çalışmaları üzerine düşünceler

Sonuç olarak Spencer felsefe, psikoloji ve sosyoloji alanlarında pozitivist, biyolojik ve evrimsel bir bakış açısını savundu. Öğrenmenin, fiziksel ve psikolojik uyumluluğun çok önemli olduğunu düşünüyordu. Ancak çalışmaları, iddiaları için bilimsel kanıt arayan ırkçılar ve üstüncüler tarafından yanlış yorumlandı.

Bir yazarın eserinin yanlış yorumlanması yalnızca Herbert Spencer’ın başına gelen bir durum değil. Bu durum tarih boyunca tekrarlandı. Hatta Machiavelli ve Nietzsche bile bu durumdan nasiplerini aldı. Naziler ve Yahudi karşıtları, ırkçı iddialarını desteklemek için bu düşünürlerin çalışmalarını kullandılar. Tartışma yaratmadan bir grubun diğerine üstünlüğü hakkında konuşmak hiç de kolay değil.

Ayrıca, felsefi ve edebi eserlere belli bir perspektiften bakılmalıdır. Bu nedenle, yazarın düşüncelerini daha iyi anlayabilmek için bu fikirlerin hangi zaman ve bağlamda yayımlandığı da araştırılmalıdır.

Tartışmalar ve bunların yansımaları bir yana, Herbert Spencer’in zamanının en iyi ve en disiplinli düşünürlerinden biri olarak öne çıkmayı başardığına şüphe yok.

  • Spencer, H. (1917). Principios de psicología. Revista del Centro de Estudiantes de Filosofía y Letras1(2).
  • Spencer, H. (1884). El individuo contra el Estado. Editorial MAXTOR.
  • Spencer, H. (1867). Creación y evolución (Vol. 16). Escuela Moderna.
  • Spencer, H. (1942). La ciencia social. Nueva biblioteca Filosófica.