Aristo’ya Göre: Bencillikten Öz Sevgiye

Ağustos 28, 2017 İçinde İlginç Bilgiler 0 Paylaşıldı

Aristo, bir keresinde bir erkeğin en çok kendisini mi sevmesi gerektiğini, yoksa başkalarını mı sevmesi gerektiğini sorguladı. Bu bilge Yunan filozofu, bencillik ve onunla yakından ilişkili olan kendini sevme kavramlarıyla ilgili yepyeni bir görüş öne sürdü. Siz de bu tekil çıkarım hakkında biraz daha bilgi sahibi olmaya ne dersiniz?

Devam etmeden önce ünlü eseri “Nicomachean Ethics”i (Nicomachean Etiği) ele alacağımızı belirtmek zorundayız. Daha somut olmak için doğrudan, “Bencillik ya da özsevgi” başlıklı dokuzuncu kitabın VIII. bölümüne gidiyoruz.

Aristo’ya göre kendinizi sevmek ya da diğer bir deyişle öz sevgi

Filozof, geniş kapsamlı çalışmasının bu bölümü boyunca, erdemli bir erkeğin nasıl olması gerektiği konusunda detaylı bir çıkarım yaptı. Bu çalışmasında yazar, öz sevgi ile bencillik arasındaki karşılaştırmaya odaklanır.

Bu filozof, gerçeklerin bencillikle ilgili ortaya atılmış teorilere aykırı olduğuna inanmaktadır. Gerçekten de, birinin en yakın arkadaşını sevmenin erdemli bir davranış olduğu doğruysa, sahip olabileceğimiz en iyi arkadaşın da yine kendimiz olduğu doğrudur. Bu da demektir ki siz kendiniz en iyi arkadaşısınız. Öyleyse, diyor Aristotle: kendinizi sevmek bencilce bir şey mi? Bu mantıklı olduğu gibi, herhangi bir kişinin hayatındaki en yakın ilişki, yine kendiyle olan ilişkisidir. Günün sonunda, 24 saat boyunca kiminle yaşıyoruz ve ruh halimiz ne olursa olsun, kiminle olmak zorundayız?

Aristo’nun öne sürdüğü iki bencillik tipi

Filozof kendini sevme ilkelerini belirttikten sonra, bencillik için bulduğu iki anlamın açıklamaları üzerine konuşmaya başlar. Gerçekten de, terimin aşağılayıcı ve utanç verici bir yönü olduğuna inanıyorsa, orada çok daha yüksek bir değişken olduğunu düşünmektedir.

Aristo’nun bize gösterdiği ilk bencillik tipi, dünyevi şeylere olan sevgiye odaklanmıştır. Filozof, bu tür eylemleri kaba, hoyrat olarak nitelendirir. Hiç şüphe yok ki, bu Antik Yunan’da varolan aşırı sınıfsal bir toplumun sonucu olarak ortaya çıkan bir durumdur.

Bu durumda Aristo, bu birinci bencillik tipini vücut zevkleri üzerine olan en canlı endişe olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyişle, bu insanlar en büyük zenginliklerini, şereflerini ve mallarını kendileri için saklıyorlar. Maddi malların biriktirilmesine gerçek anlamda bağlılık sergilerler ve ne kadar değerli olursa o kadar iyi hissederler. Yani, bu insanların hayattaki tek amacı, Aristo’nun ruhun en mantıksız bölümünü dinlemek olarak düşündüğü tutkularını ve arzularını tatmin etmektir. Aristo bunu bir tür genellenmiş, acınası ve kaba bir tutum olarak görür. Bu nedenle, böyle davranmak kötü bir tutumdur.

“Öz sevgi, eğer kişi ihtiyacı olandan fazla mal, onur ve fiziksel zevk talep ediyorsa, eleştirilmesi gereken bir kavram olarak kullanılabilir.”

– Aristo

Fakat daha sonra, bu klasik dönem filozofu, adalet ve bilgeliğin en üst düzeyleri tarafından yönlendirilen kişilerin bencil olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, bunlar erdemi, güzel işleri ve güzelliği arayan insanlardır. Bu davranışta ayıplanılacak hiçbir şey görmemektedir.

Bencillik kendini sevmenin yolunu açar

Aristo’nun incelediği bu ikinci bencillik türü hakkında konuşarak devam etmek istiyoruz. Kendini, bedenini ve ruhunu, bilgelik, adalet ve güzellik arayışına ayıran bir kişiye nasıl bencil demeyiz? Bu insanlar aynı zamanda kendi ihtiyaçlarını da karşılamaya ihtiyaç duyarlar ve bu onların hayatlarındaki tek hedeftir.

Bununla birlikte, filozof bu insanlara büyük değer verir. Yani, iyi insanı en bencil görür, fakat bu bencillik zararlı değil, asildir. Kabaca değildir, çünkü akıl, bu kişilerin ustasıdır. Daha önce bahsedilen grupta olduğu gibi sadece maddi mallara karşı hissedilen tutku da asla olmayacaktır.

Aristo’ya göre, bu soylu ama bencil erkekler çabalarını erdem icra etmeye odaklıyorlar, çünkü hayatın gerçek zevki burada bulunur. Ve bu tavır, tüm toplumun kazancıyla sonuçlanır. Hem başkalarına, hem de kendine yarar sağlamanın şekli budur.

Yunanlı filozof için erdem, sahip olunabilecek en yüce şeylerdendir. Dolayısıyla erdemli adam, sahip olduğu şeyi akıllıca ve mantıklıca yaparken, kötü adam bunu yapması gereken ile gerçekte yaptığı şey arasında derin bir çelişki duyarak yapar.

“Erdemli insan arkadaşları ve vatan adına çok şey yapacaktır.”

– Aristo

Sonuç olarak

Burada, Aristo’nun iyi ve asil adamı bencilce bulduğu sonucuna varmak doğru olur. Ancak erdeminden ve dürüst davranışından, arkadaşlarının, vatanının ve kendi topluluğunun yararlandığı faydalar ortaya çıkar. Bu insanlar maddi servete bakan, ancak onur ve haysiyetin avantajlarından hoşlanan kararlı bir kişidir.

Aristo gibi bir kişi için, başı dik bir adam, yüz kızartıcı bir hayat sürmenin keyfini çıkarmayı tercih eder. Kendisinden talep edildiğinde o cömert davranır ve fedakarlık eder. Ona ihtiyacı olan her şeyi terk edebilecek bir yapıda olacaktır. Kazanabileceği şan ve şöhretten vazgeçmekten, onu bir başkasına devretmekten hiç çekinmez. Bu da demektir ki nasıl bencil olunacağını bilen biri ve aynı zamanda yüksek bir öz sevgiye sahip olan bir kişidir.

Bunlar da ilginizi çekebilir