Erich Fromm ve İnsanlığın İhtiyacı

10 Temmuz, 2020
Erich Fromm'a göre insanlığın, daha yüksek dozlarda alçakgönüllülüğe ve sevgiye ihtiyacı var. Bizimki gibi sığ bir toplumda bencillik; mutluluk, uyum ve saygı kazanmak için üstesinden gelmemiz gereken düşmandır.

Erich Fromm’a göre, insanlığın durumunun değişmesi gerekiyor. En önemlisi, Erich Fromm Sigmund Freud’a meydan okuyuor. Özgürlük kavramını yeniden şekillendiren Fromm, bugünlerde toplumlarda rahatlıkla görülebilecek bir şeyi kanıtlamak için zamanında çok çalıştı: insanlık mutluluğunu kaybediyor.

Sahip Olmak ya da Olmak? adlı Kitabında Erich Fromm zamansız ve dönüştürücü birçok fikir paylaştı. İlginç bir şey fark etti. İnsanlar bir şeylere sahip olmayanların var olmadığını var sayarlar. İnsanlık hali her zaman böyle dünyevi fikirlerin üstünde olmalıdır. Hayatınızı zenginleştirmenin ve bir insan olarak kendinizi gerçekleştirebilmenin yolu insan olmayı başarmaktan geçer.

Dünyanın Erich Fromm’ı kaybetmesinden bu yana 30 yıl geçti. Ancak onun düşünceleri, fikirleri ve mirası hala yaşıyor. İnsanlığın değişime ihtiyacı var. İnsanlığın, kendilerini maddi varlıklarına bağlı olarak tanımlamayı ve bunları karşılaştırmayı bıraktığı ve kim olduklarını takdir etmeye başladığı gerçek özgürlük üzerinde çalışması gerekir.

“Sevgiye ulaşmanın temel şartı kişinin kendi narsisizminin üstesinden gelmesidir. Narsistik yönelim, kişinin yalnızca kendi içinde var olanı gerçek olarak deneyimlediği, dış dünyadaki fenomenlerin kendi başına hiçbir gerçekliğe sahip olmadığı, ancak sadece kendileri için yararlı veya tehlikeli oldukları bakış açısıyla deneyimlenmesidir. ”

– Erich Fromm

Göldeki yansımasına aşık olan Narcissus ya da Narsist.

Erich Fromm’a göre insanlığın İhtiyacı

Erich Fromm’a göre, insan olma durumuna erişmek için birkaç şeye ihtiyaç var. Onun yaklaşımını ve bakış açısını anlamak için, felsefesinin neredeyse radikal bir hümanizme odaklandığını aklınızda tutmanız gerekir. Bu ne anlama geliyor? Bu psikolog insanlara, insani özgürlüklerini geri vermeye çalışmıştır.

Herkesin sıkıntıları var. Mevcut endüstriyel, toplumsal ve politik yapı insanları kendi özel alanlarına hapsediyor. Bu, insanların kabuklarından çıkmalarını zorlaştırır. Seçme, düşünme yeteneklerini kaybederler. Bazıları özgür iradelerini dahi kaybeder.

Mutluluğunuzu birçok yönden sınırlandırabilirsiniz. Barış yerine çatışma ve şiddeti seçtiğinizde bunu yaparsınız. İçgüdülerinizin duygularınızı ve aklınızı yönetmesine izin vermiş olursunuz. En önemlisi, kendinizi hak ettiğiniz sevgiden mahrum bırakırsınız.

İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri adlı kitabında Fromm, insanlığın mevcut durumu hakkındaki endişelerini dile getiriyor. Yeni zihinsel çerçeveler, yeni olası otantik yansıma ayarları oluşturmanın ve değişim yaratmanın gerekli olduğuna inanıyor.

İnsanlığın neden refaha ve özgürlüğe yatırım yapması gerektiğini görelim.

İnsanlık yıkıcılığa programlıdır.

Daha spontane olun

Özgürlükten Kaçış adlı kitabında (1941), Fromm ilginç ve ilham verici bir şeyden bahsetti. Ona göre, insanlar rasyonel düşünceye çok önem veriyorlardı. Bununla birlikte, insanlar hissiyatlar ve öz kontrol söz konusu olduğunda duygu ve aklın mükemmel bir birleşimidir.

Bu nedenle, gerçek kişiliğinizi ifade etmek söz konusu olduğunda, daha spontane olmanız gerekir. Bu şekilde özgürleşirsiniz. Kendinizi toplumun sözleşmelerinden kurtarmak için özünüz vahşi olsun.

“Yaratıcılık, kesinlikleri bırakma cesaretini gerektirir.”

– Erich Fromm

Daha fazla dayanışma

Sahip Olmak ya da Olmak? Kitabında Fromm, ona göre insanlığı ayakta tutmanın anahtarı olan bazı fikirleri paylaştı. Erich Fromm, sadece II.Dünya Savaşı’nı yaşamak zorunda kalmadı, aynı zamanda dünyaya çok fazla endişe veren Soğuk Savaş ve silahlanma yarışına da tanık oldu. Günümüzde durum daha farklı, ama temel aynı kalıyor. Sahip olmak ya da Olmak? daki fikirleri hala ilham verici oldukları kadar geçerliler.

  • Birbirinize karşı daha destekleyici olun. Hayatı tüm şekillerinde sevin ve saygı gösterin.
  • Sevinç aynı zamanda vermekle ilgilidir, sadece almakla ilgili değildir. Sadece bir şeylere sahip olmak ve istiflemek değil, paylaşmaktan keyif alın.
  • Açgözlü veya aldatıcı olmayın.
Sadece almaktan değil paylaşmaktan da keyif alın.

Habis narsisizminizin üstesinden gelin

Erich Fromm’a göre, insanlığın ihtiyacı olan şey narsisizmin üstesinden gelmektir. Bu çalışmaları boyunca tekrarlayan bir temadır. Öyle ki hatırlanması gereken yeni bir terim üretmiştir: Habis narsisizm. Ona göre, sürekli kendi kendine tatmin arayışı, ego-tatmini, tüm kötülüklerin anasıdır.

İnsanlar alçakgönüllülüğü, karşılıklı saygıyı ve kendilerine değer vermeli ancak bunu daha sağlıklı, sevecen ve uyumlu bir şekilde yapmalıdır. Narsizm tüm kötülüklerin en kötüsü, ne pahasına olursa olsun kaçınmanız gereken bir şey. Cehalet ve boyun eğmeyi korumanıza gerek yoktur.

Kısacası, Erich Fromm’ın çalışmaları hala günümüze uygun ve geçerlidir. Bu görüşleri gözden geçirmek, hayatı sorgulamak ve insanlığın üzerinde çalışması gereken şeyleri düşünmek için bir davettir.

  • Fromm, Erich (1992) Del tener al ser. Barcelona. Paidos.
  • Fromm, Erich. (2007) El humanismo como utopía real,  la fe en el hombre. Buenos Aires. Paidos.
  • Fromm, Erich. (2002) Anatomía de la destructividad humana. Buenos Aires. Paidos.