Yeme Anksiyetesi Açlıktan Değil Duygulardan Kaynaklanır

03 Kasım, 2020
Duygular da acıkır. Ancak; aşırı kilo ve diğer problemlere yol açmasının yanı sıra, yeme anksiyetesi mutsuzluk, acı ve suçluluk hislerini beslemek ile ilgilidir. Bundan dolayı gerçek, fizyolojik açlık ile duygusal açlığı nasıl ayıracağınızı bilmeniz gerekir.

Üzüntü de, iş yerindeki kötü bir günün sonrasındaki stres ve sinir bozukluğu da acıkır. Yeme anksiyetesi olan insanlar fizyolojik açlık ile duygusal açlığı her zaman kolayca birbirinden ayıramazlar. Ne yazık ki, bu durum kolesterol, hipertansiyon, aşırı kilo ve diğer problemler gibi sağlık dengesizliklerine dönüşür. Ancak, bu organik problemlerin ötesinde daha karmaşık bir zorluk da söz konusudur.

Bu acı, memnuniyetsizlik, suçluluk ve mutsuzluktur. Nüanslar olduğu doğrudur. Herkes stresin uygun olmayan yeme kalıplarına neden olduğu o spesifik zamandan geçmiştir. Sınav döneminin ya da daha fazla iş yükünün neden olduğu baskı genellikle insanları bu tür davranışlara yöneltir.

Ancak, genellikle fark edilmeyen diğer gerçeklikler de vardır ve yeme bozuklukları da genellikle kendilerini bu şekilde gösterir. Günün sonunda, yiyecekler zihinsel durumunuz tarafından yakın bir şekilde koşullandırılır ve bazen içinden kolayca çıkamayacağınız bir duruma girersiniz. Duygusal açlık asla bir tabak sebze ile tatmin edilemeyecektir.

Evet, anksiyete “abur cubur” tarzında yiyecekleri tercih eder. Bundan dolayı, eğer anksiyetenin kendisinin arkasındaki şeyleri düzeltmezseniz sadece aynı davranışları tekrar tekrar pekiştiriyor ve yineliyor olursunuz. Çünkü, yiyecekler ile ilgili duygusal rahatlama için bir araç olarak düşünmeye başlarsınız.

Yeme anksiyetesi yaşayan bir adam.

Yeme Anksiyetesi Semptomları, Nedenleri ve Bununla Başa Çıkma Stratejileri

Eğer yeme anksiyeteniz sürekli ise bir bozukluğunuz var demektir. Dahası, bu konudaki bilimsel çalışmaların büyük bir kısmı çoğu vakada anksiyete bozukluklarının bu tür bir yeme problemi için etiyolojik bir faktör olduğunu göstermektedir.

Minnesota Üniversitesi Psikiyatri Departmanında gerçekleştirilen bu araştırma gibi araştırmalar bu ilişkiyi kaydetmiştir. Çalışmanın yazarı Dr. Corine Webb ortalamaya vurulduğunda bu insanların pek çoğunun kompülsif açlığı tetikleyen bu duygusal durumlar ile başa çıkmak ile ilgili yeteneklerinin zayıf olduğunu belirtir. Şüphesiz ki, bunlar hakkında daha fazla bilginiz olması gereken karmaşık durumlardır.

Bunu Yaşadığınızı Nasıl Anlayabilirsiniz?

Bir kişi anksiyete dolayısıyla yiyor olduğunu nasıl bilmeyebilir? Ama, bu durum ne kadar çılgınca görünürse görünsün, her zaman o kadar kolay değildir. Bunun nedeni pek çok insanın fizyolojik açlık ile duygusal açlık arasındaki ayrımı nasıl yapacaklarını bilmemeleridir. 

İşte duygusal açlığın bazı karakteristikleri:

