Yeni Teknolojiler ve Çocukların Duygusal Gelişimi

Nisan 18, 2021
Yeni teknolojiler çocukların duygularını kontrol etme ve yönetmelerinde bir engel midir? Bu yazımızda, Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) ile bağlantılı değişkenlerin ufaklıkların gelişimlerini geciktirip geciktirmediğine odaklanarak bu önemli soruya cevap arıyoruz.

Yanlış kullanılıp yönetildiklerinde yeni teknolojiler çocukların duygularını kontrol etmeyi öğrenmeleri konusunda birer engel haline dönüşürler. Eğer Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) içeren cihazlar tek eğlence aracı olarak görülmeye başlanırsa, çocukların öğrenme süreçlerini olumsuz etkiler ve gelişimleri açısından ciddi bir risk oluştururlar.

Günümüzde BİT ile çevrelendiğimiz için eğer teknolojik cihazlar kullanmazsak sanki çevremizden kopacağımız kanısını taşırız. Bu pek de hoş olmayan duygu teknoloji anlamında “güncel kalmak” için bizleri zorlayan bir motivasyon kaynağıdır.

Yeni teknolojilerin pek çok faydası olsa da, bazı çocukların – ve ebeveynlerin – ellerinde bu cihazların kontrolsüz kullanımının ciddi sorunlara yol açacağını ve istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini bilmek gerekir. Bunlardan biri de kişinin duygularını kontrol edememesi ya da yanlış şekilde kontrol etmesidir.

Örnek olarak, markette ilgisini çeken mısır gevreğinin alışveriş arabasına girmesini başaramadığı için kızgın olan bir çocuğu düşünelim. Çocuğu sakinleştirmek ve dikkatini dağıtmak isteyen anne ya da baba cebinden akıllı telefonu çıkarıp çocuğun eline tutuşturur.

Çocuklar duygularını yönetmeyi ve kontrol altında tutmayı öğrenmelidirler. Eğer ağladıklarında ya da kızgın olduklarında yaşanan krizi atlatmak için onlara yeni teknoloji içerikli cihazlar verirsek, bu duyguları yeterince yaşayamadıkları için onları yönetmeyi de öğrenemeyeceklerdir.

ağlayan çocuk ve tablet

Teknolojik Cihazların Yanlış ve Olumsuz Kullanımının Çocuklarda Yol Açtığı Sonuçlar

Yeni teknolojilerin çocukların duygularını kontrol altına alma konusunda bir engel oluşturup oluşturmadığına dair yapılan tartışmaların her geçen gün arttığını ve bu cihazların kullanımı ile yanlış kullanımı arasındaki çok ince çizginin günden günde daha belirgin bir hale geldiğini ifade etmek gerekir.

Hiç ayırt etmeden ve seçicilikten yoksun bir kullanım çocuklarda dikkat eksikliklerine, hafıza sorunlarına, akademik başarılarının düşmesine, uyku problemlerine ve konuşma sorunlarına yol açabilir.

Aile pediatrı ve İspanya Pediatrlar Birliği Çocukluk ve Ergenlik Dönemi Koruma Grubu üyesi Jaime García Aguado tarafından da ifade edildiği gibi, “Bu tür cihazların kullanımı esnasında yetişkinlerin çocuklarla etkileşim halinde olmaları son derece önemlidir. Çünkü dijital medyanın aşırı kullanımının yol açtığı riskler konusunda önemli veriler bulunmaktadır. Bunlar arasında hareketsiz yaşam biçiminin yoğunlaşması, Vücut Kitle Endeksinin artması, uyku saatlerinin azalması, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimin olumsuz yönde etkilenmesi gibi etkiler ön plana çıkmaktadır.”

Benzer şekilde teknolojik aygıtların yanlış kullanımı video oyunlarına bağımlılığa da yol açabilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Uluslararası Hastalık Sınıflandırması (International Classification of Diseases – ICD-11) kitabında video oyun bağımlılığını, internete bağlı olan ya da olmayan dijital oyunların ya da video oyunlarının yanlış kullanımının bir sonucu olarak sürekli ve tekrarlayan bir biçimde oyun oynama davranışı olarak tanımlamaktadır.

Koruma Faktörleri

İspanya Pediatrlar Birliği, anne ve babaların dijital sağlığı korumak için takip edecekleri bir kılavuz yayımlamıştır. Buna göre aşağıda sıralanan konulara özellikle dikkat etmek gerekmektedir.

