Arthur Conan Doyle'dan Beş Harika Alıntı

10 Nisan, 2020
Ünlü Sherlock Holmes'ün yaratıcısı Arthur Conan Doyle'u duyduğunuzdan eminiz. Bu yazımızda, bu yazarın bize bıraktığı en ünlü alıntılardan bazılarını paylaşacağız.

Arthur Conan Doyle, yazar olarak tanınıyor, ancak çok az sayıda insan doktor olarak çalışmış olduğunu biliyor. Bu üretken yazar tarihi romanlar, oyunlar ve şiir gibi birçok eser yazdı. Ancak, yarattığı Sherlock Holmes karakteri ile üne kavuştu.

Bugün, Arthur Conan Doyle’un en ünlü alıntılarından bazılarını keşfedeceğiz. Bu alıntılar aracılığıyla onun dünyayı nasıl algıladığını kavrayabileceksiniz.

Ancak, başlamadan önce şu ilginç bilgiyi verelim, Conan Doyle’un hasta muayeneleri arasında ne zaman boş vakti olsa yazmıştır. “Arthur Conan Doyle ve Dedektif Bilim Adamı” isimli makalede de belirtildiği gibi mesleği onu hiçbir zaman tatmin etmemiştir.

Bu nedenle boş zamanı, çocuk hikayeleri yazmaya başlamasını sağladı. Daha sonra nihayet insanların onu en çok tanıdığı elit romanlar yazmaya başlayana kadar oyunlarla ve şiirlerle ilerledi. Şimdi, bu marka haline gelmiş yazarın bize bıraktığı alıntıları görelim.

Sherlock Holmes, şapkası ve piposu.

Arthur Conan Doyle’un dünya görüşü

1. Sadece görmek bizi kandırabilir

“Görüyorsun ama gözlemlemiyorsun.”

Sherlock Holmes romanlarında gerçekten öne çıkan bir şey varsa, bu karakterin başkaları tarafından fark edilmeyen küçük şeyleri her zaman gözlemlemesidir. Bu romanların büyüsü ve okuyucularında yarattığı büyük ilgi de burada yatar.

Bu ilk alıntıda Conan Doyle, bize sadece bakmak yerine gözlemlememizi öneriyor. Gözlemlemek, çevremizde olup bitenlere ve değişiklikleri algılamaya çok dikkat etmek. “Sadece görerek” kaç şeyi gözden kaçırıyoruz?

2. Umutlarımızı Beslemek

“Umutlarla beslenmenin ve sonra hayal kırıklığına uğramanın bir yararı yok.”

İkinci alıntıda Arthur Conan Doyle, yaşamlarımız için çok önemli bir şey üzerinde düşünmemizi sağlıyor. Umutlarla beslenirsek, bu umutlar bizi hayal kırıklığına uğratabilir ve genellikle çok acı verici olabilirler. Bu nedenle, sadece kendimizi hayal kırıklığına uğramış hissetmekten kaçınmak için değil, aynı zamanda diğer insanların bizim yüzümüzden bu şekilde hissetmelerini önlemek için de bu kendini aldatmadan kaçınmalıyız.

Yanlış umutlarla beslenmeyi bırakırsak, kendimize karşı daha dürüst olmaya başlarız. Bu, hayatımızın birçok farklı alanı için son derece önemli bir niteliktir. Bu niteliğe bir örnek, “Bir Doktorun Nitelik ve Profesyonellik Değerleri” adlı makalede de belirtildiği gibi, bir doktorun hayatında görülebilir.

3. Küçük şeylerin değeri

“Uzun zamandan beri hayatımın değişmez gerçeği, küçük şeylerin daima en önemli şeyler olması.”

Bu, hiç şüphesiz, hepimizin anlayabileceği, ancak uygulanması zor bulduğumuz temel bir alıntıdır. Bu küçük şeyler sadece sahip olduğumuz maddiyat değil, aynı zamanda genellikle fark edilmeyen “küçük” deneyimlerdir.

Bu üçüncü Arthur Conan Doyle alıntısı, gözlem eksikliğinin bir sarılmanın, bir gülümsemenin, basit bir bakışın veya ailemizin yarenliğinin değerini algılamamızı engellediği göz önüne alındığında, ilk alıntıyla yakından bağlantılıdır.

4. Yetenek dehayı tanır

“Sıradanlık en büyüğün kendisi olduğunu düşünür, ancak yetenek dehayı anında tanır.”

Dördüncü Conan Doyle alıntısı, küçük düşünerek, olduğumuz gibi kalarak ve konfor alanımızdan ayrılmadan asla gelişmeyeceğimizi veya öne çıkmayacağımızı anlamamıza yardımcı olur. Ancak, söz konusu yetenek olduğunda bu gerçekleşmez.

Yeteneklerinizle çalışmalısınız ve bu çalışma karşılığını verdiğinde, fikirlerinizin gerçek deha olduğunu fark edeceksiniz. Bir şey yapma yeteneği sizin için doğuştan gelse de, yaptığınız işi başarılı kılan sizin çabanızdır. Bu durum, Conan Doyle’un hayatında, yazısı ile kendini gösterdi. Roman yazmak için çaba sarf ettiğinde, ortaya çıkan şey dahiceydi.

Arthur Conan Doyle

5. Başkalarının görüşlerini alay konusu etmemek

“Hiçbir insanın fikrini asla alaya almamayı öğrendim, kulağa ne kadar garip gelirse gelsin.”

Arthur Conan Doyle’un en önemli sözlerinden birini sona saklamaya karar verdik. Başkalarının düşüncelerini alaya almanın ciddi bir hata olduğunu belirtmiştir. Fikirlerini garip bulsanız ve anlamasanız bile, onların da sizin görüşlerinize saygı duymalarını umuyorsunuz.

Buradaki başka bir husus da şimdi fikirlerini anlamasanız bile gelecekte anlayabilme ihtimalinizdir. Bu nedenle, diğer insanların bakış açılarına saygı göstermelisiniz (elbette, mantık çerçevesi içinde).

Hiç Arthur Conan Doyle’a ait bir kitap okudunuz mu? Bu alıntılardan en çok beğendiğiniz hangisi? Umarız bu alıntılar, roman yazmak için bilinmezliğe adım atan ve beklenmedik bir başarı kazanan bir yazarın düşünme şeklini anlamanıza yardımcı olmuşlardır.

  • Ledermann D, Walter. (2010). Sir Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes y las enfermedades infecciosas. Revista chilena de infectología27(5), 429-434. https://dx.doi.org/10.4067/S0716-10182010000600010
  • Morales Zúñiga, Luis Carlos. (2013). Sherlock holmes y la enseñanza de la investigación socioeducativa. Actualidades Investigativas en Educación13(3), 109-129. Retrieved June 07, 2019, from http://www.scielo.sa.cr/scielo.php?script=sci_arttext&pid=S1409-47032013000300005&lng=en&tlng=.
  • Moreno Aponte, R. (2016). De la ciencia deductiva de Sherlock Holmes al mundo de la cotidianidad de Alfred Schütz: una reflexión en torno a la relación sujeto-objeto. Civilizar Ciencias Sociales y Humanas16(31), 177-190.