  • Bir şey yeme dürtüsü aniden, fevri bir şekilde ve aşerme formunda ortaya çıkar.
  • Genel olarak, bu gıda alımı epizotları yalnız olduğunuzda gerçekleşir.
  • Beyin temel olarak size zevk veren, size sert bir serotonin kokteyli sağlayabilecek türdeki gıdaları arar. Bu şekilde bir şey sadece “abur cubur” yiyerek gerçekleşebilir, ve bunları dürtüsel bir şekilde yiyebilirsiniz.
  • Duygusal açlık tam da çok fazla göreviniz olduğunda ve baskı altında olduğunuzda daha büyük bir yoğunluk ile ortaya çıkar. Örneğin, önümüzdeki hafta iş yerinizde sunacağınız o projeye başlamış olmanız gerekirdi. Onun yerine; birkaç paket cips, bir pizza ve dondurma ile kanepenizde oturdunuz.
  • Bundan dolayı, bu tür bir iştah fizyolojik değildir ve hala nadiren doyar. Tok hale gelene kadar yersiniz de yersiniz. Ancak, gerçekte, istediğiniz tek şey daha az boş hissetmek ve endişeli hissetmeyi bırakmaktır, bundan dolayı bu hissi memnuniyet verici bir şey yaparak kandırmaya çalışırsınız.
  • Anksiyete dolayısıyla yemenin suçluluk hislerine neden olduğunu da aklınızda tutmalısınız. Bundan dolayı, duygusal aşermenizi sakinleştirecek kadar yemeye devam etmeniz gerekir, ancak bunu yaparak tatmin olmuş hissetmek yerine rahatsızlığınız daha da kötü bir hale gelir.
  • Bunun nedeni, kontrolü kaybettiğiniz için kendiniz ile ilgili kötü hissetmenizdir. O gıdaların sizin için kötü olduğunu bilirsiniz ve kendinize zarar vermişsiniz gibi hissetmek daha da sinir bozucudur.

Yeme Anksiyetesinin Nedeni Nedir?

Bariz bir şekilde, bu anksiyetenin tetikleyicisi duygulardır. Bu ruh hallerini genellikle farklı durumlar oluşturur, ancak aşağıdakileri vurgulamaya değer:

  • Kendinizden yüksek talepleriniz olması.
  • Her şeyi kontrol altında tutmaya dair sürekli bir ihtiyaç. Bu ironik görünüyor olabilir ancak bir açıklaması var: Her şeyin kontrolünde olma ihtiyacı sizi yorabilir ve aniden bir aksetme etkisine neden olabilir. Bundan dolayı yorgunluğunuz abur cubur tüketerek bir emniyet vanası arar.
  • Düşük benlik saygısı ve gıdaları bir ödüllendirme mekanizması olarak düşünmek.
  • Benzer şekilde, yiyecekler stresli zamanlarda ya da kötü bir gün geçirdiğinizde bir kaçış mekanizması haline de gelebilir.
Yeme anksiyetesi yaşayan bir kadın.

Yeme Anksiyetesi: Azaltılması ve Kontrol Edilmesi İçin Stratejiler

Yeme anksiyetesini azaltmak için bir şeyi hesaba katmak zorundasınız. Eğer bu davranışı uzun bir süredir devam ettiriyorsanız yeme bozuklukları üzerinde uzmanlaşmış bir profesyonele danışmalısınız. Bu tür durumlarda, hem psikologlar hem de beslenme uzmanları en iyi müttefikleriniz haline gelebilir.

Ancak, eğer bu ara sıra olan bir şey ise ve bu sağlıksız alışkanlığınızın sadece belirli zamanlarda gerçekleştiğinin farkındaysanız, bu yönergeleri takip etmeye çalışın:

  • Stres ve anksiyete kaynaklarınızın sizi dürtüsel bir şekilde yemeye sürüklediği konusunda açık olun. Onları yönetin, onlara farklı bir bakış açısı kullanarak odaklanın ve onların kontrolünü elinize alın.
  • Rutininizde değişiklikler yapın ve anksiyetenizi yönlendirmenize yardımcı olan motive edici bir şey yapın. Ödüllendirici bir aktivite gerçekleştirin.
  • Diğer türlerde ödüller arayın.
  • Tek başınıza yemek yememeye çalışın.
  • Ne yiyeceğinizi planlayın ve doğaçlama yapmak için alan bırakmayın.
  • Detaylı bir sağlıklı gıda listesi ile süpermarkete gidin. Şunu hatırlayın: “Alışveriş arabanıza atmadığınız herhangi bir şey evde yemeniz için orada olmayacak.”
  • Duygularınızı yönetmeyi öğrenin ve rahatlama teknikleri uygulayın.

Sonuç olarak, pek çok insan birden fazla kere midelerindeki o nadiren tok hale gelen deliğin boşluğu ile başa çıkmıştır. Duygusal açlığınız her zaman dikkat talep eden bir zihnin, tamir etmeniz ve pekiştirmeniz gereken benlik saygısının bir ürünü olacaktır. Fiziksel ve psikolojik sağlığınız önemli, bundan dolayı tıbbi yardım alın.

  • CM Webb (2011) Eating-related anxiety in individuals with eating disorder.Eat Weight Disord. 2011 Dec; 16(4): e236–e241.
    doi: 10.1007/BF03327466
  • Fairburn, C.G. (1995). Overcoming Binge Eating. New York: Guilford Press.
  • Yanovski, S.Z. (1993). “Binge Eating Disorder: Current Knowledge and Future Directions”. Obesity Research.