Otistik Çocukların Ebeveynleri İçin Atölyelerin Faydaları

· Mart 22, 2019
Otistik çocukların ebeveynlerine yönelik atölyelerin onlara gerçekten nasıl yardım edebileceğini bu yazıda keşfedin!

İlk otizm vakası 200 yıldan da öncesine uzanır. 1770 yılında, Vali, uyuşukluk ve endişe dönemleriyle birbirini takip eden dalgınlık hali ve uzun süreli kafa karışıklığı ile karakterize edilen bir rahatsızlığı olan 11 yaşındaki bir çocuğun durumunu tanımladı. Daha o zamanlarda, araştırmacılar bu durumu açıklamaya çalıştılar. Ve şu andan itibaren, otizmin çeşitli genlerin başkalaşmasından kaynaklandığına dair birçok bilimsel araştırma var.

Otizm hakkında birçok farklı teori vardır. En etkili olanlardan bir tanesi, 1985’te Simon Baron-Cohen, Alan Leslie ve Uta Frith tarafından ortaya atılan zihin teorisidir. Çocuklarda sosyal anlayış gelişimine odaklanan çalışmalarında, otizmi olan insanların bir zihin teorisine sahip olmadıklarını ileri sürdüler. Söz konusu bireyler, davranışlarını tahmin etmek ve açıklamak için bağımsız zihinsel durumları kendilerine ve başkalarına ithaf edebilme yeteneğine sahip değillerdir.

Ayrıca bakınız: Sıra Dışı Bir Beyin: Otizm ve Einstein

Çocuklarından bir tanesine otizm spektrum bozukluğu teşhisi konulması bir aile için oldukça zordur. Aniden, görebildikleri tek şey belirsizlik halini alır. Tüm bilgileri ve seçenekleri bir filtreden geçirmek ve sindirmek çok bunaltıcı olabilir. Sürekli olarak sağlık profesyonellerini görmek ve karmaşık terminolojiler ve çok fazla bilgiyle uğraşmak zorunda kalacaklarını bilirler. Buna ek olarak, otistik çocukların ebeveynleri genellikle korku, keder, inkar, suçluluk, öfke ve üzüntü gibi duygularla uğraşmak zorunda kalırlar.

Otistik çocukların ebeveynleri iki gerçekle yüzleşmelidir. Bir yandan, çocuklarının sahip olacağını hiç düşünmedikleri bir rahatsızlığı var. Diğer yandan, bu gelişimsel bozukluk hakkında bilgi edinmeye başlamalılar; ancak çoğu zaman, durumu bir türlü tam anlamıyla kavrayamazlar.

Ayrıca bakınız: Otizm Utanılacak Bir Şey Değil Ama Cahillik Öyle

Ebeveynler için, bunların hepsi fiziksel ve psikolojik olarak çok yorucudur. Otistik çocuklar genellikle kafa karıştırıcı tutum ve davranışlara sahiptir. Tepki eksikliği, tekrarlayan oyunlar ve fiziksel teması reddetmek, ebeveynlerin kabul etmekte en çok zorlandıkları şeylerden bazılarıdır.

Otistik çocukların ebeveynleri için atölyeler, bu durum karşısında anlayışı teşvik ettikleri için, ailelere yardımcı olabilir. Ebeveynlere, otistik çocuklarını daha iyi anlamalarına ve eğitmelerine yardımcı olabilecek araçlar temin ederler.
otistik çocukların ebeveynleri için atolyeler

Eğitimsiz bir dünyada otistik çocuklar yetiştirmek

Otizm, bu durumdan muzdarip olanların ve ailelerinin yaşam kalitelerinden ödün vermelerine neden olur. Bu durum, bireyin başkalarıyla olan ilişkilerinin ve öğrenme süreçlerinin gelişimini engeller ve hastanın geleceğinin bağımsızlık, kişisel bakım ve verimlilik açısından belirsiz olmasına neden olur.

Otistik çocukların ebeveynleri, bu durumun yarattığı taleplerden ötürü hayatlarını çeşitli açılardan değiştirmek zorunda kalırlar. Bu, ebeveynlerin kişisel gelişimini engeller ve hatta, ailenin fiziksel ve zihinsel sağlığını riske atabilir.

Birden fazla kısıtlamaya sahip bir çocuğun ebeveyni olmak külfetli bir görevdir. Otistik bir çocuğa bakmak güç, sabır ve çokça zaman gerektirir. Bu, çoğu zaman, çocuklarına bakabilmek için kendilerine zaman ayırmayı bıraktıkları anlamına gelir. Aniden, ebeveynlerin hayatı sadece çocukları etrafında dönmeye başlar.
otistik çocuk annesi

Otistik çocukların ebeveynleri için duygusal eğitim

Dünyamızda, duygular son derece önemlidir. Bu günlerde, çocuklara (ve yetişkinlere) duygusal eğitimin önemini anlatmak gerekir. Otizm spektrum bozukluğu olan her birey benzersiz ve farklı olsa da, birçoğu, değişim korkusu, sözlü ifadede zorluk, sınırlı ilgi alanları, kalıpyargılar, oransız duyarlılık ve başkalarına empati duyma zorluğu gibi ortak problemlere sahiptir.

Otistik çocukların ebeveynleri için atölyeler, ailelerin söz konusu ortak özellikler hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olur. Çocuklarına ilk teşhis konulduğunda, ebeveynler şoka girme eğilimi gösterir. Mevcut kafa karışıklığı onları felç bile edebilir. Ardından, inkar safhası gelir. Gerçeklerle başa çıkmak çok zor hale geldiğinden, hiçbir şey olmamış gibi davranmayı tercih ederler.

Otizm tanısı, ebeveynlerin duygusal olarak yıpranmasına neden olabilir. Bazen, ebeveynler ikinci bir görüş almak adına farklı uzmanlara başvurur ve duydukları en olumlu yanıta tutunmaya çalışırlar. Bunun ardından da, kabul etme aşaması gelir ve hatta depresyonun, büyük bir umutsuzluğun ve endişenin etkisi altına girebilirler.

Son aşama, nihayet yukarıdakilerin hepsini aştıkları ve gerçekle yüzleşmeye hazır oldukları zamandır. Bu aşamada, ebeveynler genellikle otistik çocukları için en özel ve avantajlı tedavinin arayışına girerler. Söz konusu aşamaların her birinin süresi, bir aileden diğerine büyük ölçüde değişiklik gösterir.

Otistik çocukların aileleri için atölyelerin bu kadar önemli olmasının nedeni budur. Sadece ebeveynlere faydalı olmakla kalmazlar, aynı zamanda çocuklar da onlardan çok şey öğrenebilir. Çeşitli çalışmalar, bu tür atölyelerin bir ailenin yaşam kalitesini artırabileceğini doğrular niteliktedir.