Tanınmak: Onur ve Kendi Saygının Anahtarı

26 Şubat, 2019

Yeteneklerimizin ve başarılarımızın olumlu manada tanınmasını isteriz, buna ihtiyaç duyarız. Yeteneklerimizin ve değerimizin önce kendimizden yola çıkarak ve daha sonra çevremizden bize yönelmesinden memnun oluruz. Çocukluk zamanlarında, bu tür bir tanınma, bireyin kendine duyduğu saygının temelini oluşturur. Çalışma ortamında, çalışanlara ihtiyaç duydukları motivasyon kaynağını sağlar. Ve sağlıklı bir romantik ilişkide, çifti bir arada tutan ve her iki kişiyi de değerli kılan bir bağdır.

Ama tanına fikri, kimi zaman yanlış anlaşılabiliyor. Bazı insanlar, kimilerinin hep başkalarından gelen olumlu desteğe ihtiyaç duyduklarından mütevellit, bu duruma olumsuz bir pencereden bakar. Ve maalesef bu insanlar duygusal olarak bağımsız olabilme yetisine sahip değillerdir. Birçok insan, bu insanların kendi öz güvenlerini başkalarından gelen olumlu tanınma sayesinde geliştirdiklerine inanır.

“Kimseyi küçümsemeyin; atomun bile bir gölgesi vardır.”

-Pisagor

Ama tüm bunların püf noktası dengedir. Tanınma, ilişkilerimizde, duygusal durumumuzda ve sosyal hayatımızda hayati bir rol oynar bunu kimse inkar edemez. Ek olarak tanınma, bireyin hem kendine duyduğu saygı hem de başkalarının kendisine duyduğu saygı çerçevesinde çok önemli bir yer tutar. Maslow’un gereksinimler hiyerarşisine bakacak olursanız, saygının çok önemli bir yer tuttuğunu görürsünüz, Piramitte çok göze çarpmayan, kendine saygı duymanın ya da kendine güvenmenin, başkalarını nasıl gördüğümüz ya da kendimize nasıl baktığımız ile uyumlu bir şekilde hareket eden bir yapısı vardır.

maslow'un gereksinimler hiyerarşisi

Kendine saygı duyma ve sosyal açıdan saygı duyulması: Tanınma

İnsanlar, her zaman için iki zıtlık arasında yaşarlar. Hepimiz fark edilmeyi ve kabul edilmeyi isteriz ama aynı zamanda özgürlüğü ve bağımsızlığı da elden bırakmayız. Bununla birlikte, kimse görünmez, ikinci plana atılmış ya da kimsenin kendisini taktir etmediği bir şekilde yaşamak istemez.

Sınıfın arka sıralarında oturan, yemekhane de tek başına yemek yiyen ya da parkta tek başına oynayan çocuk bu durumun ne olduğunu gayet iyi bilir. Kimsenin değer vermediği ama herkesin eleştirdiği o genç haline gelir. Ya da kimsenin önemsemediği ve derin bir yalnızlık ve acı girdabında yaşamaya çalışan bir insan olur. Tanınma, insanların bize vermiş olduğu değer nezdinde başkaları ile kurduğumuz duygusal bir bağdır. 

Biri tanımak, bir insanı olduğu gibi görmektir. Varlığını kabul etmek, kendilerini tanımlamak adına özgürlüklerine müdahale etmemektir. Bir insanı sahip olduğu değerler neticesinde takdir edip, önlerine engel olmadan, kişisel gelişimlerine destek olmaktır. Bu manada tanımak, bireyin kendini kabul etmesini ve akabinde kendine duyduğu saygıyı da geliştirir.

kadının saçları uçuyor

Diğer bir taraftan ise, başkalarının sizi nasıl gördüğü, sizin kendinize duyduğunuz saygıyı ve gösterdiğiniz değeri etkileyebilir, bunu inkar edemezsiniz. Sosyal varlıklarız ve başkalarının bizim hakkında ne düşündüğü, öyle ya da böyle bizi bir şekilde etkiler. 

Tanınmak önemlidir ama sadece buna güvenmeyin

Herkes reddedilmenin, tecrübe edebileceğiniz en acı veren duygulardan biri olduğunu bilir. Terk edilme duygusu ya da çevreniz tarafından beğenilmeme içinizde fırtınalara koparır ve sizi panik tuşuna basmaya iter. Sağlıksız, olumsuz ya da göz ardı edilen bağlar çerçevesinde ortaya çıkan yalnızlık, acı çekmeye yol açabilir. Yine de, daha önce ifade ettiğimiz gibi, başkalarından gelen tanınma durumu ile kendimize yönelttiğimiz tanınma arasında bir denge kurmamız gerekir.

Tanınmayı dengelemek

Tüm hayatınızı sadece dışarıdan gelen olumlu desteğe odaklamak duygusal açından bağımlı bir karakter olmanıza neden olur. Bu sebeple, tek bir gerçeği hatırlamakta fayda var. Başkalarının bizi nasıl gördüğünün bizim kendimizi nasıl gördüğümüz ile çok büyük bir ilgisi vardır. Birkaç örneğe bakalım şimdi. Yeteneklerine güvenen ve becerikli çalışanlar, iyi çalışma şartları çerçevesinde işlerini yürütürler. İşlerin gereğince yapıp, bu sayede başkalarından övgüler alırlar.

Bir başka örneğe bakalım. Kendi öneminin farkında, özgür ve bağımsız biri genel olarak sağlam duygusal ilişkiler oluşturur. Bu olgun ve kendine güvenen kişilik, bağımlı olmayı değil ama tanınmayı ve hayran olunmayı teşvik eder. Eğer siz bu durumdaysanız, sürekli olarak size olumlu bir geri bildirimde bulunulmasına gerek olmaz. Zaten mutluluğunuzda, başkalarından gelecek olumlu tanınmaya da ihtiyaç duymaz. Kendinize verdiğiniz değer ile başkalarından almış olduğunuz samimi tanınmanın mükemmel bir dengesidir bu durum.

kadın yatmış uyuyor

Sonuç olarak, başkalarının düşüncelerinin bizim hayatımızı etkilemediği gibi bir yanılgıya düşemeyiz. Tanınmak, çok basit bir temel nezdinde tüm toplumların oluşum anahtarıdır: insanları bir araya getirir. İnsanları gerçekten olduğu gibi, yaş, etnik ya da karakter kıstasları olmaksızın görmemizi sağlar. Olmalarını istediğimiz şekilde değil de, insanların gerçekten kim oldukları çerçevesinde nasıl tanıyacağımızı bilmek, mantıklı bir biçimde sevmemizi sağlar.

Birbirimizi tanıyacak kadar alçak gönüllü olalım. Herkes güçlü yanlarını ve başkalarının güçlü yanlarını kabul edip, insanları oldukları gibi görsün.