  • Çocuklarınızın Bilgi ve İletişim Teknolojileri ve bunlarla ilgili cihazların kullanımı konusundaki kurallara uymalarını sağlayın ve internete bağlandıklarında ziyaret ettikleri sayfaları kontrol edin.
  • Teknolojik cihazların kullanım süresini sınırlayın. Çünkü her şeyin bir zamanı vardır. Bu tür cihazların sınırlı kullanımı son derece faydalıdır. Ayrıca onlara örnek olmanız ve kurallar konusunda tutarlı bir görünüm sunmanız gerektiğini de unutmayın.
  • Çocuğa internette dolaşırken sorumlu olmasını öğretin ve bunu nasıl yapması gerektiğini açıklayın.
  • Elektronik aygıtları herkesin ulaşabileceği bir yere koyun. Yani evde bir tür teknolojik cihaz alanı oluşturun.
  • Empati kurun, eşitlikçi olun ve diğerlerinin haklarına saygı gösterin.
  • Karmaşık şifreler kullanarak ve kamerayı kapatarak mahremiyet ve güvenlik konularında gereken önlemleri alın. Ayrıca çocukların internete ne yüklerlerse orada kalacağını bilmeleri gerekir. Bu nedenle, kendilerine ya da başkalarına ait kişisel bilgileri izin almadan yüklememeleri gerektiğini öğretin. Bu sayede hem kendimizin hem de etrafımızdaki insanların mahremiyetini koruyabileceğimizi açıklayın.
  • Yabancılardan gelen istekleri kabul etmemeleri konusunda uyarın. Çünkü ekranın diğer tarafında kimin olduğunu bilmemiz mümkün değildir.
  • Sağlıklı yaşam biçimini teşvik edin. Bunlar için yeterince uyumak, boş zamanlarda yapılacak aktiviteler, aile ile birlikte yapılacak aktiviteler vb. pek çok örnekler verilebilir.
  • Yeni teknolojilerin yanlış kullanımının yol açabileceği sonuçlar konusunda çocuklarınızla konuşun. Eğer olumsuz bir durumla karşı karşıya kalırlarsa onlara destek olun. Örnek olarak, “Eğer bir sorun yaşarsan sana yardım etmek için her zaman yanında olacağız.” gibi cümlelerle onlara cesaret verin. Bazen çocuklar utanır, suçluluk hisseder ya da kızabilirler. Bu tür duygular neler olup bittiğini sizinle paylaşmalarını engeller. Eğer onlara koşulsuz desteğimizi ve yardımımızı en baştan verirsek kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir güven ortamı yaratmış oluruz.
yatakta tablete bakan bir kız

Yeni Teknolojiler Çocukların Duygularını Kontrol Altına Almaları Konusunda Bir Engel Midir?

Video oyunlarının ve uygulamaların büyük bir kısmı o denli eğlencelidir ki bunlar çocukların tüm dikkatlerini vermelerine neden olurlar. Dikkat ve konsantrasyon anlamında yeni teknolojilere düşük bir talep olduğunda bunlara duyulan ilgi de az olacaktır. Yeterli uyarıcı ve teşvik edici olmadan çocuğun gelişimi konusunda gecikmeler yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu unutmamak gerekir.

Buna karşın yeni teknolojiler ufaklıkların hayal kırıklıklarının üstesinden gelmelerini sağlayacak özelliklere sahip değildirler. Bilişsel yeteneklerde olduğu gibi video oyunlarının ve uygulamaların çocuklara düşük bir uyarıcı seviyesi ile hemen ödüller sunması, çocukların keyifli vakit geçirmeleri gereken aktivitelerden çabuk sıkılmalarına yol açar.

Bazen anne ve babalar çocukları ağladığında ya da kızdığında bir an önce bu durumdan kurtulmak için bu tür cihazlarla oynamalarına izin verirler. Çocuğa olumsuz duygulardan kurtulması için elektronik bir aygıt vermek kısa vadede sorunu çözmenize yardımcı olabilir. Ancak bu davranış şekli duygusal anlamda kendi sorunlarını çözme yeteneğinin gelişmesi açısından pek bir fayda sağlamaz.

Duygularla başa çıkmak onları tecrübe etmek, onları hissetmek ve onları öğrenerek yönetmekten geçer.