Sıkılmışlık Sendromu – Tükenmişliğin Tam Zıttı

· Ekim 29, 2018

Çalışma hayatı bazen son derece zehirli olabilir. Günümüzde bir işe sahip olmanın bir ayrıcalık olduğu doğrudur, fakat bu, problemlerden muaf olacağımız anlamına gelmez. Depresyon, memnuniyetsizlik ve anksiyeteye sebep olan birçok iş kaynaklı koşul bulunmaktadır. Bunlardan biri de, Tükenmişlik Sendromunun karşıtı olan Sıkılmışlık Sendromudur.

Tükenmişlik Sendromu fazla çalışmakla alakalıdır. Ansiyete ve duygusal stres yaşayan çalışanlarda görürüz. Çok büyük zihinsel yorgunluğa maruz kalırlar ve bu da karşılığında anksiyete ve paniğe neden olur. Sıkılmışlık Sendromu ise, tezat olarak, iş yerindeki beklentilerin azlığı nedeniyle ortaya çıkan bir sıkılma duygusudur. Bu kavram 2007’de Philippe Rothlin ve Peter R Werder‘in yaptıkları bir araştırmayla ortaya çıkmıştır.

“İyi bir iş çıkarmanın ödülü daha fazlasını yapma şansıdır.”

– Edward Salk

Sıkılmışlık Sendromu nedir?

Sıkılmışlık Sendromu ilk aşamada tamamen zararsız görünebilecek bir olgudur. Yapacak çok az iş olması veya çok az sorumluluğa sahip olmak ve geri kalan zamanda ne yapacağımızı bilememek birçok insanın hayalini kurduğu bir şeydir. İnsanlar yaptıkları işten keyif almadıkları zaman veya Tükenmişlik Sendromundan muzdarip iseler, iş günü içerisinde bir dinlenme saatine sahip olmanın hayalini kurarlar.

Birçok insanın haberdar olmadığı şey ise bu durumun, yaşayanları kötü yönde etkilediğidir. Hedef eksikliği söz konusu olduğunda kayıtsızlık ile yılgınlık kısa sürede ortaya çıkacaktır ve bu durum uzun süreli depresyon, uyuşukluk ve odaklanma problemlerine neden olacaktır.

sıkılmışlık sendromu yaşayan kadın

Bu kronik hisler planlama yoksunluğu, tüm ilginç görevlerin başkalarında birikmesi, fazlasıyla yeterlilik veya yenilik yapma konusunda sınırlandırmalar sebebiyle ortaya çıkar. Birçok profesyonel işlerinin üstleri tarafından tanınmadığı ve değer görmediğini hisseder. Bu da çalışanın, ne kadar çabalasa da işinde hiçbir şeyin değişmeyeceği düşüncesine sahip olmasına neden olur. Çalışanın eğitimindeki bir eksiklik de buna etki edebilir ve kendisini işe yaramaz hissederek elinden gelenin en iyisini yapmazlar.

Montaj hatları gibi monoton görevlere sahip işler de bu tip durumları besler. Saatler boyunca herhangi bir değişiklik olmaksızın aynı işi yapmak sadece sıkıcı değildir, aynı zamanda da zarar vericidir.

Sıkılmışlık Sendromu engellenebilir mi?

Şirketler uygun önlemler aldığı müddetçe Sıkılmışlık Sendromu engellenebilir. Çalışanların iyi bir akıl sağlığına sahip olmaları, işlerini yerine getirebilmeleri için elzemdir. İhtiyaçlarının gözardı edilmesi, küçümsenmeleri ve onların önerilerine dikkat edilmemesi çalışma ortamının daha da kötüleşmesine sebep olur.

Dikkat edilmesi gerekilen birkaç alan vardır. İşverenler bu alanlara odaklanmalıdır, bu alanlarla ilgili çalışmalar yapmalıdır ve çözümler belirlemelidir. Bu psikolojik bozukluğa son vermek için son derece önemlidir. Şirket müdahale etmemeye karar verirse, bu durumda çalışanlar kendi başlarına alternatifler aramalıdır.

Mesai saatleri dışında aktiviteler yapmak

Herkes özel hayat ile iş hayatını ayırmayı öğrenmelidir. Günün sonunda, iş ile bağımızı kopararak hoşumuza giden ve bizi motive eden aktiviteler yapmalıyız. Spor yapmak, tiyatroya gitmek, yoga yapmak, sinemaya gitmek veya arkadaşlarla buluşmak bunlar içinde en pozitif tercihlerdir. Kitap okumak da oldukça iyi bir meşgaledir ve gerçeklikten uzaklaşmamıza yardımcı olur. Hepimiz insanız ve eğlenceye ihtiyaç duyarız. Sağlıklı olmaya çalışın ve alkol ya da uyuşturucu gibi zararlı alternatiflere başvurmayın.

sıkılmışlık sendromu yaşayan adam

Bir uzmanla konuşun

Yardıma ihtiyaç duyduğunuzu hissediyorsanız bir uzmanla konuşun. Psikologlar ve psikiyatrlar sizin zihinsel ve duygusal sağlığınızı korumaktan sorumludur. Size rahatlama teknikleri bulmanız konusunda yardımcı olacaklardır, sorunlarınızı dinleyeceklerdir ve çözüm bulmanıza yardımcı olacaklardır.

Yardım istemekten korkmamalısınız. Bazen ayda birkaç seans size tahmin ettiğinizden çok daha faydalı olabilir.

Hedeflerinizin bir listesini yapın

Kısa ve uzun dönemli hedeflerinizin listesini yapmak her zaman işe yarar. Kısa sürede elde etmek istediğiniz her şeyi düşünün ve sonrasında uzun dönemli hedeflerinize bakın. Düşünüp taşının, bağlantılar kurun ve sizi istediğiniz yere götürecek kararları verini.

Bazı hedefleriniz imkansız olabilir, fakat bazıları da imkansız değildir. Gayret ve sebat her zaman şans ile çok yakın ilişkidedir. Şans kapınızı çaldığında hazır olmaya çalışın.

Üstlerinizle konuşun

Üstlerinizin durumdan haberdar olmadığını görüyorsanız bu konuyu onlarla konuşmayı düşünebilirsiniz. Belki de kendi bakış açınızı anlatırsanız onlar da sizi dinleyerek değişiklikler yapacaktır. Kibar olmaya ve talepkar olmamaya, hislerinizi kibarca açıklamaya çalışın.

En kötü ihtimalle her şey eskisi gibi kalacaktır, fakat en azından denemiş olacaksınız. Patronunuzun size söyleyeceği şeyden korkup hiçbir şey yapmamaktansa konuşmuş olmak daha iyidir. Bir çalışan olarak haklarınızı savunacak cesarete sahip olun.